14 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Basketbol gibi futbol

Doğan Koloğlu


       Bu yıl Türkiye'de futbol geçen yıllardan farklı oynanacak. Önce "oyun sürati" ve buna dayalı taktikler çarpışacak. Galatasaray, Fatih Terim'in hazırladığı gibi "Avrupa'da orta alanda durduramayacağı rakibi yok" kartvizitiyle oynuyor. O hale geldiği için UEFA Kupası'nı kazandılar. Fenerbahçe geçen yıl resmen uyudu. Beşiktaş gençleri hazırladı, ancak bugün Galatasaray ve Beşiktaş'ın antrenörleri "zamansız" değişti. Artık hocanın geldiği yıl başarılı olması modern futbolda çok zorlaştı. Bunun iki teknik gerekçesi var. 1- Takımı tanımak ve motivasyon uyumu. 2- Oyunda taktik değişikliği zamanında yapabilmek.
       Avrupa Şampiyonası'ndan seçtiğimiz birkaç örneğe bu iki düşünceyi tatbik edelim. Dört yıl önceki finalist Çekler ile Dünya Şampiyonu Fransa'nın maçında iki taraftaki stratejik taktik oyuncu değişimi birbirine tuzak hazırladı. Çekler, boylu Koller ile iki açık, bir de çok ofansif orta alanla maça başladı. Sonra iki uç santrfor taktiğine geçti ve iki sık sık açığa fırlayan orta alan adamı kullandılar. Fransa ise orta alanda Suat gibi üç düzenleyici ile maça başlayıp, Anelka ile Henry'nin çabukluğunu konratakta uyguladı. Çekler de açıktan boylu Koller'e orta uzattı. Direkten dönen kafa vuruşu gördük. Fransa sonraları topu çok ayağında dolaştıran oyun kurgusuna geçti. Gol avantajını kullandı. Çekler bir ara taktik bunalım yaşadılar. Önce Fransa'da, Anelka - Henry uç santrfor, Zidane pasördü. Sonra Fransa, Djorkaeff ile ekstra hücum ayağı ekledi. Bu Çekler'i rahatsız etti. Oysaki Danimarka maçında bu orta ikili hiç oynayamamıştı. Sonra sadece Henry santrforda kaldı. Bu kez yanına sahte forvet Dugarry geldi. Yani antrenörlük artık bir "hesap bilimi" oldu. Bir de Hollanda - İtalya maçı yaşadık. İtalya 50 yıldır bir tek 1966 Dünya Kupası'nda elendiği Kore maçı örneği gibi mahkum oynadı. Her değişiklik yanlıştı. Sonunda hoca Zoff istifa etti. Hollanda'nın hocası da basketbola dönen coachlukta 90 dakikada iki penaltı kaçırıp elendikleri için, "motivasyonu yeterince veremediğinden" o da istifa etti. Fransa en iyi takımı, oyunun sonunu getiren on birinde oluşturduğu için şampiyon oldu. Hele İtalya maçında nizami sürede son dakikada giren oyuncu uzatma golünü attı. Maça son giren oyuncu da attığı golle kupayı kazandırdı. Ve Lömer devleşti.

© 2000 Milliyet