|
|
Dee Dee Bridgewater İstanbul'da Caz ve nostalji Ella Fitzgerald’ın mirasını devralan caz vokalisti Dee Dee Bridgewater, yarın akşam saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak
ORHAN KAHYAOĞLU
Dee Dee Bridgewater, düşgücü ve yaratıcı kimliğiyle, son on yılın adından çokça söz edilen şarkıcılarından biri. Ona caz sanatçısı derken, tüm kulvarının standartlara yaslandığını söyleyemeyiz. O, aslında her türden şarkıyı caz duygusuyla yorumlayabiliyor. Örneğin geçen aylarda çıkan son “live" albümü “Live At Yoshi’söde, soul müziğin kralı James Brown’ın funky kokan ünlü bestesi “Sex Machineöi bambaşka bir kimlikle yorumluyor. Şarkı, caz bir beste olmasa da, caz duygusunun, caz tekniğinin incelikleriyle apayrı bir müzik tadına dönüşüyor. Bridgewater’ı bir “tutku" şarkıcısı olarak düşünmek gerek. Onun stilini etkileyen şarkıcılar arasında, bir ucuyla Nancy Wilson, Nina Simone ya da Tina Turner’dan söz edebilirken, bir başka uçta onun birinci derecede ustasının ünlü caz vokalisti Ella Fitzgerald olduğunu vurgulamadan geçemeyiz. Nitekim, Dee Dee, bir önceki albümünü tamamen Fitzgerald’ın anısına ve şarkılarına ayırmıştı. “Dear Ella" adlı bu albüm, büyük yankılar uyandırıp, sanatçının iki dalda Grammy kazanmasını sağlamıştı.
Güçlü performans
Artık tartışılmaz bir üne sahip olan Bridgewater, yarın akşam Yapı Kredi Festivali 2000 bünyesinde Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne alıyor. Sahne performansının onun en iyi becerdiği konulardan biri olduğunu düşünürsek, hatta onun güçlü bir müzikal deneyimi olduğunu vurgularsak, konserin de aynı oranda heyecan vereceğini kestirmek gerekir.
Bridgewater, 1970 yılında, henüz yirmi yaşındayken Thad Jones / Mel Lewis Caz Orkestrası’nın bir numaralı şarkıcısı olur. Aynı yıl evlendiği Cecil Bridgewater da caz dünyasının başarılı trompetçilerinden biridir. Müzik yaşamı bu dönem New York’ta geçen şarkıcı, birlikte çalıştığı grupların dışında, Sonny Rollins, Dizzy Gillespie, Dexter Gordon, Max Roach ve Roland Kirk gibi devlerle turne ve stüdyo kayıtlarına katılacaktır. 1974’te Broadway’de oyuncu ve şarkıcılığa soyunur.
Şarkıcı ve oyuncu
Sahne egemenliğiyle geniş izleyici kesimini büyüler. “The Wiz" adlı ünlü oyundaki rolüyle Tony ödülüne layık görülür. Bu serüven birkaç yıl daha sürdü. Efsanevi caz şarkıcısı Billie Holiday’in hayatını konu alan “Lady Day" adlı müzikalle, Laurence Oliver ödülünün “En İyi Kadın Oyuncu" dalına aday gösterildi.
Ama, müzik tutkusu, her şeyin önüne geçti. Özellikle 80’li yıllarla beraber şöhret merdivenlerini tırmandı. Müzik ufku geniş olduğundan poptan caza geniş bir repertuvara sahipti.
Bu yıllar, Ray Charles ile yaptığı “Precious Thing" adlı düet büyük bir hit oldu. 1987 - 1990 yılları arasında üç önemli albüm yayımlandı. “Live In Paris", “Victim of Love" ve “In Montreal". ABD ve özellikle Avrupa’nın sayısız festival ve kulüplerinde şarkı söyledi. 1993’ten itibaren albümleri “Verve" firmasından yayınlanmaya başladı. 1994’te “Keeping Traditionöda, caz şarkıcılığına yeni bir yorum, çehre kazandırıyordu artık. 1994’te çıkan “Love and Peace" albümüyse onun dünyaca üne kavuşmasını sağladı. Gençlik düşü gerçekleşti bu albümde.
Fitzgerald anısına
Ustası kabul ettiği Horace Silver’in anısına hazırlanan bu plak tamamıyla Silver bestelerinden oluşuyordu. 1997’de çıkan “Dear Ella" albümüyse, Fitzgerald’ın anısına, onun şarkılarından derlenmişti. Bu albümde dört şarkıyı big - band ile yorumlarken, geri kalan kısmını her zaman olduğu gibi triosuyla birlikte söyledi.
Elimizdeki son albüm “Live At Yoshi’s", yine son triosuyla gerçekleşti. Kıdemli yol arkadaşı, üstün müzisyen organist ve piyanist Theery Eliez albümde yine devrede.
Davulu Ali Jackson, bası Thomas Bramerie çalıyor. Bu canlı kayıt, Fitzgerald’ın 80. yaşgününde kaydedilmiş. Albümün repertuvarında, caz, soul, funk ve blues kökenli şarkılara rastlıyoruz. Siyah müziği ve özellikle caz geleneğini tutkuyla sevenler için bu konser inanılmaz çekici.
Onun şarkıları, humor duygusu, teatral yanı ve yorum gücü geçmişle bugün arasında benzersiz müzikal köprüler oluşturuyor. Konseri, yine son albümdeki trioyla izlemek en büyük dileğimiz.
|
|