23 Haziran 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
İlginç bir GSM ve Reha Muhtar yazısı...

Meliha OKUR

       Erol Aksoy'u tanıyorsunuz. Avrupa-Amerika Holding'in patronu.... Holding çatısı altında iktisat Bankası var. Kısa bir süre öncesine kadar Show TV'nin sahibiydi. Şimdi Cine-5'in sahibi. Yakında oraya da ABD'li bir ortak gelecek. Görüşmeler sonuçlanma aşamasına gelmiş.
       Erol Aksoy için finans sektörünün "duayeni" denir. Gerçi yaşı bu ünvanı tutmak için yetmez ama bilgisi ve hızlı karar alabilme becerisi karşısında kendisiyle yakın çalışan profesyonelleri de rakipleri de söz açıldığında "önünde sapka çıkartırız" derler. Aksoy, özellikle medyada yatırım yaptığından bu yana çok fazla davetlere katılmaz, gazeteciler de kendisine çok fazla soru sorma olanağı bulamazdı.
       Ancak geçen akşam İktisat Bankası'nın, 5 yıl vadeli 150 milyon euro tutarındaki sekuritizasyonu kutlamak için verdiği davete katıldı. Profesyoneller, değişim sürecinde verimlilik ve maliyet hesabının yanında şeffaflaşma için böyle bir sürecin de basladığını söylediler. Hayırlı olsun deriz.
       Erol Aksoy'u görünce ister istemez aklımıza şu ünlü dördüncü GSM ihalesi sürecinde yasananlar geliverdi. Biliyorsunuz, GENPA, Atlas Finansal Kiralama, Atlas Yapı, Demirbank, Norveç Telekom bilikte ihaleye girmişlerdi. Aksoy'a "neden GSM" diye sormak olmazdı ama "Niçin böyle bir korsorsiyumda yer aldınız?" diye sorunca ilginç bir yanıt aldık:
       "Mehmet Emin Karamehmet yakın arkadaşım, eski patronumdur. Telefon etti, payın küçük de olsa bu konsorsiyuma gir deyince kendisini kırmadım, girdim. Biliyorsunuz GENPA, Turkcell'in distribürütörüdür."
       Şaşırdık. Aksoy'a "Bu konsorsiyumun arkasında Turkcell'mi var diye "sorunca da ellerini iki yana açıp " Bilmiyorum" dedi. Bize göre ilginç bir yanıttı, yazmak istedik.
       Aksoy'a neden TV şirketindeki hisseleri sattınız diye soru yönelttiğimizde de "ne yapayım Reha Muhtar'la başedemedik" yanıtı geldi. Biz, GSM ihalesi sürecinde borsada yasanan olayları takip ettigimiz için bu konuyu izliyoruz. Ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun bu konuda baslattığı soruşturmanın ne zaman sonuçlanacağını takip etmeye devam ediyoruz. Hala yanıt yok, ama bizim amacımız ne kişilerin ne de kurumların yıpranması... Ama SPK, Norveç Telekom'un dışındaki tüm konsorsiyum üyelerini yakından inceliyor. İncelemenin uzamasının nedeni ise bu ortaklardan birinin yurtdışında olması nedeniyle ifadenin alınamamış olmasıymış.
       Artık bankacılık sektörü değişiyor. Değişimin adı belli: Gelir ve gider dengesini tutturabilmek. Yani bankacılık sektörü için artık en önemli konu maliyetlerin kontrol edilmesi ve personel başına verimliliğin artirilmasi...Herkes hesap kitap yapıyor. İktisat Bankası'nın yöneticileri de böyle bir süreçte gerçekleşen sekuritizasyonun tesadüf olmadığının altını çiziyor ve diyorlar ki;
       "İktisat Bankası'nın Türk dış ticaretindeki payı bu başarıda en önemli göstergedir. Yüzde 7-8 oranındaki pay ile Türk dış ticaretinde ilk beş banka arasında yer alıyoruz. Bizim "niş"lerimizden birisi de budur. Dolayısıyla ekonomide yaşanan değisim, bankaların da değişime ayak uydurmalarını kaçınılmaz hale getiriyor."
       Ne diyebiliriz ki? Ancak tüm bankalar, "bireysel bankacılık" diyor. Kurumsal finans, sermaye piyasası diyor. Bu alanlarda büyümek için de risk yönetimi programlarını kullanıyor. Ama bugünkü şartlar altında önümüzdeki beş yılda banka sıralaması yapın dediğimiz de de ilginç yanıtlar geliyor. İsmini vermeyelim ama bir bankanın genel müdürü "beş büyük banka arasında sıralama kesin değişecek" diyor. Sonuçta bizim aklımıza takılan nokta belli. Bu rekabet biz tüketicilere nasıl yansıyacak? Sizce de öyle değil mi?

© 2000 Milliyet