|
|
Ulucanlar'ın "balonu" patladı 10 mahkumun birbirini vurduğunu söyleyerek cezaevi yetkililerini aklayan mahkumların koğuşunda cep telefonları bulundu
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde 10 mahkumun ölümüyle sonuçlanan operasyonda yeni bir skandal ortaya çıktı. Operasyonun iki itirafçısından biri olan ve mahkumların birbirini öldürdüğü yönündeki tanık ifadeleriyle iddianamenin şekillenmesinde önemli payı bulunan Engin Demirci'nin koğuşunda cep telefonu ele geçirildi. Olayla ilgili olarak cezaevi müdürleri hakkında dava açılırken, ölen mahkumların ailelerinin avukatı, "İtirafın rüşveti ortaya çıktı" dedi.
10 mahkum ölmüştü
Cezaevinde 26 Eylül 1999'da çıkan ve 10 mahkumun ölümüyle sonuçlanan olayların ardından itirafçı olmak isteyen Demirci, çatışmayı çıkaran ve beş kişinin ölümüne neden olan tarafın mahkumlar olduğunu söyledi. Bir başka itirafçı İrfan Durmuş da, Demirci ile aynı yönde ifade vererek mahkumları suçladı. Olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcılar da, bu ifadelere paralel olarak, cezaevi yönetiminin bir suçu olmadığı şeklinde iddianame hazırladı.
Müdürlere dava açıldı
Ancak operasyondan bir ay sonra jandarmanın 12 / 2 koğuşunda yaptığı aramada iki cep telefonu bulundu. Telefonlardan birinin Demirci'nin olduğu kesinleşirken, diğerinin de Durmuş'a ait olduğu iddia edildi.
Bunun üzerine olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Hasan Dursun, 26 Eylül'de de cezaevinde görevli olan 2. müdürler Adem Ulutaş, Şerafettin Demirkesen ve Mehmet Şamlıoğlu hakkında, "ağır ihmal" suçlamasıyla dava açtı. Demirci ise, telefonu bir arkadaşından aldığını öne sürerek müdürlerin bir suçu olmadığını dile getirdi.
Ölen mahkumların ailelerinin avukatı Selçuk Kozağaçlı, cep telefonunun itiraflar sonucu verilmiş bir hediye olduğunu iddia ederken, konunun Ulucanlar davası dosyasına girmesi için girişimde bulunacağını söyledi. Kozağaçlı, "Kabul edilirse davanın seyrinin değişmesi de kaçınılmaz olur" dedi.
Oto hırsızı itirafçı
Oto hırsızlığından tutuklu Demirci'nin operasyon günü siyasi mahkumların koğuşunda bulunması dikkat çekti. Demirci'nin gelir düzeyinin çok düşük olduğu, siyasi mahkumlarla kalmak için cezaevi yönetiminden izin istediği, yine aynı grubun maddi yardımlarıyla geçimini sağladığı ve cep telefonu alabilecek parasının bile olmadığı kaydedildi.
|
|