1 Ağustos 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 RATİNG CANAVARI
 GÜNÜN FİLMLERİ
 TV'DE BUGÜN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Pazar notları

  Keloğlan Aramızda... Anadolu’nun bakir topraklarında, anasının dizi dibinde otururdu. Çarşıdan sarı leblebi alıp yerdi. Birden İstanbul’a geliverdi. Şehirli Keloğlan, kel olmaktan çıkıyor.

  "Gurbetçiler" saat 22.45’te... Efendim gavur milletinin TV’lerinde gece yarısı da dizi oynuyor, ama biz alışık değiliz. Bizde yerli dizi dedin mi, en geç sat 22.00’de kepenkleri kapatmalı.

  Yılmaz Güney’in eski filmlerine neden rağbet yok? Kanal 7, Güney nostaljisi yapan tek kanal. Halbuki kilo kilo gösteriyorlar.

  Cumhuriyet Kupası değil, işkencesi... Öğle sıcağında maç yaptırıyorlar. Seyrederken ben oyunculara acıdım.

  "AXN"... Nasuh Mahruki’nin sunduğu "macera dolu Amerika" sporları... Mağazadan tişört alırken etiketine bakarsınız "XL", "M" ya da "L" harfleri vardır. Büyük, küçük, orta boy anlamına gelir. Programın ismi bana bunları hatırlattı.

  TV8’de McCarthy döneminde Hollywood’un yazar, yönetmen ve oyuncularına yapılan baskıları konu alan güzel bir belgesel vardı. "Komünist" damgasının her önüne gelene vurulduğu dönem. Frank Capra’nın "Şahane Hayat" filminde bankacıların kötü gösterilmesi Amerikan ideallerine uygun bulunmamış. "Tanrının idaresinde özgürlük ya da Stalin’in idaresinde esaret" diyen başkanları izledim. John Wayne en bir yurtsever olarak "solcu"lara karşı savaşanların başında geliyor. John Ford sağ cenahta olmasına karşın yapılan anlamsız ithamlara dayanamadığını söyleyebiliyor. Ve Elia Kazan... Belgeselde komiteye (yani komünist avcılarına!) isimleri veren yönetmen olarak geçiyor. Gerekçesi de komünist yıkıcılığın olması... Sabah gazetesinin pazar ilavesinde Zülfü Livaneli ile resimleri vardı... Akşam da geçmişteki gerçekler...

  "Singin’ in the Rain"... Belgeselde bu filme farklı bir bakış açısı getirilmiş. O güzelim müzikal, tüm elbisesinden çıkarılıyor. Amerika’nın sözde özgürlüğü Avrupa’ya bu film ile ithal edilmiş. O sıralarda yeni dünyada millet birbirini gammazlamakla meşgul... Sanırım bu filmi izlerken ister istemez bunları düşüneceğim...


Rating canavarı internet cafede de sizlerle birlikte.
© 2000 Milliyet