|
|
Ekonomi ve siyaset Siyaset Kürsüsü
Oktay Vural MHP İzmir Milletvekili
Siyasi partiler ekonomi hakkında karar, tespit ve değerlendirmeleriyle topluma çeşitli mesajlar verirler. Şüphesiz bu mesajların siyasi yönü kadar ekonomi bilimi ve gerçekleriyle tutarlılığı da önemlidir.
Ekonomi politikalarında başarı için, belli bir paradigma çerçevesinde tercihlere dayalı olarak alınan kararların tutarlı ve sistematik bir biçimde uygulanması gerekir. Ekonomi politikası en basit tanımı ile "önceliklerin tercihi"dir. Bu tercihleri oluşturacak en önemli amaçları ise; fiyat istikrarı, yüksek ve kararlı bir istihdam, ülke kaynaklarını aşındırmayacak büyüme, dengeli kalkınma ve gelir dağılımında adaletin sağlanmasıdır.
Ancak, ekonomi politikalarında karşılaşılan en önemli sorun bu temel amaçların birbirleriyle çatışabilmesi ve zorunlu olarak amaçlar arasında bir sıralamanın süreye bağlı olarak yapılmasıdır. Mesela; fiyat istikrarını sağlamadan işsizliği azaltmak ya da büyümeyi sürdürebilmek; kaynakların etkin kullanımını sağlamadan gelir dağılımını düzeltebilmek mümkün değildir. Sadece büyümeyi hedefleyerek tasarruf artışına yönelik bir politika izlemek ise, gelir dağılımında adalet sorununu ortaya çıkarabilmektedir.
Son 25 yıldır yaşanan kronik enflasyon düşürülmeden, ekonomi politikasının diğer amaçlarına yönelmek veya bunlarda başarı elde ederek iktisadın nihai amacı olan refaha ulaşmak mümkün değildir.
Amaçlarda önceliğin doğru tespiti kadar, bu önceliğe ulaşmada kullanılacak araçların seçimi de önemlidir. Zira, bu araçlar arasında da çatışmalar söz konusu olabilmektedir.
Bu açıdan bakıldığında, enflasyonla mücadelede para ve maliye politikası araçlarının aynı yönde kullanımında da önemli sıkıntılarla karşılaşılmaktadır. Bunun en tipik örneği, borçlanma politikası ile sıkı para politikalarının ortak etkisi olan faiz düşüşlerinde yaşanmaktadır. Bir taraftan yatırımları kolaylaştıran düşük faiz arzu edilirken, enflasyondaki küçük bir ivmeye istinaden talep azaltmak için tasarrufları ve kamu borçlanma maliyetini artıracak faiz yükseltilmesi istenebilmektedir. Paranın satın alma gücünü artırmaya yönelik kur politikası ile ihracatta bazı sıkıntılar doğmakta, bunun sonucunda da kur ayarlamaları beklenebilmektedir.
İktisat politikası amaçları ve araçları arasındaki bu çatışmalar, siyasetçiler tarafından kullanılmaktadır. 57'nci hükümetin "enflasyonun düşürülmesi" temel tercihini eleştiremeyenler, bu amaçla diğer amaçlar arasındaki çatışmaları veya bu amaç için kullanılan araçların etkilerini siyaset malzemesi yapabilmektedirler.
Uygulanan harcama kısıcı politikalar kolay, bugüne kadar uygulanmış ve ekonomideki sıkıntıları çözememiş gelir artırıcı politikalar zor gösterilebilmektedir. Sağlıklı işlemeyen piyasaların ortaya çıkardığı sorunları çözmeye yönelik politikalar "emir - komuta", paradan para kazanmayı sona erdiren politikalar "insansız" olarak nitelendirilebilmektedir. Kaynak dağılımındaki etkinsizlik giderilmeye çalışıldıkça, kaynakların sektörel ve kesimsel denge sağlanmadan dağıtılması talep edilebilmektedir.
Bu çatışmalara dayalı olarak geliştirilen siyasetlerin çelişkilerini ve yanlışlıklarını halkımız yaşadı. Türkiye'nin sorunlarına çözüm getiremeyen, ekonomide istikrarın devamını sağlayamayan bu anlayışın yerine, sosyal dengeleri gözeten, politika çatışmalarını minimize eden ve zaman boyutunu dikkate alan eleştirilere dayalı siyaset, milletimiz için daha faydalı değil midir?
|
|