20 Mayıs 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Güldü ve yaptı

Ayurveda, Hindistan kökenli ve doğal ürünlerle yapılan bir tedavi yöntemi. Uygulamayı Türkiye’ye tanıtan Ender Saraç, pek çok ünlünün de doktoru

EYLEM TÜRK


yas12.jpg        Geçmişi Hindistan’a dayanan bir sağlık öğretisi olan “ayurveda", bedeni sevmeyi ve korumayı içeriyor. Bu tedavide hastalıklar, doğal ürünler kullanılarak iyileştiriliyor.
       Dr. Ender Saraç hastalarını, tıbbın bilinen yöntemlerinden farklı olarak, ayurveda ile tedavi ediyor. Ayurveda’yı Türkiye’ye ilk kez getiren Saraç’ın, doktorluk yaşamı Erzurum’un elektrik ve suyu bulunmayan Kırık Nahiyesi’nde zor şartlar altında başlamış.
       Bugün İstanbul’da ayurveda tedavisini uyguladığı iki kliniği bulunanan Saraç, ayın zamanda Mesut Yılmaz’dan Suna Kıraç’a, Sezen Aksu’dan Zerrin Özer’e pek çok ünlüyü de doğal tıpla tedavi ediyor.

       Çetin şartlar
       Ege Tıp Fakültesi’nde eğitim alan Saraç’ın doktorluktan patronluğa uzanan hikâyesi Erzurum’da başlıyor. “İki yıl Erzurum’un Kırık Nahiyesi’nde çetin şartlarda mecburi hizmet yaptım. Elektrik, hatta su bile yoktu" diyen Saraç’ın hayatla ilk tanışması iki bin 300 rakımlı bu nahiyede olmuş.
       Kırık’a gider gitmez elektrik bağlatan Saraç, kendisine tedavi olmak için ilk 40 gün hiç kadın hastanın gelmediğini söylüyor. Saraç, “Yörenin erkekleri televizyon geldiğinde, ekrandaki aktör karısına bakıyor diye karısını dövüyordu. Bana da alışmaları zor oldu" diyor.
       Saraç, batıda eğitim alan insanların, ülkenin gerçeğinden kopuk yaşadıklarını anlatıp, “Jip var benzin yok, hasta var ilaç yok. Bu görev bana Tanrı’nın büyük bir lütfu oldu" diyor.

       Ödül aldı
       Kırık Nahiyesi’nde verdiği mücadele Saraç’a bir de ödül getirmiş. Sağlık Bakanlığı onu yılın başarılı üç hekiminden biri seçerek, Bodrum’da bir ay sürecek turizm doktorluğu ile ödüllendirmiş. Saraç’ın yaşamındaki ilginç tesadüfler de Bodrum’da başlıyor.

       ‘Müren içeri girdi’
       “Poliklinikte tek başına nöbet tutuyordum. ‘Aman doktor, yanıyorum!’ diyerek Zeki Müren içeriye girdi. Ben rüya görüyorum sandım. Benim ilk ünlü müşterim o oldu. Şimdi birçok sanatçının, politikacının özel doktoruyum. Ama o zaman alışık değildim" diyen Saraç, Müren’le yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
       “Müren’i görünce elim ayağıma dolandı. Enfarktüsten şüphelendik. Damar yolunu açtırdım. Dil altı hapı verdim. Sonra enfaktüs olmadığı kanısına vardım. Safra kesesi koliğine yönelik bir tedavi uyguladım. Doğru çıktı. Daha sonra başhekim geldi ve bana doğru teşhis olduğunu söyleyerek tebrik etti. Bu teşhis, büyük bir riskti benim için."
       Bodrum’da çok güzel bir ay geçiren Saraç, Almanya’da yetişen eşiyle tanışıp evlenmiş. Zorunlu hizmeti sona erdiğinde, 1988’de aile hekimliği ihtisasını kazanmış. Bir ara yurtdışına çıkma imkânı bulan Saraç’ın ayurveda ile tanışması da aynı zamanda gerçekleşmiş.

       ‘Otla iyileşilir mi?’
       Yurtdışına çıktığında sağlık ve güzellik sektörünün büyük önem kazandığını farkeden Saraç, “Bu sektör Türkiye’de hâlâ bakir. Ancak Türk insanının bilinç altında doğa sevgisi ve alternatif tıp tedavisi var. Bu işin Türkiye’de geleceğin sektörü olacağını hissettim" diyor. 1989’da meditasyon öğrenen Saraç sonraki gelişmeleri şöyle anlatıyor: “İzmir’deyken arkadaşlarım apar topar İstanbul’a gittiler. Hintli doktorların geldiğini, bunların nabza bakarak teşhis yaptığını ve doğal ilaçlarla tedavi ettiğini söylediler. Ben kahkahalarla güldüm. Otla iyileşilir mi diye..."

       Modernize ediliyor
yas121.jpg        Ancak yanıldığını anlaması uzun sürmüyor. Saraç, kahkahalarla güldüğü tedavi yönteminin olumlu sonuçlar verdiğini görüyor.
       Saraç, “Baktım gidenler bir süre sonra iyileşmeye başladılar. Daha sonra Hint kökenli ABD’li bir doktorun kasetlerini getirttim. İnsanoğlu binlerce yıl önce bu tedaviyi uyguluyormuş. Şimdi modernize ediliyor. Bu nedenle İsviçre’ye giderek ayurveda kursları aldım" diye konuşuyor.

       Hindistan’a gitti
       Tedaviyi yerinde öğrenmek için tatillerini biriktirerek Hindistan’a da giden Saraç, “Bedel ödemeden başarı gelmiyor" diyor.
       İzmir’de ihtisası bitiren Saraç, Nükhet Duru’nun İstanbul’daki bir sağlık ve güzellik kompleksinde çalışmak için İstanbul’a yerleşmiş.
       Klinikte çalışmalarından dolayı başhekimliğe yükselen Saraç, bugün müşterisi olan sanatçılarla burada tanışmış. “Birden bu kliniğe sığmadığımı farkettim" diyen Saraç, kendi kliniğini açmak için işi bırakmış. Duru’nun kliniğinden sağlık ekibiyle birlikte ayrılan Saraç, kısa süre içinde iki klinik ve bir vejetaryan restoran açmış.

       Fikir babası
       Ayurvedayla hastalarına doğadan pozitif enerji akıtmanın tekniğini öğrettiğini belirten Saraç, “Bundan sonra maneviyatla harmanlaşmış başarı kalıcı olacak. Başarı oranı kişi katılımcı olursa yükseliyor. Ben kişinin bedenini doğru kullanmasını öğretiyorum" diyor. Bugün kazancı 500 bin dolar ciroya ulaşan Saraç, aynı zamanda Nutra Slim’le de ortak olarak aralarında rezene, anason, sarı kantoron, ısırgan da bulunan sağlıklı çaylar üretiyor.
       Bu tür doğal çayların fikir babası da olan Saraç’ın “Ayurveda" isimli bir de kitabı bulunuyor.

Masaj ve yogayı içeriyor

       BUGÜN doğal tıp, yani ayurveda hizmeti veren Dr. Saraç, ayurvedanın pahalı tedavi yöntemlerine bir alternatif olduğunu söylüyor. Saraç, “Ayurvedayı, doğal tedaviler başlığı altına koyabiliriz. Bir yaşam bilgisi, felsefesi. Kişinin beden tipini bilmesi. Tedavi, hangi gıdanın nasıl alınması gerektiğini, metabolizmayı hızlandıracak birtakım doğal tabletlerin kullanılmasını, yoga hareketlerini, yağ masajlarını içeriyor" diyor.



© 2000 Milliyet