|
|
Kim kimin arkasında?
Hükümet, iadeli taahhütlü kararnamesinin arkasında...
"Amcababa", arkasından bıçaklanan yeğeninin arkasında.
Kim var, sizin arkanızda?
. . .
Bir deyişin, "maço" bir toplumda hem acayip nahoş karşılanıp hem de iş bitirirken bu denli baş üstünde tutulması nadirdir.
Öyle ya... Herkes arkasını kollar.
Arkadan vurmak kalleşliktir.
Arkadan yanaşana hoş gözle bakılmaz.
Erkekler önden gider, arkasına yanaşılmaya görsün; ama yiğitliğin onda dokuzu arkada bir yerlerde sinip kalmaktır.
Buna karşılık, kimileri durmadan "arka" arar.
Arkası sağlam görünmeyi sever.
Arkasındakileri sıralar durur.
"Arkandayım" dendi mi, cüret ve cesaret artar.
En azından "arkadaş", birbirini arkalamaya dönük bir dayanışmadır.
"Arkadaş" iyidir... "Arkabaş" başka!
. . .
Hiçbir saldırganlık, hiçbir şiddet biçimi hoş görülemez elbette ama, işini "arka"lar sayesinde arkadan bitirenlerin kalleşçe arkadan bıçaklanması hayatın ne garip bir cilvesidir.
Arkaları arkalarına alarak, arka yollardan milletin arkasına geçip paraları arkaya atanların dikkatini çekmiş midir acaba şu "linguistik" uyum?
"Arkalamak" ile "araklamak" arasında ne müthiş, ne hızlı bir geçiştir, iki harflik bir cambazlık.
. . .
"Arkada durarak" ve "arkaya geçerek" bu ülkede hukuk çalınır... Hukuku umursamıyorsanız dahi, bilirsiniz ki, paranız çalınır.
Geçmişiniz çalınmıştır zaten, geleceğiniz de çalınır...
Umutlarınız çalınır.
Arkanızdan tef çalınır.
. . .
Çaldırmayın siz de!
Aklınızı arkanızdan başınıza çıkarın.
Yazara E-Posta: umur.talu@milliyet.com.tr
|
|