23 Haziran 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Hasan CEMAL Fotoğrafı: 7283 bayt
İpe un...

       Hortum Süleyman... MHP Ordu milletvekili Cemal Enginyurt... İdam cezası... Avrupa ordusundan dışlanmak... Avrupa İnsan Hakları Şartı...
       Bu nasıl yazı?.. Gereğini yapmak mı? İpe un sermek mi?.. Hangisi?..

Gereğini yapmak ya da ipe un sermek...

       Haziran ayı başıydı. Televizyon ekranlarında Hortum Süleyman'ın o tüyler ürpertici görüntülerini izlemiştik. Elinde kalın bir hortumla insanları dövüyor, hızını alamıyor, başlarını duvara vuruyordu.
       Bir karakoldu.
       Hortum Süleyman da polis...
       Savcılık, soruşturma açtı. Ama şimdi iş uzuyor. Çünkü emniyetle valilikten savcının istemiş olduğu bilgiler bir türlü gelmiyor. Savcı, ilgisizlikten yakınıyor, "Maalesef mevzuat bu!" diyor.
       Soruşturma süresi dolabilir.
       Ne yazık!
       Bu kayıtsızlıkla mı işkencede caydırıcı olunur? Dünkü Radikal manşet çekmişti:
       "Bu Hortum'dan daha çok su akar!"
       Evet, işkenceyle mücadele...
       Gereğini yerine getirmek mi?
       İpe un sermek mi?

       * * *

       Nisan ayı sonuydu. Televizyon ekranlarından bütün Türkiye seyretmişti.
       Mekan bu defa TBMM idi.
       Olay adam ise bir milletvekili: MHP Ordu milletvekili Cemal Enginyurt. Saldırıyordu. Tokat atıyordu. Küfür ediyordu. Hedefi, kendi partisinden Bakanlar Kurulu üyesi olan Sadi Somuncuoğlu idi.
       Niçin saldırıyordu?
       Sadi Somuncuoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığını engellemek istiyordu. Bazı parti yöneticileri, Somuncuoğlu'nu 'parti töresini çiğnemek'le suçluyor, Enginyurt'u ise kayırıyorlardı:
       "Ülkücü tavrını koydu!"
       "Tahrike, provokasyona uğradı."
       Dün sabah araştırdım, parti yönetimi Cemal Enginyurt hakkında ne gibi bir işlem yaptı diye. MHP'nin Meclis Grup Disiplin Kurulu bir rapor hazırlamış, partiye göndermiş. Ancak MHP yetkili kurulları henüz bu konuyu görüşmemiş...
       O zaman da yazmıştım:
       Hukuk mu, töre mi?..
       Gereğini yapacak mı MHP?
       Yoksa ipe un mu serecek?

       * * *

       İdam cezası...
       16 yıldır uygulanmıyor.
       Bütün Avrupa'da bir tek biz varız idamı yasalarında hala tutan. Oysa Avrupa Konseyi'nin üyesi olarak, Avrupa insan hakları sözleşmelerinin tarafı olarak, AB'nin aday üyesi olarak, Başbakan düzeyinde vermiş olduğumuz bazı sözlerin gereği olarak artık ölüm cezasını kaldırmak durumundayız.
       Cumhurbaşkanı Sezer idam cezasının kaldırılmasını istiyor.
       Başbakan Ecevit öyle.
       Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu da öyle. Metin Toker'in çarşamba günkü yazısı şöyle başlıyordu:
       "Sorum, 'İdam cezasının kaldırılmasına asker karşı mı?' idi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun yanıtı şu oldu: 'Asker idam cezasının kaldırılmasına karşı değildir."
       Gereği yapılacak mı?
       İpe un mu serilecek?

       * * *

       'Avrupa ordusu' kuruluyor?
       Türkiye dışlanıyor mu?
       Avrupa Birliği'nin hafta sonundaki zirve toplantısındaki Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği'yle ilgili kararları Ankara'da tepki yarattı. Bazı beklentilerimiz karşılanmadı. AB'ye tam üye olmadığımız için karar mekanizması dışında bırakıldık.
       Nedeni malum:
       AB, herhangi bir krize müdahale halinde NATO olanaklarından yararlanmak istiyor. Türkiye ise 'Madem NATO'yu kullanacaksın, o zaman beni de karar mekanizmasına dahil edeceksin!' diyor. Ve NATO içindeki veto hakkını aba altından sallıyor AB'ye...
       AB ise bir noktada katı:
       "Türkiye'yi ilgilendiren bir konuysa, ben seninle konuşur ederim, danışırım. Ama son karar benimdir. Sen ancak Avrupa Birliği'ne tam üye olduğunda Avrupa ordusuna tam olarak katılırsın."
       Eleştirelim.
       Ama ipleri koparmadan...
       Anti - Avrupa hava yaratmadan...
       Zira dünyanın sonu değil.
       AB, Avrupa'nın güvenliğini ilgilendiren 16 muhtemel kriz noktası saptamış durumda. Bunlardan 10'u Türkiye'nin çevresinde. Balkanlar'da, Kafkaslar'da ya da Ortadoğu'da...
       Bu nedenle, Avrupa Birliği kendi güvenlik çıkarları gündeme geldiğinde Türkiye'yi hiç yok sayabilir mi?..
       Geçelim.

       * * *

       Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu, 'Avrupa ordusunu da göz önünde tutarak, Türkiye'nin AB'ye üyeliği için 'jeostratejik zorunluluk' diyor.
       Şimdi hükümete düşen nedir?
       AB üyeliğiyle ilgili olarak en başta demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları alanındaki Kopenhag kriterlerinin siyasal bölümünü gerçekleştirmek tabii ki. Ancak bu sayede Türkiye tam üyelik müzakerelerinde eşiği aşabilir.
       Bu arada gündeme gelmekte olan Avrupa İnsan Hakları Şartı var. Bu şart, önümüzdeki aralık ayında Nice zirvesinde kabul edilebilir. Yani 'Kopenhag kriterleri'nden sonra bir de 'Nice kriterleri...'
       Gereğini yapacak mı hükümet?
       Söz verdiği gibi...
       Yoksa ipe un mu serecek?


Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet