|
|
ZİRVEDE DÜELLO Ecevit: Kararnameyi aynen iade ediyoruz. Sezer de imzalamak zorunda. Sindiremiyorsa Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir. İmzalamamasını düşünmek bile istemem
ANKARA Milliyet
Bölücü ve yıkıcı faaliyetlerle irticai faaliyete karışan memurların devletten uzaklaştırılmasını öngören kanun hükmünde kararname (KHK), devletin zirvesinde uzun süredir görülmeyen bir restleşmeye neden oldu. Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in “Yasayla yapılması gerekir" diyerek iade ettiği KHK’yi aynen Köşk’e göndermeye karar verdi. Başbakan Bülent Ecevit, Anayasa’da bulunmayan bir yetkiyi kullanmakla suçladığı Sezer’in “KHK’yı imzalamak zorunda olduğunu, aksi yönde bir tavırı düşünmek bile istemediğini" söyledi.
Bakanlar Kurulu, önceki günkü liderler zirvesinin ardından Sezer’in iade iade ettiği kararnameyi görüşmek üzere dün toplandı. Toplantı yaklaşık 4.5 saat sürdü. Sezer’in, yasalarda uygulanan yöntemi benimseyerek KHK’yı geri gönderdiği sonucuna varan Bakanlar Kurulu da kararnameyi “bir yasa gibi" tekrar Köşk’e sevk etme kararı aldı.
Ecevit, koalisyon ortağı partilerin liderleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında Bakanlar Kurulu’nun kararını şöyle açıkladı:
OLMAYAN YETKİYİ KULLANDI
Sayın Cumhurbaşkanı, laik, demokratik Cumhuriyet’i ve ülke bütünlüğünü koruyucu yaptırımları etkili kılmak için hazırlanan kanun hükmünde kararnameyi geri yollamıştır. Anayasa’nın 6. maddesine göre “hiçbir kimse ve organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz." Sayın Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesinde kanunları geri gönderme yetkisi tanınmasına rağmen, kanun hükmünde kararnameler için bu yönde bir yetki verilmemiştir.
ANAYASAL ZORUNLULUK:
Buna rağmen Sayın Cumhurbaşkanı’nın kanun hükmünde kararnameyi iade ederek yasalarla ilgili süreci başlattığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Sayın Cumhurbaşkanı’nın ikinci kez ve değiştirilmeden kendisine gönderilen bir kanun hükmünde kararnameyi imzalaması (yasalara ilişkin prosedür böyle) anayasal bir zorunluluktur.
İSTERSE DAVA AÇSIN
Ancak kanun hükmünde kararnameyi imzaladıktan sonra Anayasa’ya şekil ve esas bakımından aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açabilir. Anayasa ile Cumhurbaşkanı’na verilen görevler arasında yargı denetimine gitme yetkisinin bulunması Cumhurbaşkanlığı makamının yargı yetkisini kullanmasını önlemek içindi.
AYNEN İADE
Hükümetimizin temel amacı, bir yandan ülke bütünlüğünü ve laik, demokratik Cumhuriyet’in temel niteliklerini korumak, öbür yandan da vatandaşlarımızın bütün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlamaktır. Bu anlayışla Bakanlar Kurulumuz, kanun hükmünde kararnamenin, daha önce gönderildiği şekilde yeniden Sayın Cumhurbaşkanı’na sunulmasını kararlaştırmıştır."
ONAYLAMAK ZORUNDA
İkinci kez gönderildiğinde kararnameyi onaylamak zorunda, çünkü kendisi yasa tasarıları ile ilgili süreci uygulamıştır. Bizce Anayasa’ya aykırı olmamasına karşın bu tür bir uygulamayı seçmiştir. Kendisine gönderdiğimiz kanun hükmünde kararnameyi geri yollamıştır. Bu durumda, bir tasarının kendine ikinci kez ve değiştirilmeden gönderildiği takdirde aynen imzalaması zorunluluktur. KHK’yı görüşlerine göre Anayasa’ya aykırı bulursa, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkı elbette vardır.
ÇÖZÜM YOLU YARGIDA
Bazen devlet organları arasında çelişkili görüşler ortaya çıkabilir. Bunun da yolları Anayasa’da saptanmıştır. Bu yolların en başında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru olanağı belirtilmektedir. Bu şekilde sorun bir çözüme bağlanabilecektir.
SÜRATLE İHTİYAÇ VAR
Şu sırada amacımız bir KHK olarak çıkmasıdır. Çünkü rejimle ilgili olumsuz eylemler, bölücü eylemler, yıkıcı eylemler, son zamanlarda değişik kılıflar altında çoğalma eğilimi içine girmiştir. Onun için süratle, bu KHK’nın çıkarılmasında fayda vardır. Ondan sonra ne yapılacağını ileride düşünürüz.
UYGUN BULMASA DA
Israr etmesi durumunda de imzalamama yetkisi yoktur. İkinci kez bir KHK değişiklik yapılmadan sunulduğu takdirde, aynen imzalamak zorundadır. KHK’yı uygun bulmasa bile aynen imzalamak zorundadır. Yasa tasarılarıyla ilgili yöntem de budur.
DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMEM
(“Cumhurbaşkanı imzayı geciktirirse tavrınız ne olacak" sorusu üzerine) Böyle bir şeyi, öyle bir olasılığı düşünmek bile istemiyorum.
Hukukçular bölündü
Prof. Dr. Bakır Çağlar: Anayasa'nın 104. maddesine göre, Sezer, bunu hiç tartışma konusu yapmadan çöpe bile atabilir. Anayasa'da KHK ile düzenlenemeyecek saklı yerler var. Bunun için hükümetin ısrarının anlamlı olmadığını düşünüyorum. Sezer'in KHK ile ilgili yetkileri mevcut. Yasalarla ilgili gerekli prosedür düzenlenmiştir. Sezer'in bunu yasa gibi ele alma zorunluluğu yok.
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Sezer'in bunu aynen geri gönderme hakkı var. Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne giderek, uzun bir hukuk yolunu açacağını sanmıyorum. 104. maddeye göre Sezer, KHK'yı elinde tutabilir ya da geri gönderebilir.
Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer: Sayın Cumhurbaşkanı, kararnameyi imzalamak zorunda. Ondan sonra isterse kararnamenin aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne gidebilir. Başbakan'ın yaptığı açıklama doğrudur. Sayın Cumhurbaşkanı, takdir yetkisini kullanmış. Bence baştan itibaren kararnameyi imzalamalıydı. Kararnameyi imzalamayı Anayasa'ya aykırı telakki ettiği takdirde ise; Anayasa Mahkemesi'ne başvurması daha yerinde olurdu. Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'na verdiği yetki bu şekildedir. Ben o kanaatteyim.
|
|