|
|
Enflasyonun hesaplanmasında "bağımsız oluşum" Siyaset Kürsüsü
UFUK SÖYLEMEZ DYP Milletvekili
Fiyat endeksleri, ortalama bir ailenin yaşam maliyetindeki değişmeleri yansıtan göstergeler olduğu gibi, diğer yandan da makro ekonomik plandaki genel gelişmeleri ortaya koyan ve tüm ülke ekonomisi tarafından dikkatle izlenen ve değerlendirilen önemli göstergelerdir.
Ülkemizde resmi fiyat endeksleri Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından yayımlanmaktadır. Bunun yanı sıra 300.000'e yakın üyesi ile köklü ve saygın bir sivil toplum kuruluşu olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) da 1930'lu yıllardan beri "İstanbul ücretliler geçinme endeksi" ve "Toptan eşya fiyatları endeksi" adı ile düzenli olarak enflasyon rakamlarını yayımlamaktadır.
Ne var ki ay başında DİE tarafından yayımlanan haziran ayı enflasyon rakamları ile İTO tarafından yayımlanan enflasyon rakamları arasında önemli ölçüde bir farklılık oluştuğu görüldü.
DİE'ye göre haziran ayı TÜFE % 0.7, TEFE % 0.3 olarak açıklanırken, İTO ise bu rakamları sırasıyla % 1.6 ve % 2.3 olarak açıkladı.
Elbette her iki endeksin kapsamına giren madde sayısı ve ağırlıkları, baz yılları, hesaplama yöntemleri vb. arasında farklılıklar bulunduğu bilinmektedir.
Ancak İTO Başkanı Sayın Mehmet Yıldırım, DİE ile aralarında geçmişte olmadığı kadar önemli farklılıkların son iki ay içinde ortaya çıktığını belirterek; bu hesapların hükümet tarafından yapılmasının sağlıklı olmadığını belirtmiştir.
Enflasyon endeksinin daha sağlıklı olarak belirlenebilmesi, tüketicilerin ve sabit gelirlilerin "çarşı pazar enflasyonu" olarak, her gün yüz yüze yaşadıkları hayat pahalılığının daha doğru ve inanılır bir biçimde tespiti oldukça önemlidir.
Bu açıdan resmi enflasyon rakamlarıyla arada gözle görülür bir farklılık söz konusu olduğunda ister istemez kaygı ve soru işaretleri gündeme gelmektedir.
Örneğin TÜFE'de ülkemizde ortalama bir ailenin tüketim kalıbı, endekste kullanılan ağırlık kalıbına ne kadar uymaktadır? Endeks, bu ailenin yaşam maliyetindeki değişikliği ne ölçüde yansıtabilmektedir? DİE'nin kullandığı yüzde ağırlık paylar bu açıdan tartışılabilir.
Bu nedenle bu tür kaygı ve karışıklığa yer vermemek ve enflasyon endeksinin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak bir biçimde tespiti için DİE, üniversiteler, ticaret ve sanayi odaları, tüketici ve sendikaların temsilcilerinden oluşacak yeni ve bağımsız bir oluşumda yarar olduğunu düşünüyoruz.
Rakamlar inandırıcı olmaz ve endeksler gerçekçi hesaplanmaz ise ekonomik göstergeler de hayatın gerçeklerini yansıtmayacak ve güvenirlilikleri kalmayacaktır.
Bugüne kadar bu konuda en ciddi ve kapsamlı çalışmaları ortaya koyan DİE ve İTO'nun başını çektiği, bir "bağımsız oluşum" yoluyla fiyat endeks hesaplarının yeniden ortaya konulmasında yarar vardır.
|
|