|
|
Kadınların komiklikleri
Bu köşedeki bir önceki yazımda, kadınlar açısından “erkeklerin komiklikleriöni yazmış ve doğal olarak, aynı şeyi bir de erkekler açısından yazacağımı belirtmiştim. Yine bir kitaptan “O Kadını Seviyorum Amaödan alıntılarla, erkeklere kulak verelim, küçük yorumcukları katmayı unutmadan...
“Asla söylemek istediğini söylemez. Onun için sözcüklerin önemi yoktur. Birbirlerinin yerini tutabilir. Meyve suyunu buzdolabına koy yerine, garaja koy diyebilir, ocağı söndürmemi istediğinde, suyu kapamamı kastedebilir ya da düz git yerine dön der.
Üstelik, ne demek istediğini anlamamı bekler. Beni asıl endişelendiren çoğunlukla da anlarım." Eee, insan beraber yaşadıkça kelimenin anlamının dışındakileri de görüyor demek ki...
“Kirlileri makineye atmadan önce kokluyor. Niye? Bugün giyilen çoraplar ya da iç çamaşırlar kokmuyorsa, yarın da giymeliyiz diye mi düşünüyor?" Bazen, bazı kadınlar temizlik konusunu gerçekten abartıyor galiba ve bunu yaşayan erkek de, olmak istediği ve olabileceği hal yerine, şu ya da bu tipte kurallar arasına sıkışmış ve kendi olmaktan uzaklaşmış hissediyor kendisini.
“Evde ne yapsam o yeniden yapar. Elektrikli süpürgeyi yeniden çalıştırır. Bulaşık makinesini yeniden doldurur. Her ne olursa. Sonra da hiçbir iş yapmadığımı söyler."
Gördünüz mü? Kadınlar erkeklerin hiçbir iş yapmamalarından şikayet ediyor, erkeklerse, ne yapsalar yaranamamaktan.
“Listeler yapıyor. Alınacaklar. Yapılacaklar. Aranacak kişiler. Listede olmayan iş olmaz. Bir keresinde komiklik olsun diye listeye “seks" yazdım. Büyük hata. Şimdi listede olmak zorunda, yoksa yapılmıyor." Organize olmak ve hayat karşısında korunmak amacıyla yapılanlar, kadınları çok sıkıcı ve kuru mu yapıyor dersiniz?
“Daima perhizdedir. Dışarıya yemeğe çıktığımızda küçük bir salata ısmarlar, sonra da benim tabağımdakini yer." Alın işte bir tane daha. Ah bu kadınlar...
“Devamlı üstüm başımla uğraşıyor. Nerde olursak olalım ya da çevrede kim olursa olsun bana eleştirel bir gözle bakar ve hızlı davranmazsam, ceketimde bir şeyler silkelemeye, saçımı düzeltmeye başlar. Herkesin önünde! Ya da parmağını ıslatıp, kaşlarımı düzeltir."
Anlaşıldığı gibi annelik rolünü fazla benimsiyor ve kocaman olmuş erkekleri bile yetiştirmeye devam etmeye çalışıyoruz.
“Yatakta onun lise öğretmeni, futbol takımının kaptanı, patronu, kötü çocuk, bir cankurtaran, bir telefon tamircisi, bir polisim. Arada sırada kendim olmak istiyorum."
İşte bu ortak hata. Hem kadınlar hem de erkekler fantezileri biraz abartıp, oluş hallerinin dışına çıkmaya zorluyorlar bir diğerini.
“Asla yanılmaz. Asla yanılmamış, yanılmayacaktır." Doğru değil oysa. Hepimiz yanılabiliriz. Hem kadına hem de erkeğe ait komiklikleri yazdığım her iki yazının da amacı bu zaten. Karşımızdaki insan tarafından nasıl görüldüğümüze dikkat çekmek, onu nasıl etkilediğimizi farketmek ve kendimize çeki düzen vermek.
Hep derim hanımlar beyler, milyarlarca insan arasında, birine kayıyor yüreğimiz. O dokunduğunda, farklı bir etki yaşıyor bedenimiz. En şiddetli tartışmalardan sonra bile onu istiyor ruhumuz. Öyleyse, varoluş halimizle, saygıdan uzaklaşmadan, tutkuyu ve mutluluğu yaşayabilmek, birlikte gülebilmek için, ortak komiklikler üretelim.
|
|