|
|
Hayat, başlı başına servet
PARİS
Kiminin hayatı ile kiminin ölümü garip bir şekilde kesişir ya...
Efsanevi General de Gaulle, garip bir uçak projesine imza attıktan 38 yıl sonra kendi adını taşıyan havaalanından kalkan o uçağın kimleri nasıl buluşturacağını bilemezdi.
Gidiş - dönüş bileti 4 milyar civarında olan...
Bir İngiliz - Fransız uçağında...
Claudia Schiffer, Michael Jackson gibi ünlü yolcuları olmayan...
Yıllarca biriktirdikleri parayla kendilerine "lüks satın alan", çoğu emekli 100 kadar Alman...
Rüyaya kalkıştan 55 saniye sonra, mısır tarlalarına ceset ceset düştüklerinde...
Otelde ekmek parası peşinde olan iki Polonyalı'yı da ölümlerine kattığında...
Camdan atlayan İngiliz Alice alev alev ölümden kaçarken...
Yer kalmadığı için uçağa binemeyen yedi Alman normal seferle ABD'ye varırken...
Bir Macar "tesadüfen" bir fotoğraf kahramanı olurken...
İlk görgü tanıklarının ve oteldekilerin yardımına ilk koşanların arasında iki Türk gencin, Mehmet Atar ile Oktay Külekçinin bulunması gibi.
Hayatları boyunca bir "Concorde rüyası" göremeyeceklerin, bir kabusun "canlı" tanığı olabilmesi gibi.
"Dünyanın parası" ile ölümün satın alınabiliğine tanıksanız, hayat herşeye rağmen daha büyük bir servet işte!
...
Yüzlerce itfaiyeci, helikopterler, polisler, jandarma, kurtarma ekipleri, gazeteci ordusu... Ambulanslar ancak kömürleşmiş, şişmiş ceset parçalarını taşıyabiliyor Paris'e, kimlik tespitleri için.
Almanya'dan gelen ve kimi "korku" ile karayolunu tercih eden kurban yakınları için psikologlar seferber edilmiş.
Uçağın düştüğü Gonesse'in halkı hem üzüntülü hem de öfkeli.
"Tepelerinden yılda 500 bin uçak geçiyor."
Ataköylüler, Yeşilköylüler, tabii ki Gonesse'i bilmiyor!
Görgü tanıklarına göre, pilotun yaptığı son dönüş uçağı kurtarmak için değil, kenti kurtarmak için. Yani, ölümü Concorde'un içine hapsedebilmek için.
...
Hemen hatırlanan iki kaza var. Biri 1973'te, yine buralarda, Sovyetler'in Concorde özentisi "Concordski"nin, yani Tupolev 144'ün bir gösteri uçuşunda düşmesi ve 8 kişilik mürettebatın yanı sıra, yerdeki sekiz çocuğu da öldürmesi.
Diğeri de, 3 Mart 1974'te, yine bu bölgede THY'nin DC - 10'nun tam 355 kişi ile düşmesi.
...
Gözler o sır küpü karakutuda elbette.
Ama dikkati çeken şu:
Pilot, kalkış saatinde bakım talep ediyor ve kalkış bir saat gecikiyor.
O arada ne oldu?
Mekanik müdahale onarımdan ziyade, bir arızaya mı neden oldu?
Bu arada, ortaya çıkıyor ki, benzer bir Concorde faciası 1988'de ucuz atlatılmış ve gizlenmiş.
Motor alev aldığında, ki tek arızalı motorla uçması mümkün ama ikincisi ile değil, artık çok geç olduğu söyleniyor. "Ve bir" denilen durdurulamaz kalkış hızına çoktan ulaşmış durumda.
Bile bile ölüme kalkış yani.
...
Kimine göre Concorde zaten "demode".
Fransızların 300 milyon franklık yatırımla, uçakların ömrünü 2010'a kadar uzattıkları, yeni bir yatırımla en fazla 2020'ye uzatabilecekleri belirtiliyor.
Düşmese, en fazla bir 20 yıl daha yaşayacaktı uçak.
Yolcular ve yerdekiler? Belki daha az, belki de çok.
Concorde ile uçan her yolcuya bir sertifika verilir.
Şimdi, ölenlerin yakınlarına, onlardan arta kalan birkaç parça eşya verilecek.
O da, tanıyabilirlerse.
...
Bir tatilin beni de, bir ölüm makinesinin öyküsüyle buluşturacağını bilemezdim ki!
Yazara E-Posta: umur.talu@milliyet.com.tr
|
|