3 Haziran 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Hasan CEMAL Fotoğrafı: 7283 bayt
İnce oyun mu?..

       MHP ince oynuyor. Nihai amacı, ANAP'la DYP'nin tabanını oymak. Yüce Divan oylaması bu açıdan Yılmaz'a, bir darbedir.
       Ama bu manevra, koalisyon içi uyumu etkilese de, hükümetin devamını etkilemez.


Temiz politika özlemi hiç dinmeyecek mi?..

       İsmet Berkan dün Radikal'deki köşesinde yakınmıştı, "Meclis'te teker teker sonuçlanmakta olan soruşturmalar kimsenin fazla ilgisini çekmiyor" diye.
       Ve eklemişti:
       "Zaten soruşturmalar devam ederken de kimse komisyonlarla pek fazla ilgilenmemişti. Komisyonda verilen ifadelerle kimin ne yalanlar söylediğini, geçmişteki beyanlarla bugünküler arasında düşülen çelişkileri, üyelerin hazırlıksızlıktan ya da kasıttan sormadıkları soruları vesaire burada sıralayıp canınızı sıkacak değilim.
       Ancak şu bilinmeli:
       Meclis'teki soruşturma komisyonları hiç de iyi sınav vermediler, bir anlamda yasak savdılar."
       Tersini savunmak kolay değil.
       Ama şimdi diyebilirsiniz ki, komisyonlardan biri dün Mesut Yılmaz hakkında Yüce Divan kararı almadı mı? Evet aldı.
       Aldı ama bunun da herhangi bir inandırıcılığı yok.
       Çünkü bu karar da siyasi! Niyesi malum:
       Seka Dosyası bütün soruşturma dosyaları arasında belki de en zayıf, en entipüften olanıydı. Yüce Divan'lık olmadığı konusunda yaygın bir mutabakat vardı.
       Bir başka mutabakat da şuydu:
       Mesut Yılmaz'a ciddiyetle hesap sorulması gereken dosya, Türkbank ve Korkmaz Yiğit'le ilgili olanıydı. Fakat bu komisyondan 7'ye karşı 8 oyla aklama kararı çıktı. Oylamada 4 MHP milletvekilinden 2'si aklama, 2'si Yüce Divan dedi.
       Buna karşılık dün sabahki Seka oylamasında 4 MHP'li birlikte oy kullanınca, Yılmaz'a Yüce Divan yolu gözüktü.
       İlginç olan şu:
       Yılmaz'ı dün sabah bir başka oylamada Yüce Divan'dan DYP kurtardı sayılır. Çete Dosyası'nda 3 MHP'li Yılmaz'ın aleyhine oy kullanırken, 1 DYP'li Yılmaz'dan yana çıktı ve sonuç aklama oldu.
       Perde arkasındaki bir pazarlık mı?
       Akla takılıyor.
       Çünkü sırada, Tansu Çiller'in en ciddi soruşturma konusu sayılan Örtülü Ödenek Dosyası var. Çiller acaba Çete Komisyonu'nda bunun için Yılmaz'a el uzatmış olabilir miydi?..
       Geçmişte yaşanan pazarlıklar ister istemez buna benzer soruları üretiyor.
       Yıl 1996.
       Yılmaz Başbakan'dı, ortağı da Çiller... Yılmaz, "Kimse bana çamurun üstünde oturuyor diyemez!" dedi ve Çiller hakkında Yüce Divan yolunu araladı. Sonra da Çiller, Baykal'la bir olup Yılmaz hakkında Yüce Divan'ı zorlayan soruşturmaları açtı.
       İki yıl sonra 1998'de:
       Aynı Yılmaz'la Çiller seçime giderayak bu defa birbirlerini akladılar soruşturma komisyonlarında...
       Unutmak kolay mı?
       Ya da Kurtköy Havalimanı'yla ilgili soruşturma komisyonu 1999 genel seçimleri öncesinde, 7'ye karşı 8 oyla Yılmaz'a Yüce Divan yolunu açtı. Seçim sonrasında ise aynı konuda daha geçen hafta 7'ye karşı 8 oyla bu sefer aklandı Yılmaz...

Türkbank...

       Özetlemekte yarar var:
       (1) ANAP lideri Yılmaz'ın Türkbank - Korkmaz Yiğit dosyası ciddidir. Çünkü bir Başbakan olarak yapmaması gerekenleri yapmıştır. Onun için bu konudaki soruşturmanın yasak savma kabilinden değil, ciddiyetle yürütülmesi gerekirdi.
       (2) Meclis çatısı altındaki soruşturmalar baştan beri siyasi şantaj aracı haline getirildi. Bugüne kadar sergilenmiş olan örneklerle halkın gözünde fazla bir inandırıcılıkları kalmadı.
       (3) Meclis'in çok önem taşıyan denetim işlevini gereği gibi yapmasının öncelikli koşulu, siyasi partilerdeki 'lider sultaları'nın kırılmasıdır. Bunun için siyaset sahnesinde hem yasal hem zihinsel değişime ihtiyaç vardır. Bu olmazsa, soruşturmalar siyasi tuzak olarak kullanılmaya devam eder ve siyaset kurumu halkın nezdinde güven ve saygınlığını kaybetmeyi sürdürür.
       (4) Milletvekillerinin dokunulmazlık alanının daraltılması şarttır.
       (5) Daha önemlisi, Meclis soruşturması yerine yargının bizzat devreye sokulması daha doğru olacaktır.

Hükümet ne olur?

       (6) Bundan sonra ne olur? Yılmaz'ın Yüce Divan'a gönderilmesi için Meclis Genel Kurulu'nda 276 oy gerekiyor. Bu kadar oy çıkmaz. Ecevit'le Bahçeli'nin buna yeşil ışık yakmaları uzak ihtimaldir. O yüzden hükümet devam eder.
       (7) MHP ince oynuyor. Nihai amacı, ANAP'la DYP'nin tabanını oymak, politik merkeze oturmaktır. Bu bakımdan dünkü Yüce Divan oylaması, Yılmaz'a, dolayısıyla ANAP'a vurduğu bir darbe sayılabilir MHP'nin...
       (8) MHP'nin Yılmaz'a yönelik Yüce Divan manevrası ister istemez koalisyon içi uyumu, güveni etkiler ama koalisyonun devamını etkilemez.
       Durum şimdilik böyle.



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet