|
|
Viskiden kazanılan kara para!..
VİSKİYE ulusça alıştık artık!.. Eskiden lüksün de lüksü olarak anılan viski yıllardır köy bakkallarının vitrinlerinde bile bulunabiliyor.. Tıpkı "nescafe" gibi!..
Aziz dostum Çetin Altan bazıları tarafından az mı suçlanmıştı...
- Yahu bu ne biçim sosyalist?.. Viski bardağı elinden düşmüyor!.. (halbuki Çetin bilcümle içkileri içer) Kapitalist içkisini bir sosyalist içmez!.. deyip kendileri gizli gizil viski içenlere Çetin gerekli cevapları verirdi ve bir de Viski diye güzel kitap yazdı...
Onlara göre; sosyalist ille sefalet tablosu çizecek, yemeyecek, giymeyecek!.. Tekel'in Marmara şarabı fazla bile!.. Bazı kaz kafalıların sosyalizmden çıkardıkları anlam böyleydi!..
Frak ve Mercedes
Her neyse, artık bu gibi kısır eleştiriler kalktı artık... Şimdi Cumhurbaşkanı'nın Mercedes'i ile uğraşıyorlar... İyi olmuşmuş daha gösterişsiz araba istenmesi... Hele yemin töreninde frak giyilmemesi alçak gönüllülükmüş!
Ertuğrul Özkök gayet yerinde vurguladı... Cumhurbaşkanımız keşke frak giyseydi diye... Evet, keşke danışmanları ısrar etselerdi de yalnız Batı'nın değil, tüm dünyanın kabul ettiği bir güzel, bir şık gelenek bozulmasaydı!..
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Başbakanı, bakanları devleti milleti cümle aleme karşı temsil eden kişilere hem yerlerinin hakkını vermeli hem gerekeni yapmalı...
Fiyat politikası yanlış!
Bakınız viski kaçakçılığını yazacaktım nerelere geldim...
Viski Tekel satıcılarında, bakkallarda yerine göre; 11.5 - 12 milyon lira... Dutyfree mağazalarda ise viskiyi perakende 16 DM'ye (3.5 milyon TL) satılıyor ki, bunların ithal fiyatları ne bilemiyorum...
Viski Tahtakale'de ve hatta restoranlara, eğlence yerlerine özel servis yapan ellerde 6 - 6.5 milyon liradan satılıyor... Yani kısacası bu ithal içki satışlarından trilyonlar kaybediyor Hazinemiz!.. Kazık yiyor!..
Çünkü, Tekel yanlış fiyat, dengesiz fiyat uyguluyor!.. Bir tarafta 6 - 6.5 milyon liraya viski satılırken kim gider de 12 milyona viski alır?.. Hele hele işyerleri... tatlı kardan vazgeçebilir mi?..
İlgililerden öğrendim, Tekel geçen yıl 535 bin litre viski almış Dutyfree'lerden, bir milyona yakın şişe... 260 bin litre 300 bin şişe de ithal şampanya...
Viski ve şampanyanın resmi fiyatı ile kaçak fiyatı arasında iki kat fark olunca aradaki trilyonlar nereye gidiyor? Kaçakçılara gidiyor kara para oluyor!.. Bunu önlemenin çaresi yasakla, polisle olmaz... Fiyatlara ince ayar yapmak gerekiyor... 20 yıl önce bunun örneklerini Kent, Marlboro ve içki olaylarında yıllarca yaşamadık mı?
Maça mı gittiniz, savaşa mı?
Holiganlar rezil, kepaze, katil, terörist bu apaçık ortada!.. İnkar eden de yok!.. Ama Kopenhag'a maç seyretmeye giden bizim 20 binden fazla seyircimizin arasına karışan bir avuç (çok şükür) geri zekalının o ünlü meydanda sarhoş İngilizlerin tuzağına düşmesi, onlara fırsat vermesi doğru mu?..
Hele bir vatandaşımızın (gurbetçiymiş) saldırganlara saldırarak, "Ya Allah bismillah Allahü ekber" diye bağırarak neredeyse cihat açmasını hoş görebilir misiniz?..
Be hey arkadaş! Sen oraya Haçlı savaşına mı gittin yoksa maç seyretmeye mi?..
Biz Türkler bu olaylarda yüzde 99.99 haklıyız... Ancak, İngilizler, Almanlar, Fransızlar tüm Batı medyası genellikle bizi suçlamak için öküz altında buzağı arıyor!..
Keşke dışarıya da yansıyan o görüntüler TV'lerde çıkmamış olsaydı!..
Beyazıt Kütüphanesi'den haber var!..
Deprem nedeniyle Beyazıt Kütüphanesi'nin tavanlarında çatlaklar görüldüğünü, bir yıldır tamir edilemediğini "Nadir Kitaplar" ve "Basın Koleksiyonları" bölümlerinin hizmete kapatıldığını yazmıştım...
Beyazıt Kütüphanesi Müdürü Şerafettin Kocaman telefon etti, ertesi gün Kültür Bakanlığı Basın Müşavirliği'nden faks geldi... Deprem sonucu oluşan hasarların giderilmesine çalışılıyormuş, ödenek geldiğinde onarıma başlanacakmış... Ancaaak önemli durumlarda araştırmacılar ve medya mensuplarına kütüphane hizmet verebilirmiş...
Bir de "Nadir Kitaplar" bölümünün memuru emekli olduğu için personel açığı varmış...
İşin özü: Her şeyin ucu paraya dayanıyor!
Yazara E-Posta: y.cetiner@milliyet.com.tr
|
|