14 Temmuz 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Derya SAZAK Fotoğrafı: 6896 bayt
Ege'nin sıcağında rektörlük kulisi

İZMİR


       Asırlık ağaçların gölgesi bir Bornova akşamında bahçedeki topluluğu alev gibi saran sıcaklardan korumaya yetmiyor.
       Türkiye'nin dört bir yanı gibi İzmir de yanıyor!
       Ege Üniversitesi'nin rektörlük binası olarak kullandığı tarihi konakta Aydın Doğan'a verilecek "fahri doktora" töreni öncesinde söyleşilerin odağında "cüppe bırakan hoca"lar var. Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki rektör seçimi nedeniyle YÖK'ün yol açtığı skandal gece boyunca konuşuluyor.
       İzmir'de dinlediklerimiz önceki tespitlerimizi kanıtlar nitelikte; en fazla oy alan iki isim elenirken birer oy çıkmış kişilere bile listede yer verilmesi asıl adayı gizleyen bir taktik olarak görülüyor. Böylece demokratik ve etik olmayan tercihlere bir de Ankara'daki siyasi hesaplar ekleniyor. Üniversitelerde MHP yanlısı bir kadrolaşmaya ortam hazırlandığı öne sürülüyor.
       Meclis'teki YÖK soruşturması "Demokles'in kılıcı" gibi sallandıkça üst yönetimin rektör tercihindeki ödünlerle Bahçeli'ye hoş görünmeye çalıştığı da bir başka iddia.
       Kamuoyu İzmir'e odaklı ve laik, ilerici hocaların tepkisi ön planda gözüküyor ama Erzurum ve Malatya'da "tarikatçı" oldukları gerekçesiyle kurum içi tercihlerin dikkate alınmadığı da gerçek. YÖK'ün savunusu ise "Sandıktan çıkanı rektör atamak zorunda değiliz" şeklinde.
       Tartışmaya son noktayı "Sezer'in adaleti" koyacak.
       Dokuz Eylül için akla pratik bir çözüm geliyor.
       Tek oyla rektörlüğe aday gösterilmeyi içlerine sindiremeyen hocalar çekilirse, eksik liste YÖK'e geri dönecek ve yeni liste üniversitenin tercihi doğrultusunda Çankaya'ya bildirilecektir.
       Cüppe bırakan bilim adamları arasında Prof. Orhan Uslu da vardı. Bir oyla toplam bin oy alanların önüne geçmenin yol açacağı haksızlık "istifa" yoluyla neden giderilmesin?
       Cumhurbaşkanlığı'nda Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'ndan yeni ayrılmış yüksek yargıç oturduğu için, üniversitelerdeki "seçim" mekanizmasının hukukun genel ve nesnel ilkelerinden biri olarak değerlendirileceği kesindir.
       İzmirli akademisyenler de zaten Köşk'e bu güvenle çıktılar.
       Ege Üniversitesi'ndeki törende karşılaştığımız Işın Çelebi de "yüksek öğrenim komiserliği" diye nitelediği YÖK'ün yanlışının Çankaya'dan döneceğine inanıyordu.
       Sezer'in kararı özgür üniversitenin yolunu açacak önemdedir.



Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet