|
|
Yaşanmışlık ve bilgelik: Haluk Bilginer “Fasulye" nin Bilge Dede’si Haluk Bilginer, sinema, tiyatro ve televizyon arasında mekik dokuyor
BANU BOZDEMİR
Her filmde tuzu biberi olan bir oyuncu Haluk Bilginer. Şu günlerde Bora Tekay’ın yönettiği “Fasulyeöde Bilge Dede rolüyle izliyoruz Bilginer’i. Genç yönetmenler ve sinemacılara destek olmayı her zaman bir görev olarak kabul ettiğini söyleyen Bilginer, “Fasulyeödeki Bilge Dede’nin aslında bilgelikle dalga geçtiğini belirtiyor. Ona göre bilgelik bol keseden atan insan kılığında karşımıza çıktığında gülünç olmaktan öteye geçemiyor. Bilgelik ancak yaşanmışlıkla, tecrübeyle birleşince anlam kazanıyor. Tıpkı Zeki Demirkubuz’un yönettiği “Masumiyetöte Bilginer’in oynadığı Bekir rolü gibi. Ama Bilge Dede öyle değil:
“Filmde de görüldüğü gibi dede, çocuğun hayaline girip, ona yol gösterici şeyler söylerken aslında güldürüyor. Ya da çok ağdalı cümleler kurarak aslında çok basit bir şey anlatıyor. Biraz işin parodisi, ti’ye alınması var filmde."
Bireysel çabalar
Son dönem Türk sinemasında bir adrenalin salgısı başladığını söylüyor Bilginer. Söyleyecek sözü olan bir şekilde yolunu bulup film çekiyor, çekmeye çalışıyor. Ama bunu yaparken, bireysel çabaların etkili olduğunu belirtiyor:
“Sinema Türkiye’de sektörleşememiş bir sanat dalı. Yılda en fazla on iki film çekiliyor. Çok düşük bütçelerle çekilse de ortaya çıkan filmler çok değerli. Zaten samimiyet olunca ortaya güzel bir şey çıkıyor ve o perdeden yansıyor. Zeki Demirkubuz ve Derviş Zaim’le çalıştım ve o samimiyeti yakaladım ikisinde de."
“Fasulye" ekibinin pırıl pırıl üç gençten oluştuğunu söyleyen Bilginer, “biri senaryoyu yazmış, biri yönetmiş, biri de prodüktörlüğünü yapmış" diyerek seyirciye “birileri de izlemiş" mesajını vermeye çalışıyor.
Şu günlerde Oyun Atölyesi olarak ayrıca Steven Berkoff’tan oyunlaştırdıkları “Dolu Düşün Boş Konuş" oyununda rol alıyor Bilginer. Berkoff’u çok sivri dilli ve aykırı bir yazar olarak gören Bilginer, oyunun neler düşünüp, neler söyleyemediğimizle ilgili olduğunu söylüyor.
Tabii bir de “Eyvah Kızım Büyüdüödeki kıskanç ve despot baba rolüyle karşımızda Bilginer. Dizide verilmeye çalışılan koruma güdüsünün zaman zaman korumak isteyenin şapşallıklarıyla sonuçlandığını belirtiyor.
Tiyatro heyecanı
Dizi, sinema ve tiyatro oyunculuğu şu günlerde Bilginer’i ifade ediyor. Ama onu asıl heyecanlandıran bütün oyunculukların anası saydığı tiyatro oyunculuğu:
“Oyuncunun kendisini sınadığı, deneyebildiği tek yer tiyatro sahnesidir. Sinema ve televizyon oyunculuğu tiyatrodan çıkmış, buradan ayrılmış dallardır. Bunun yanında kameranın kendine özgü, çok sevdiğim bir büyüsü var. Televizyon daha farklı. Çabuk üretilip, çabuk tüketiliyor."
Haluk Bilginer denince, aklımıza hemen Zuhal Olcay geliyor. Bilginer’i Olcay’la zaman zaman dizi ve filmlerde birlikte görsek de, asıl buluştukları yerin tiyatro sahnesi olduğunu biliyoruz. İkisinin de gönlünde yatan tiyatro. Tutku ve heyecanı aynı ortamda yaşayan çift, Bilginer’e göre yoğun bir oyunculuk yaşamı sürdürüyor.
|
|