|
|
Baba’dan iki çıkış Demirel, Köşk'ten indikten sonra önümüzdeki dönem izleyeceği siyasetin ilk siyasi mesajlarını verdi
Ankara Milliyet
1 - Hükümete
İstikrar diye köylüyü ıstıraba terketmeyin
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, köylünün "ıstırap" içinde olduğunu vurgulayarak, hükümeti, "Bu ıstıraba kulak verin. Kimsenin istikrara, enflasyonun düşmesine karşı olduğu yok. Ama bu ıstırap ne istikrarı sağlayan bir iştir, ne de enflasyon düşüren bir iştir" sözleriyle uyardı.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Faruk Yücel ile Ziraat Odaları Ege Bölgesi temsilcileri önceki gün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e tarım kesiminin sorunlarını aktardıktan sonra akşam saatlerinde Güniz Sokak'taki evinde Demirel'i ziyaret ettiler.
Demirel'e çiftçilerin yaşadığı sıkıntıları anlatan Yücel, çiftçilerin borçlarını ödeyemediği için icraya verildiklerini ve cezaevine girdiklerini anlattı. Çiftçilerin geçen yıldan devletten 300 trilyon lira alacağı olduğunu ifade eden Yücel, sıkıntılarını anlatmak için randevu istedikleri hükümet yetkililerinden yanıt alamamaktan da yakındı.
"Istırapsız istikrar" uyarısı
Demirel de, çiftçilerin yedi - sekiz aydan bu yana devam ettiğini vurguladığı sıkıntılarını ilgililere anlattığını belirterek şunları söyledi:
"Köylü hala Türkiye'nin yüzde 45'idir. Bu ıstıraba kulak verin. Kimsenin istikrara karşı olduğu yok, kimsenin enflasyonun düşmesine de bir şey dediği yok, ama bu ıstırap ne istikrarı sağlayan bir iştir, ne de enflasyonun düşüren bir iştir. 'Bunun yolları vardır ve bulunması lazımdır' diye de (hükümete) söyledim."
"Acımasız Ziraat Bankası"
"Bu hadise, daha çok köylüyle Ziraat Bankası arasındaki meselelerden doğuyor" diyen Demirel, şöyle devam etti:
"Çiftçi toprağını satıyorsa, traktörünü satıyorsa ve çiftçi borcunu ödeyemediği için hapise giriyorsa bunlar iyi işaretler değil. Çiftçi rahatsız olursa, Türkiye genelde rahatsız olur. Tekrar ilgililerle konuşalım. Ziraat Bankası'nın, köylünün üstüne bu kadar acımasız varması yanlıştır. Köylü 'Borcumu ödemiyorum' demez. Onu bir vadeye bağlamak lazımdır. Ziraat Bankası altı ay alacağını almazsa batmaz."
Demirel, gelen heyete "Bıçak kemiğe dayanmasa, her taraf alev gibi olduğu bu sıcakta buralara kadar gelmezdiniz" dedi.
2 - Çiller'e
Ben Celal Bayar Köşkü'ne sığmam
AYDIN HASAN Ankara
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, merkez sağ alanının yeniden tanımlanmasını öngören "Yeniyol projesi"nin temel ilkeleri hakkında bilgi verdiği 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'den destek istedi. Ama umduğu desteği bulamadı.
Çiller, salı akşamı Güniz Sokak'ta ziyaret ettiği Demirel'e "ikinci demokrasi paketi"ni içeren yedi cilt kitabı verdi. Demirel de kitapları okuyacağını söyledi.
Görüşmede Demirel'i öven Çiller, "Siyasetteki tecrübelerinizden Türkiye yararlanmalı. Türkiye'nin önündeki en önemli sorun merkezin restorasyonudur. Sizi onursal genel başkanımız olarak görüyoruz. Celal Bayar Köşkü'nde istediğiniz zaman çalışmalarınızı yürütebilirsiniz" dedi.
Demirel, bu öneriyi nazik bir ifadeyle reddederek, "Teşekkür ederim. Ben oraya sığmam" dedi.
Demirel'in yeni ofisi
Bu arada, Demirel'in Kuleli Sokak'taki çalışma ofisinin tadilatı bitmek üzere... Demirel, gelecek haftadan itibaren günlük çalışmalarını buradan yüretecek. Ofiste Demirel ile birlikte Ekrem Ceyhun, Türker Sanal, Turgut Yılmaz Güven ve Mehmet Muhsinoğlu da çalışacak.
Demirel'i, Köşk'ten ayrıldığı 16 Mayıs'tan bugüne kadar Güniz Sokak'ta evinde, 10 binin üzerinde kişi ziyaret etti. Demirel'in günlük ziyaretçi sayısı en az 184, en çok 536 kişi olarak hesaplandı. Yakın çevresi, "siyasete dön" çağrıları alan Demirel için "Geleni gideni dinliyor. Sonbahardan önce netleşmez. Kararını sonra verecek" yorumunu yaptı.
Demirel, kendisini ziyaret edenler içinde siyasete davet edenlerin de ayrı bir dökümünü çıkarıyor.
Pehlivana da dert yandı:
Türkiye'de garip hadesiler oluyor
ANKARA MİLLİYET
Süleyman Demirel, Kırkpınar Başpehlivanı Ahmet Taşçı'ya final maçından sonra gösterilen protestoya üzüldüğünü belirtirken "Türkiye'de garip olaylar yaşandığını" söyledi.
Demirel, Güniz Sokak'taki evinde kabul ettiği Taşçı'yı, başpehlivanlığı nedeniyle kutladı. "Er yatağı olan çayırda uzun süre hakimiyet göstermenin önemli bir olay olduğunu" vurgulayan Demirel, "Karşına rakip çıkıyor, yeniyorsun. Buna itiraz olur mu? Aslında, alkışlanacak bir olaydır. Türkiye'de 'garip' hadiseler yaşanıyor. Bu da garip bir hadisedir. Bu adam hakkıyla galip gelmiyorsa, o zaman itiraz etsinler" diye konuştu.
Taşçı da, Türk güreşini Avrupa'ya tanıtmak için Paris'te Kırkpınar'ın doğuşunu anlatan bir tiyatro oyunu sergileyeceklerini söyledi. Oyunun finansmanını Fransız tekstilci Pierre Guerchon'un üstlendiğini bildiren Taşçı, projede 10 pehlivanın rol aldığını belirtti.
Demirel, Taşçı'nın kendisini oyuna davet etmesi üzerine, "İnşallah katılacağım" yanıtını verdi.
Ziyarette hazır bulunan Guerchon'u da kutlayan Demirel, "Kendi değerlerimizi ortaya koymak ve tanıtmak, çok önemli bir olaydır. Böyle bir şeyin yapılacağı en iyi yer de Paris'tir. Bu iş hep çayırda olacak değil" dedi.
Demirel, daha sonra Çankaya Merkez Camisi'nde cuma namazı kıldı.
TZOB: Demirel çileden çıktı
Nedim Şener
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Faruk Yücel, hükümetin tarım politikalarının 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i çileden çıkardığını söyledi.
Yücel Demirel'e anlattıklarını Milliyet için şöyle özetledi:
"Türkiye'deki çiftçilerin devletten 300 trilyon alacağını bulunduğunu, buna karşılık 150 trilyon borcu bulunduğunu anlattık. Çiftçinin toprağını, traktörünü sattığını ve borcunu kapama çabasında olduğunu, buna karşılık toprağa alıcı çıkmadığını söyledik. Hububata verilen fiyatların girdileri karşılamadığını, hakkımızı aramak için miting yaptığımızı, sorunlarımızı anlatmak için Tarım Bakanı'ndan dört kez faksla randevu istediğimizi, ama olumlu yanıt alamadığımızı bildirdik. Ve Demirel'e çok iyi bildiği tütün ekilen Samsun'un Tekeköy'ünde arazinin ona göre ne durumda olabileceğini sordum. 'Boş olamaz' dedi. Ben de 'Hayır yarısı boş, topraklarını bile satıyorlar ama alan yok' dedim."
"Durum kötü demektir"
"İzmirli çiftçiler pamuk ekemediklerini, Rizeli çay işleticileri işçilik ücretinin karşılamadığı için hasat yapmadıklarını Demirel'e anlattılar" diyen Yücel, şöyle devam etti:
"Çiftçinin kredi borçları yüzünden hapse girmek için sıra aldığını söyleyince, Demirel'in sıkıldığını gördüm. Biz derdimizi anlattıkça o çileden çıktı. Sayın Demirel, 'O zaman nüfusun yüzde 45'inin geçimini sağladığı tarım sektöründe, traktör satıp borç kapatılıyor, satışa çıkan toprağa alıcı bulunmuyorsa, durum kötü demektir' dedi. Hükümetin tarım politikasının çiftçinin aleyhine olmaması gerektiğini, Tarım Bakanlığı ve hükümetle sorunların diyalog içinde çözülmesi için elinden geleni yapacağını söyledi. Hükümet üzerinde yetkisi olmamasına rağmen çiftçinin sorunlarını basın yoluyla duyurmaya çalışacağını da belirtti."
Tarım Bakanı sessiz
Tarım Bakanı Hüsnü Ziya Gökalp, Demirel'in tarım kesiminin durumu üzerine dile getirdiği eleştiriler için yorum yapmamayı tercih etti. Gökalp, Milliyet'in konuya ilişkin sorusuna, Basın Müşavirliği aracılığıyla "Konu bizimle alakalı değil" karşılığını vermekle yetindi.
|
|