8 Temmuz 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 SERBEST PİYASA
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
İstikrar programı gözden geçirilmeli

MUSTAFA ÖZYÜREK


       Üç yıllık bir dönemde enflasyonu tek haneli rakamlara indirmek, kamu finansman dengesini düzeltmek, ekonomide sürdürülebilir bir büyüme ortamı yaratmak amacıyla, yürürlüğe konulan IMF destekli istikrar programının altı ayı tamamlandı.
       Altı ay içinde gerçekleşen sonuçları program hedefleri ile karşılaştırdığımızda bazı noktalarda umulan sonuçlara varılamadığı anlaşılmaktadır. Kamu gelirlerinde öngörülen hedeflere ulaşılacağı, vergi gelirlerinin beş ayda geçen yıla göre yüzde 110 artması, faiz dışı fazlanın 5 katrilyona ulaşması gibi olumlu gelişmelerden anlaşılıyor.
       Ancak GSMH artış rakamları beklenenin altında gerçekleşmiştir. Yılın ilk üç aylık döneminde büyüme yüzde 4.2 gibi, geçen yılın yüzde 6.4’lük gerilemesini karşılamayacak bir düzeyde görünüyor.
       DPT’nin Ekonomik Sosyal Konsey’e sunduğu “Hizmete Özel" raporunda programda öngörülen yıllık yüzde 5.5 büyümenin gerçekleşemeyeceği ifade edilmiştir. Ticaret sektöründeki yüzde 10’luk gelişme beyaz eşya ve otomotiv sektörlerindeki canlanma dışında, diğer sektörlerde durgunluk aşılamamıştır. Özellikle tarım ve sanayi sektöründeki gelir düşüklüğü olumsuz bir gelişmedir.
       DPT raporunda da belirlendiği gibi dış ticaret ve cari işlemler açığı beklenenden daha yüksek gerçekleşmiştir. İhracat yerinde sayarken, ithalatta patlama olmuştur. Cari işlemler açığının finansmanında güçlük çekilmeyebilir, ancak dış dengenin bozulması piyasalardaki beklentileri olumsuz yönde etkiler.
       Enflasyondaki düşüş seyri, TEFE’deki yüzde 20, TÜFE’deki yüzde 25 yıl sonu hedeflerinin gerçekleşemeyeceğini göstermektedir. Haziran sonu itibariyle TEFEF artışı yüzde 18.5, TÜFE artışı yüzde 17.8 olarak gerçekleşmiştir. Yıl sonu enflasyon hedefine ulaşılamayacağı DPT tarafından da itiraf edilmiştir. Enflasyonun yüzde 30’larda tutulmasının bile başarı olacağı konuşulmaya başlanmıştır. Kamu kesimindeki fiyat artışlarının düşüklüğüne rağmen hedeflenen enflasyona ulaşılamaması, özel kesimdeki fiyat artışlarının ilk beş ayda yüzde 20 gibi yüksek bir oranda artmasından kaynaklanmaktadır.
       Tarım kesimi ve ücretliler enflasyonun düşürülmesi için üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmişlerdir. Asgari ücretlerde reel olarak yüzde 12.4, memur maaşlarında yüzde 10.8 düşme olmuştur. Bu kesimlerin daha fazla sıkıntıya dayanamayarak seslerini yükseltecekleri anlaşılmaktadır. Çok etkili olmasa da sürekli çeşitli eylemler yapan memurlara, çiftçiler de katılmıştır. Bu eylemlerin giderek yoğunlaşması kaçınılmaz görünmektedir. Yaz aylarında bağıtlanması gereken çok sayıda toplu sözleşmelerde uzlaşma sağlanması kolay görülmemektedir.
       Kitlelerdeki durumlarının düzeltilmesi için sabırsız beklenti ve eylemlere rağmen, istikrar programı hedefinde ısrarlı olan hükümet yeni fedakarlıklar öngören tedbirler almak durumundadır.
       Deprem vergileri adı altında bir defalık yürürlüğe konulan ek vergilerin sürekli kılınacağı konuşulmaya başlanmıştır. Cottarelli’nin demeçlerinde yer alan bu dilek, çeşitli kesimlerce de tekrarlanmaktadır.
       Enflasyonun düşürülmesi, yüzde 5.5 büyümenin sağlanması gibi temel hedeflere ulaşılamayacağı şimdiden anlaşıldığına göre, istikrar programının gözden geçilmesi gerekmektedir. Yeni hedefleri koyarken ücretlilerin ve tarım kesiminin daha fazla özveride bulunamayacakları dikkate alınmalıdır.


© 2000 Milliyet