4 Temmuz 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Jülide SEVİM Fotoğrafı: 6822 bayt
Müsaade buyurunuz

       Bir “içimden geldiği gibi" yazısı daha. Eskiden, kendileri ile ilgili yazı yazan, gidip geldikleri yerlerden, fiyatlarından bahseden, Türkiye ile dünya ülkelerini ve şehirlerini kıyaslayan yazarlara kızardım. Hâlâ da hoşlanmıyorum bu tip yazılardan, ama izninizle bu yazıda, farklı bir açıdan, birazcık, köşenin sahibinden, köşeyle ilgili kısmından bahsetmek istiyorum.
  • Bir iki hafta önce “Haftada ortalama 50 e mail alırım" demiştim. Bu konuda o kadar çok soru geldi ki, bir düzeltme ve / veya ayrıntı bilgi vermeye ihtiyaç duydum. Elli yeni ve ayrı insanı kastetmiştim. Daima ve birden fazla e mail atan okuyucuları, bu sayının dışında tuttuğumu eklemeliyim. Eğer bu grubu da eklersek, sayı inanılmaz rakamlara ulaşıyor.
  • E maillerle ilgili bir diğer konu, sorunlarından bahseden okuyucuların, isimlerinin açıklanmamasını istemeleri. Hangi yazımda bir isim kullandım ki? Bireyler değil, durumlar, duygular, aklın sıkışma noktaları ve sorunlar önemlidir benim için. Lütfen endişelenmeyiniz.
  • Postama nasıl ulştığım, bir başkasının okuyup okumadığı da sıkça sorulanlardan. Elektronik posta adresim, tabii ki gazete, ama ben mailleri muayenehaneden cevaplıyorum. Bu konuda bana yardımcı olan bir hanımefendi var. (Ay, kendimi birden, sevgililerinden, sekreterlerinden bahseden yazarlar gibi hissettim. Asla değil, dikkatinizi çekerim. Baksanıza, ne kadar hoş, yetenekli, cici bici olduğundan bahsettim.) Okunmadan, onun aracılığıyla, kişisel adresime postalanıyor bana yollananlar.
  • Anlattığım olayları nereden bulduğum da bir diğer konu. Uydurmuyorum. Müsaade buyurunuz efendim, yaşım ve on iki senelik mesleki deneyimim, uyduramayacak kadar yaşam öyküsü kazandırdı bana.
  • Türkiye ile diğer ülkeleri kıyaslamaya gelince: Farklıyız, ne olmuş? Benim de bir sürü şikayetim var, ama (mesleki alışkanlık olsa gerek) sorunu saptamakla yetinmek, nedensiz ve çözümsüz bırakmak doğru gelmiyor bana.
  • Ama diyeyim, (varsa) yazdıklarımı okuyan yazarlar, üstlerine alınıp, kişiselleştirmesinler, niyetim bu değil. Zaten ben yazar ya da gazeteci değilim. Psikologum. Milliyet’te köşesi olma sorumluluğunu ve gururunu yaşayan bir psikolog. Hepsi bu. Ayrıca, sayısı çok az olmakla birlikte, kendilerinden ya da eleştirilerinden bahseden, kimi yazar ve gazetecilerin yazılarını çok eğlenceli bulduğumu da söylemeliyim. Esprililik, çok önemsediğim bir yetenektir. İsmini vermek istemesem de o yazarları, her sabah (yazılarının olduğu günlerde) özellikle okurum. Üstelik kendisiyle, (yaygın deyimiyle) dalga geçebilen insanları da çok severim. Ayrı bir zeka ve güven göstergesi diye yorumlarım.
  • “Kendini, dolayısıyla haddini bilmek bir erdemdir" cümlesiyle kendime de pay çıkartıp, ortalığı yumuşatmak için küçük bir şiir parçası ekleyerek, yazımı bitireyim.

           Ağacın duruşu
           Esen yeli gösterir;
           Bizimki, uzun acıyı
           Nicedir iyi davranmamışsan.
           Ama bak, ileriye uzanıyoruz biz
           Kuşkuyla geriye doğru değil
           Aşıyoruz kötü havayı
           Dallar yeniden yeşil
           (Robert Graves)
  • © 2000 Milliyet