7 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Derya SAZAK Fotoğrafı: 6896 bayt
HADEP uyarısı

       Demokratikleşmenin önündeki engellerin Türkiye'nin siyasal gündeminde biriktirdiği "stres", sonbaharda, koalisyon dengeleri dahil yeni oluşumları tetikleyebilir mi?
       Sıcak yazın polemik alanlarına bakıldığında her türlü senaryoyu akla getirmek mümkün.
       Başbakan Ecevit'in HADEP konusunda altı - yedi ay önce Altan Öymen'e yaptığı uyarıyı güncelleştirme ihtiyacı duyması bile, devlet katında yeni politikaların inşa edildiğinin sinyali değil midir? Gündemde bir seçim olmadığına göre, DSP liderini CHP ile HADEP arasındaki hangi işbirliği ve "diyalog" kaygılandırabilir?
       Acaba, Fazilet'in kapatılması yada "bir kısım milletvekili"nin üyeliklerinin düşürülmesi nedeniyle gündeme gelecek "ara seçim"den rahatsızlık duyuluyor olmasın?
       HADEP'in de katılacağı böyle bir seçimde Güneydoğu'dan Kürt kökenli temsilcilerin parlamentoya girme ihtimali mi Ankara'yı düşündürmektedir?
       Öyle ya?... Altan Öymen'in bile anımsamakta güçlük çektiği eski "duyumları" yeniden gündeme sürmek niye?
       CHP lideri partisinin MYK üyeleriyle birlikte dün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in konuğuydu. Çankaya'dan ayrılırken Meclis'e bir çağrı yaptı ve tatilin tamamı kullanılmadan "olağanüstü" toplantı düzenlenerek "demokratikleşme paketi"nin çıkarılmasını önerdi.
       AB hazırlıkları açısından böyle bir çalışma artık kaçınılmaz.
       Ağustosta toplanılmasa bile Meclis eylülde işbaşı yapabilir.
       Hükümet idamın kaldırılması için uzlaşma ararken, Erbakan'la ilgili hapis cezasının onanması TCK'nın 312'nci madde değişikliğini gündeme getirdi. Kutan turlara başladı; Fazilet'in Hoca'yı kurtarmadan, koalisyonla uzlaşması zor. Hükümet ise ancak MHP'yi "by pass" ederek sonuç almaya çalışırken bir de FP ile pazarlığa sürüklenebilir.
       Peki böyle bir ortamda Ecevit'in HADEP nedeniyle CHP'nin üzerine gitmesi neden?
       Altan Öymen, "Ben de izahını bulmakta güçlük çekiyorum" dedikten sonra Ecevit'e yükleniyor:
       "Sayın Başbakan'ın CHP'ye politika dikte etmeye çalışması için hiçbir neden yok, Cumhuriyet'in kurucusu, Atatürk'ün partisi ne laiklikten ne de ülkenin bölünmez bütünlüğünden ödün verir. CHP şu anda Türkiye genelinde yeni bir yapılanma uğraşında ve tüm partilerle iyi ilişkiler içinde ama HADEP'le ya da başkasıyla seçim işbirliği arayışında kesinlikle değiliz. Sayın Ecevit ne kastediyorsa açıklasın. Kaldı ki, demokrasilerde diyalog faydalı bir şeydir, yolsuzlukları hasıraltı etmek için yapılan işbirliği daha sakıncalıdır."
       HADEP polemiği sayesinde Ecevit ve Öymen'in 2000 yılında ayaküstü söyleşiler dışında hiç görüşmediklerini öğreniyoruz.
       DSP - CHP diyaloğunda ne sakınca görülebilir ki?
       Aslan sosyal demokratların MHP ile iktidar ortaklığı akla gelir miydi? Burası Türkiye, köprüleri atmadan defalarca düşünmek gerekiyor.


Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet