7 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 RATİNG CANAVARI
 GÜNÜN FİLMLERİ
 TV'DE BUGÜN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Saplar ve samanlar

* Kemal Sunal’ın cenazesinde kameramanların çalışmalarından şikayet edildi. Değişik açılardan bakmak lazım. Bizlere, o görüntüleri çekmek için, en iyi açıları bulmak için çırpınan meslektaşlarıma haksızlık edildiğini düşünüyorum. Ben de yıllarca fotoğraf makinesi ile başbakan takibi vs. yaptım. Bir kareyi farklı çekebilmek için verilen mücadeleyi çok iyi bilirim. Ve şimdi bir kameraman ordusu var. Haber bülteni hazırlamayan kanal yok gibi. Ve o sıcakta o acıyı en çok paylaşan isimlerdi onlar. Belki gözyaşları içinde çektiler. Tüm amaçları izleyiciye daha iyi görüntü verebilmek. Kargaşanın olmaması imkansız. O kadar küçük bir meydana o kadar insanın toplanması zaten bu durumu doğuruyor.
  Bir de şu "yabancı gazeteciler gözünde bizim medya" durumlarına gıcık kapıyorum. "Siyaset Meydanı"nda yabancı basın gözüyle medyamız durumları! Yabancılar oturup da bizi eleştireceklerine kendilerine baksınlar. İtalyan RAI televizyonu, Hollanda polisine dava açmış. Nasıl açmış? RAI 3’te (biliyorsunuz üç tane kanalı var) bu görüntüler yayınlanmış. Yani Hollanda polisinin İtalyan gazetecilere karşı hareketleri. Gelelim işin ikinci yönüne... Biz kendi kendimizi eleştirmesini biliyorsak, elalemin ne dediği hiç önemli değil. Yoksa "bak onlar bile diyor, yapmamalıyız" gibilerinden o bildik aşağılık kompleksimizi sürdürüceksek, biz almayalım...

  Yabancıların demesine gerek yok, kendimiz gördük. Show TV’nin kamera ile kefen arasındaki bu kadar yakın ilişkisi kabul edilemez. Daha önce de defalarca yazdık, şu mezar başındaki sadist görüntüleri bırakın diye... Ölüyü rahat bırakın... Efendim, millet merak ediyor. Millet kefenin içindekini de merak ediyor, bari gizlice açın onu da gösterin...

  Hatçe Teyze’yi kaybettik. Öyle derdik. Nejat Yavaşoğulları’nın annesi. "Sözlerimi Geri Alamam" şarkılarını hepinizden ve hepimizden önce o dinlemişti... Uzun sarı saçlı bu oğlanın, deli dolu müziklerini ilk o dinledi. Uzun zamandır hastaydı. Ama çok çekmedi. Anadoluhisarı, tarihindeki bir yaprağı daha kapattı. Zaten torik de kalmamıştı Hatçe Teyze...,


Rating canavarı internet cafede de sizlerle birlikte.
© 2000 Milliyet