|
|
Yok yere ihtilaf Tamer HEPER
Ben Ankara'nın içinde kirada oturuyorum, ev sahibim evden çıkmamı istedi, çıktım; ama bu defa da yeni Kira Kanunu'nun etkisi ile alabildiğine artan kira bedellerinden önemli ölçüde zarara uğradım. Şimdi Ankara dışında kirada olan kendi evime çıkmak istiyorum. Çünkü yeni kira bedelini karşılayamıyorum. Ancak kiracım da 2001 yılındaki kira artışının cazibesi ile evi tahliye etmeyecektir. En seri şekilde kiracıyı nasıl çıkartırım? Geçim sıkıntısına dayanacak halim kalmadı.
O. Y. - Ankara
Dilimde tüy bitti, kira bedellerini sınırlamakla kira bedelleri düşürülemez, iktisadın kuralları vardır, bunlar çalışır. Kira bedellerini düşürmek istiyorsak ya talebi kısacağız ve arzı arttıracağız. Çözüm rekabet ortamındadır. Buyurun size bir örnek: Kıt kanat geçinen biri yeni bir eve taşınıyor ve artık geçinemez oluyor. Niye? Nasıl olsa seneye yüzde 10 zam alacağım, şimdiden kiramı öyle yüksek tutayım ki, zararı peşinen telafi edeyim. Sonuç bu.
Şimdi okuyucum kendi kiracısını çıkartmaya çalışacak; buyurun, durduk yerde bir ihtilaf ve sıkıntıya sokulan vatandaş.
Okuyucuma yanıtım da öyle pek iç açıcı olmayacak. Zira kiracıyı erken çıkarmanın yolu yok. Anlatılan durumda ihtiyaç nedeni ile tahliye talebi söz konusu olacak. Bu dava da kira döneminin bitiminden sonraki bir ay içinde açılır. Kira dönemini bilmiyorum; ama 1 Eylül kabul edersek eylül ayı içinde tahliye davası açılacak. Davada okuyucum, mecura olan ihtiyacını ispatlayacak. Deyin ki kazandı, kiracının temyiz hakkı var. Yani nereden bakarsanız bakın bir sene. İhtiyaç nedeni ile tahliyenin de daha kısa yolu yok. Buyrun size durduk yerde ihtilaf.
Anayasa Mahkemesi bu kanun hakkındaki görüşmeyi tamamlayıp kararını açıklasa da artık önümüzü bir görsek.
|
|