7 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Hasan CEMAL Fotoğrafı: 7283 bayt
Demirel...

       Demirel'in siyaset sahnesindeki projeleri neler? Günlük politikadan uzak kalıp 'yüksek politika'yla uğraşmak istediği anlaşılıyor. Bunun için de Avrupa ve Avrasya projeleri konusunda sivil inisiyatifleri harekete geçirmekte öncülük yapıyor.

Demirel'in siyaset sahnesindeki projeleri...

       Politika kulisinin en güncel konularından biri: Sonbaharda Türk siyaseti... Yeni hükümet arayışları ortaya çıkabilir mi? Fazilet Partisi kapatılırsa, erken seçim gündeme gelir mi?
       Bir soru daha var:
       Demirel ne yapacak?..
       Güniz Sokak'taki Demirel'i günlük politikanın içine çekme isteklerine seyrek de olsa rastlanıyor. Şimdilik etkili oldukları söylenemez.
       İşaretler öyle ki:
       Demirel, Türkiye'nin üçlü koalisyon hükümetiyle yakalamış olduğu siyasi istikrarı önemsiyor. Bu hükümetin kuruluşundaki kendi rolünü de göz önünde tutarak, istikrarı olumsuz yönde etkileyecek davranışlardan kaçınacağı anlaşılıyor. Yani Demirel günlük politikaya girmek niyetinde gözükmüyor.
       Yarın bir kriz durumu ortaya çıkarsa, Demirel yeniden devreye girebilir mi? Acaba Demirel'in kafasının arkasında bu soru var mı, yok mu?
       Herhalde olmadığı söylenemez.
       Ancak, aklı başında hiç kimse ülkenin derin bir siyasal krizle baş başa kalmasını temenni etmiyor.
       Ayrıca, bugünden birtakım spekülasyonlara kalkışmaya gelince, Demirel'in o klasik deyişiyle, doğmamış çocuğa don biçmek anlamı taşıyor.

Yüksek politika...

       Demirel ne yapmak istiyor?
       Cevap şu olabilir:
       Partilerüstü kalarak yüksek politika...
       Demirel'in bugün için kafasında birbiriyle bağlantılı iki proje var:
       Avrupa projesi...
       Avrasya projesi...
       İlk proje, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik rayında hızlanmasını hedefliyor. Bunun için başkanlığını Demirel'in yapacağı bir vakıf oluşturuluyor:
       Türkiye - Avrupa Vakfı...
       Bu vakfın kurucu üyeleri olarak düşünülen bazı Avrupalı devlet adamlarına Demirel imzalı mektuplar gönderildi, olumlu cevaplar gelmeye başladı.
       Mektup kimlere gitti?
       Eski Almanya Cumhurbaşkanı Weisaecker, eski Portekiz Cumhurbaşkanı Soares, eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Ahtisaari, eski İspanya Başbakanı Gonzalez, eski Fransa Başbakanı Barre, eski Lüksemburg Başbakanı Tindemans, eski İtalya Başbakanı Berlusconi, AB Komisyonu'nun bakan düzeyindeki eski bir yetkilisi olan Leo Brittan...
       Vakfın ilki sonbaharda olmak üzere Brüksel ve İstanbul'da iki toplantı yapması planlanıyor. Bu vakfın çalışmaları bir yandan Avrupa kamuoyunda Türkiye'nin üyeliği konusunda olumlu bir hava yaratmayı amaçlıyor. Öte yandan, Türkiye'nin AB üyeliğini yurtiçinde halka mal etmek ya da sokaktaki adama da indirmek için sistemli çabayı öngörüyor.
       Avrasya projesine gelince...
       Bu çerçevede neler var?
       Demirel'in Cumhurbaşkanı olarak ortaya attığı Kafkasya İstikrar Paktı... Yine Cumhurbaşkanlığı döneminde Demirel'in özellikle asıldığı,, başta Bakü - Ceyhan olmak üzere enerji boru hatları ya da enerji diplomasisi ve Türkiye'nin Avrasya'da ekonomik, kültürel ve eğitim alanlarındaki varlığı...
       Demirel şimdi Kafkasya İstikrar Paktı'nın içinin doldurulmasına bir katkı olarak bir sivil inisiyatifi harekete geçirmiş durumda.
       Merkezi Brüksel'de bulunan ve kısa adı CEPS olan Avrupa Siyaset Çalışmaları Merkezi'nin eş başkanları Emerson (AB'nin eski Moskova Büyükelçisi) ile eski Romen Dışişleri Bakanı Celac, TESEV Direktörü Büyükelçi Özdem Sanberk ve Avrasya İş Konseyleri fahri Başkanı, işadamı Nihat Gökyiğit'ten oluşan bir heyet temmuzun ikinci yarısında Azerbaycan'la Gürcistan'a gidiyor. İki Cumhurbaşkanı Aliyev ve Şevartnadze'yle görüşecekler.

Olumlu olan...

       Avrupa projesi ile Avrasya projesinin birbirleriyle bağlantısına gelince... Türkiye'nin örneğin Kafkasya'da istikrara katkısının büyümesi, Avrupa'da ağırlığının artması demek.
       Aynı durum, Balkanlar ve Ortadoğu için de geçerli. AB üyeliği açısından Türkiye'nin Ege ve Kıbrıs'ı çözmesi, demokratikleşme ve insan hakları çıtasını yükseltmesi hiç kuşkusuz önemli.
       Ancak, Kafkasya'daki gibi Ortadoğu ve Balkanlar'da da rolünü büyüten, bu bölgelerin istikrarına aktif katkı yapan bir Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde sesine daha çok kulak verilir.
       Evet, dış politikayı devlet çizer ve yapar. Son söz devletindir.
       Ama dış ilişkilerde devlet tekeli artık yok. Onun için Demirel'in gerek Avrupa gerekse Avrasya projesi çerçevesinde sivil inisiyatiflere öncülük etmesi, günlük politikayla uğraşmaktan çok daha olumlu bir gelişmedir.


Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet