|
|
‘Bu dizi klasik olacak’
"Yılan Hikâyesi"nin Komiser Kemal’i Süleyman Turan, "Her dizinin popülaritesi başka bir diziyle yok olur" diyor, ama rol aldığı diziyi bu tezin dışında tutuyor
Süleyman Turan’ı "Yılan Hikâyesi"nde Memoli, Cem ve Başak’ın amiri, Belgin Hanım’ın da hayranı Komiser Kemal rolüyle izliyoruz. Ünlü oyuncu, dizideki tiplemelerin genç polislere örnek olacağını belirtti ve yapımın "bir klasik" olarak hep akıllarda kalacağını söyledi.
Yoğun çalışmaları nedeniyle gelen başka önerileri geri çevirdiğini söyleyen Turan’a göre, başta Memoli olmak üzere "Yılan Hikâyesi"ndeki tüm tiplemeler çok başarılı. "Şu anda Memoli gibi olmak isteyen çok polis var. Hatta Memoli’yi görüp de polis olmaya karar veren gençlere de rastlanıyor" derken, kendi canlandırdığı Komiser Kemal’i de "sevecen" ve "tatlı - sert" olarak niteledi. Süleyman Turan, Komiser Kemal’in duygusal ilişkilerine de yer veren dizideki tiplemelerin, polis teşkilatı tarafından benimsendiğini de sözlerine ekledi.
"Diziler unutulur"
İleriki bölümlerde polislerin dertlerini de diziye taşıyacaklarını söyleyen Süleyman Turan, bugüne dek oynadığı sayısız rolün verdiği deneyimle şunları söyledi: "Diziler unutulmaya mahkûmdur. Her dizinin popülaritesi başka bir dizi tarafından sarsılır. Ama ‘Yılan Hikâyesi’ unutulmayacak. Çünkü bu dizi çok başarılı oluyor ve senaryosu da olağanüstü güzel yazılıyor."
Süleyman Turan, dizinin başarılı olmasını salt senaryoya değil; tam tersine tüm ekibin ortak çalışmasına bağladı. Özellikle dizinin yönetmeni Nihat Durak’tan övgüyle söz eden deneyimli oyuncu, "Yönetmenimiz, kendisinden bir şeyler katarak çekme konusunda çok başarılı" dedi. Ve yine yılların deneyimiyle sözlerini şöyle noktaladı: "Ekip çalışması içinde aktörlerin başarısını en son planda görüyorum."
Zeynep yine zor durumda
Sevilen dizide, Kürşat’ın adamlarıyla Memoli arasındaki kaçıp kovalamacaya tanık olacaksınız. Zeynep’le Belgin Hanım’ı kaçırmaya çalışan adamlar, apartman sakinlerine korkulu anlar yaşatırlar ve duruma müdahale eden polislerden kaçarak, çatıya çıkarlar. Bu arada Memoli ve Cem de adamların arkasından çatıya çıkarlar ve sıcak takip başlar.
KANAL D / 21.45
Casus savaşları
"32. Gün", bu gece gizli kalmış bir dönemin, soğuk savaş yıllarının sır perdelerini aralayacak. Yapıma Türk ve Rus istihbaratçılar katılacak
Mehmet Ali Birand ve "32. Gün" ilginç bir konuyu ele alıyor; "Türk - Rus Casus Savaşları"... Programın konukları, KGB Eski Başkanı Vladimir Kruçkov ve meşhur MİT’çi Mehmet Eymür olacak...
KGB, soğuk savaş sonrasında nerdeyse arşivleri sokakta satılacak duruma gelmiş bir örgüt. Bu anlamda programa katılacak olan Rus tarafının açıklamaları rahat ve ilk ağızdan olduğu için ilgi çekebilir. Türk tarafından ise Mehmet Eymür var. Eymür, MİT ile davalı... Eymür’ün açıklamaları gösteriyor ki, bir dönem görev yaptığı kurumla arasında büyük bir soğukluk var. İkinci önemli nokta da, Eymür’ün kısa süreli Bulgaristan görevinin dışında hep "içerisi" ile ilgilenmiş bir isim olması. Bu açıdan vereceği bilgiler ne derece sağlıklı olur, o tartışılır.
Eymür dışında son dönemde MİT içinde çalışmış başka hiç kimse ortalarda görünmedi. Bu açıdan bakıldığında farklı bir konuk getirmek biraz zor olurdu. Yine de KGB’nin Türkiye’de nasıl casus bulduğu, MİT’in casuslara yönelik operasyonları gibi ilginç başlıkların yer aldığı bir programı seyretmeye hazırlanın.
CNN TÜRK / 21.00
80’lerden rock esintileri...
Kanal E ilginç konserler yayımlamaya devam ediyor. Bunlardan biri de Magnum konseri... 1980’li yılların soft - hardrock grubu Magnum, uzun süredir albüm yapmıyor, ama yorumları ile önemli topluluklar arasındaki yerini de koruyor.
"Keep The Night Light Burning", "On a Story Teller’s Night" ve "Uncorked" gibi önemli albümleri var. Popüler değiller, ama iyi müzik yapıyorlar. Vokal ve gitarda Tony Clarkin, davulda Mickey Barker bas ve vokalde Wally Lowe, tuşlu çalgılarda Mark Stanway vokal ve mandolinde Bob Catley bu gece sizi bekliyor.
KANAL E /23.30
Medyatik medya hicvi
Mustafa Altıoklar’ın ünlü isimlerle yaptığı film, daha çekimlerde pek çok haberle medyada geniş yer aldı
Ünlü bir TV sunucusu, ilginç bir e-mail alır ve o adrese gider, ama asansörde mahsur kalır. Sonra karşısına genç, güzel bir kadın çıkar. İstese onu kurtarabilir, ama buna hiç niyeti yoktur... İlginç gelişmeler ve çeşitli yan öykülerle desteklenen filmin temelinde ise medya eleştirisi var.
Üstünde çok tartışıldı
Geçen yıl çevrilen ve üstünde uzun uzun konuşulan bu filmi (daha önce "Ağır Roman", "İstanbul Kanatlarımın Altında" gibi filmlerini izlediğimiz) Mustafa Altıoklar yaptı. Filmin genç ve çoğunu TV’den tanıdığımız bir kadrosu var: Demet Şener, Funda Barın, Burak Sergen, Hakan Aygün ve Cem Özer... Öte yandan film magazin özellikleriyle de gündeme geldi. Özellikle yönetmenle filmin başrol oyuncusu Arzu Yanardağ’ın ilişkisi de medyada geniş yer buldu.
"Asansör", TV’de ilk kez yayımlanacak.
KANAL D / 23.10
|
|
|