|
|
Hata düzeltilmeli Tamer HEPER
Meclisimiz çok çalıştı ve üç aylık tatile girdi. Acil beklenen yasalar vardı ki, bunlardan biri de Trafik Yasası’ydı. Tam seyahat aylarında bu gecikme bizlere pahalıya mal olmayacak mı? D. T. - İstanbul
Meclisin çok çalıştığı konusu belki ciddi, belki mecazi bilemiyorum ama üç aylık tatilin anormal bir süre olduğu kesin. Gerçekten çok önemli konulardan biri trafik kazalarının önlenmesine yönelik tedbirlerdi. Bakın, Trafik Yasası demiyorum; zira sadece Trafik Yasası’nda yapılacak değişiklik bir işe yaramayacak, diyorum ve bunu sık sık tekrar ediyorum. Lütfen artık şunu ezberleyin: Problemimiz sadece Trafik Yasası’nda değil, trafik kazasını taksirli suç sayan, bunu para cezasına çevirip tescil eden Türk Ceza Kanunu ile İnfaz Yasası’nda da problem var. Birlikte değiştirilmediği sürece hiçbir işe yaramayacaktır. Acaba Trafik Yasası değiştiği zaman ne olacak? Bugün bu konu ile ilgili bir açıklama yapayım, bir başka gün Türk Ceza Kanunu ile ilgili başka bir açıklama yapacağım. Bugünkü Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesi diyor ki:
“Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeni ile güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır."
Dikkat ederseniz alkollü içki alanlardan yasaklananlar güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişiler. Yani içkili olabilecek, ama kendine güveniyorsa sürmekten sakınmayacak ve yasaklanmayacak. Nitekim buna bağlı yönetmelik özel oto sürücüleri için 50 promile kadar izin veriyordu. Bunu da her zaman eleştirdim; öyle insan var ki, bir yudumda kendini kontrolden aciz kalır. Yeni tasarıyı hazırlayanlar bu maddeyi değiştirmeye çalışmış ama baştaki cümle, yukarıda aldığımın aynı. Bu cümleyi muhafaza etmenin manasını anlayamadım. Alkollü sürmenin cezası arttırılmış, ama güvenli sürme yeteneğini kaybetmeme şartı muhafaza edilmiş. Bu fahiş hatadır, bütün mücadelenin boşa gitmesidir, memleket gerçeklerini görmemektir. Geç kalmadan bu hatayı düzeltmek zorundayız.
|
|