27 Temmuz 2000 Perşembe 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 RATİNG CANAVARI
 GÜNÜN FİLMLERİ
 TV'DE BUGÜN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
ekran1.jpg Şikayete gerek yok



Özel kanalların doğuşundan bu yana hep, kalitesiz yapımlardan yakınılıyor. Ama artık günün her saati kaliteli yapımlar var, tabii seçmesini bilene...
Özel kanallara geçişle birlikte yaşanan kaos son bulmuşa benziyor. Kanalların özgürce çoğaldığı ve sayısız programın yapıldığı ortamda en büyük şikayet kalite düşüklüğündendi. Bugün ise en geniş yayın ağına sahip yaklaşık 30 kanala bakıldığında, şikayetlerin büyük ölçüde havada kaldığı gözleniyor. Gerçi madalyonun bir yüzünde TV izleyicisine "Maraba Televole" diyen yapımlar duruyor, ama diğer yüzünde günün her saati her beğeniye uyan yapımlar var. Örneğin hep eksikliğinden yakınılan "belgeseller", artık sıkça yayınlanıyor. Amerikan aksanıyla Türkçe konuşmaya çalışan klip sunucularından şikayet edenler içinse birbirinden ilginç müzik programları var.
Kanal D Genel Müdürü Faruk Bayhan "Yeni filmleri ve kaliteli dizileri yayınlayan TV’lere yapılan eleştirileri haksız bulduğunu" belirtirken, kaliteli filmleri daha uygun saatlere çekmek ve daha fazla kültür - sanat programı yayınlamak istediklerini söyledi. Bayhan, özel kanalların bu olumlu istekleri karşısında önemli bir engel olarak ise "AGB’nin reyting ölçümlerinde C ve D grubundan izleyicilerin öne çıkarılmasını" gösterdi.
Reyting önemli değil
TV8 Genel Yayın Yönetmeni Turan Yavuz, "Üç yıl önce TV yöneticileri ‘belgesel’ sözcüğünü duymak istemezlerdi. Ama artık sadece hayvanlar alemi değil, siyasi içerikli olanlar bile yayınlanmaya başladı" dedi. Yavuz, "inatla temiz ve kaliteli yapımlar sunduklarını" ve "şikayet eden izleyicilere" seçenek olduklarını da belirtti.
BRT Genel Müdürü Adem Gürses ise genelde kanalların alt beğeni düzeyine yönelik işler yaptığını, ama böyle giderse "kendi kendilerini boğacaklarını" belirtirken, "Yüksek reytingin önemli olmadığını reklam verenler de görmeye başladı. Kaliteli yapımlara az izlense bile reklam vererek hedef kitleye ulaşabildiklerini gördüler. Böyle giderse kaliteli yapımlara destek artacak" dedi.



ekran2.jpg Erkan Memoli’ye Zeynep’i anlatıyor


Zeynep’in vurulmasının şokunu atlatan Memoli, "yılan"ın peşine düşer ve onu bir inşaatın çatısında yakalar
Kanal D’nin sevilen dizisi "Yılan Hikâyesi"nde hareketli bir bölüm ekrana gelecek. Başrollerini Meltem Cumbul ve Memet Ali Alabora’nın paylaştıkları dizinin geçen bölümünde, Zeynep, Erkan’ın adamı tarafından vurulmuştu. Bu bölüm, silahının yerinde olmadığını gören Memoli’nin Zeynep’in peşinden hastaneye gitmesi ve onu yaralı halde hastaneye yatırmasıyla başlıyor. Zeynep’in yarasının ciddi olmadığı anlaşılınca Memoli, Zeynep’i evine götürür.
Memoli ve Cem bir ihbar üzerine Erkan’ın saklandığı inşaata gider. Memoli ile Erkan’ın arasında kovalamaca başlar. Memoli, Erkan’ı çatıda kıstırır. Zeynep’in hayatını karartan "yılan"la kavgaya tutuşan Memoli, onu etkisiz hale getirir. Cem ve Memoli, Erkan’ı emniyete götürürken, Kral’dan ve Kürşat’tan söz ederler. Bir ara Memoli, Zeynep’i sorar. Erkan’ın anlattıklarından sonra da onu serbest bırakır.
Bela ‘geliyorum’ diyor
Tüm bunlar olurken hastanede karşılaştığı dilenciye aklı takılan Belgin Hanım, eşinin en iyi adamı Genco’ya gitmeye karar verir. Genco’ya gitmek üzere yola çıktıklarında yanlarına apartman komşuları da katılan Zeynep ve Belgin Hanım, dönüşte bir bankaya uğrarlar. Bankanın soyguncular tarafından basılması, yeni bir maceraya neden olur.
YILAN HİKÂYESİ KANAL D / 20.35



ekran3.jpg Yalnızlığın ortasında


İkisi de dul olan Frank ve Rose birbirlerini sever ve evlenmeye karar verirler. Ancak Frank’in kızı bu evliliğe şiddetle karşı çıkar
İki insan... Bir zamanlar onlar da genç olmuş, gençliklerini ve orta yaşlarını hep sevinçler, coşkular, umutlar ve hayal kırıklıkları içinde yaşamışlar. Günün birinde bakmışlar ki, geride bıraktıkları yaşamdan (anılar dışında) hiçbir şey kalmamış. Üstelik ikisi de dul, ama burada bir fark var. Frank’in eşi yıllar önce ölmüş, Rose ise eşini kısa süre önce kaybetmiş. Bu iki insan tanışıyor, birbirine yakınlaşıyor, yeni bir umut ve yeni bir hayat özlemi, filizlenir gibi oluyor, ama...
Düğümü kız çözecek
Film, her zaman olabilecek bir şeyi anlatıyor. Bu filmde "ama" Frank’ın kızı. O, babasının evlenmesini ölmüş annesine ihanet sayıyor, bu nedenle ikisinin beraberliğine karşı çıkıyor. İkisi de farkında ki, yalnızlıktan kurtulmaları için önce kızı ikna etmek şart. Belki her mahallede görülebilecek kadar gerçek olan bu öykü, iki usta oyuncu eşliğinde ekrana geliyor. Günün en iyi filmlerinden biri.


Siyah OrkideSiyah Orkide
Orijinal Adı: "The Black Orchid"
Oynayanlar: Sophia Loren, Anthony Quinn
Yönetmen: Martin Ritt
21.00 KANAL E / DRAM



ekran4.jpg Tuzun öyküsü
İlk bakışta herhangi bir göl gibidir Tuz Gölü... Yaz başında pembenin çeşitli tonlarına bürünür... Ağustos’tan itibaren hummalı bir faaliyet başlar göl üzerinde. Doğu illerinden gelen mevsimlik işçiler, kara gözlükleriyle yirmidört saat çalışırlar yüzeyde biriken tuzu toplamak için. "Tuz"un çıkarılmasının her aşamasında emek ve alın teri vardır. Yapımda tuzun çileli öyküsü anlatılıyor.
KEŞİFLER ATLASI n KANAL D / 23.00





© 2000 Milliyet