24 Haziran 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Yürekli olan kazanır

Doğan Koloğlu

       Bugünkü rakibimiz Portekiz ile istatistiklerimizin çoğu eşit. Kaleye şut 12' şer, kırmızı kart sıfır, sarı kart üçer, faul yapma 41'er, top kullanma Türkiye yüzde 42, Portekiz yüzde 50, ofsayta düşme onlar 14, biz 13, iki taraf da ikişer gol yemiş. Onlar yedi, biz üç gol atmışız. Burada belirli bir teknik fark var. Maçın bütün rakamsal kavgası burada olacak.
       Hakan başta olmak üzere daha çok gol atmamız ve gol pozisyonuna daha fazla oyuncu yollamamız gerekir. Arif ve Okan'a rakipler, beşer tekme atmış. Figo ve ileri uçtaki Pinto da altışar tekme yemiş. Ama, Türkiye'nin bir özelliğinden herkes korkuyor. Türkiye, maçın süreci içinde rakibin oyununu bozma özelliğini yakalayabilir. Bunun en belirgin özelliği Belçika'nın nasıl kepaze haline geldiğinde görülüyor. Kaleci, Arif'e sille tokat girdi, kırmızı kart gördü, üç kişi değiştiği için futbolcu kaleye girdi. Böyle bir panik yaşatan takım güçlüdür. Nitekim, İtalyanlar da elimizden zor kurtuldu. Bedava bir penaltı verildi. Bunu herkes kabul ediyor. Şimdi, onlar da bizden korkuyor biz de onlardan çekiniyoruz. Ama yürekli olan bu maçı kazanır. Özellikle Hakan'ın hava topu hakimiyeti Türkiye'nin silahıdır. Karşı taraf da çabuklukla bizi zorlar.

© 2000 Milliyet