15 Ağustos 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Meral TAMER Fotoğrafı: 7727 bayt
Spamcı Netpa Superonline'ı bunalltı

       Spam'lar (istenmeyen mesajlar) e - posta kutusu olan herkesin ortak derdi. Kendisini "marketing eksper" diye tanıtan Abdullah Güçlü'den -nam ı diğer Netpa- gelen spam'lar Klan Euro RSCG Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Mesci'yi de iyice sinirlendirmeye başlamış.
       Superonline abonesi olan Mesci, spam'ları engellemede artık internet servis sağlayıcıların (İSS) da tüketicilere karşı sorumlu tutulması gerektiğine inanıyor.
       E - posta mesajında Superonline'ı olayları izlemekten başka bir şey yapmamakla suçlayan Mesçi şöyle diyor:
       "Ya umursamıyorlar ya da içeriden birileri Abdullah Güçlü'yle işbirliği yapıyor. Dünyanın her köşesinde bu tür girişimler var, ama şikayet geldiğinde İSS derhal bir filtreyle mesajı engelliyor."
       Mesci'nin aktardığına göre Abdullah Güçlü tarafından gönderdiği reklam mesajlarında "Bu bir spam değildir. İstemiyorsanız Remove komutu gönderin" diyormuş, ama adres sahte olduğu için mesaj da geri dönüyormuş.
       Superonline kurumsal iletişim müdürü Elif Duru, bu sorunu çözmek için uzun süredir çaba harcadıklarını söyledi. Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan Duru'nun dediğine göre önce içinde Netpa kelimesi geçen her mesajı engelleyen bir filtre konmuş. Ancak Güçlü bu durumu fark edince mesajları şifreli bir şekilde göndermeye başlamış. Bu arada Superonline da spam gönderildiğini her tespit ettiğinde Güçlü'nün hesabını kapatmış. Ama Güçlü her seferinde başka bir adres almayı başardığı için bu yöntem de etkili olmamış.
       Şu sıralar üzerinde çalıştıkları önlem ise Netpa'nın mesajlarının gönderimini yavaşlatmaya yönelik. Yani Güçlü bir defada 100 değil de diyelim ki, 10 spam atabilecek.

Bankadaki yolsuzluğun ceremesi müşteriye!

       İmar Bankası'nın İskenderun şubesi müdür yardımcısının yaptığı yolsuzluk, şubede 2 ayrı hesabı bulunan okurumuz Mustafa Kamil Gözcü'nün faiz gelirine fatura edildi.
       Okurumuz söz konusu şubede 1 Nisan'da yıllık yüzde 49 faizle biri 3.4 milyar, diğeri 3.7 milyar lira tutarında bir ay vadeli 2 ayrı hesap açtırmıştı. 1 Mayıs'ta parasını çekmeye gittiğinde şubede bir yolsuzluk olduğunu öğrendi. Dediklerine göre şube müdür yardımcısı bazı hesaplarla oynamış ve bu arada Gözcü'nün 3.7 milyarlık hesabındaki parayı da çekip kayıplara karışmıştı. Dolayısıyla soruşturma sonuçlanıncaya kadar okurumuza bankadaki parasının verilmesi mümkün değildi.
       2,5 ay sonra aradıklarında ise parasını verebileceklerini, ancak faiz oranını yıllık yüzde 49'dan değil de yüzde 38'den hesaplayacaklarını söylediler. Bu durumda okurumuz 30 milyon lira zarar etmiş oluyordu.
       Bizi arayıp olayı aktardığında "Rakam önemli değilmiş gibi görünebilir. Ama eminim benim durumumda pek çok kişi var ve hepsine de aynısını yaptılar. Çalıştırdıkları personelin yaptığı yolsuzluğun ceremesini neden ben çekeyim?" diye yakınıyordu ve çok da haklıydı.
       Arkadaşımız İlkay Özcan, İmar Bankası'nın ne İskenderun şubesinden ne de genel müdürlüğünden tatmin edici bir bilgi alamadı. Soruşturmanın sürdüğünü belirten yetkililer, bu tür olayların her şubede meydana gelebileceğini ve sonuçta okurumuz haklı bulunursa para iadesi yapılacağını söylemekle yetindiler.

"Benzincide içki satılmasın"

       İzmirli okurumuz Dr. Ümit Bal'ın haklı bir isteği var: Benzin istasyonlarında içki satılmasın.
       24 saat açık olan benzincilerdeki marketlerin bir bölümünde alkollü içki satılıyor. Bu marketlerden genelde sürücülerin alışveriş yaptıkları düşünülürse, yolda bir yandan içki içip bir yandan da araç kullanmaları pekala mümkün. Gerçi içki içmeyi aklına koyan, şişesini önceden yanına alır, ama özellikle şehirlerarası yollardaki benzin istasyonlarında içki satılmasının bir ölçüde özendiriciliği var.
       Arkadaşımız İlkay Özcan'ın edindiği bilgiye göre BP'nin 725 istasyonunun sadece 8'inde içki satılıyormuş. Türk Petrol'un 725 istasyonunda yüzde 10'unda içki satılıyor. 563 istasyonu bulunan Shell ise tam bir sayı veremiyor.
       BP, Türk Petrol ve Shell yetkilileri, içki satışı için zaten ruhsat gerektiğini ve bayilik verdikleri akaryakıt istasyonu, işlettiği market için bu ruhsatı almışsa kendilerinin müdahalelerinin söz konusu olmadığını belirtiyorlar.
       Bu arada Adalet Bakanlığı'nın geçtiğimiz günlerde hazırladığı ve yeni yasama döneminde Meclis'e sunacağı trafik yasası değişiklik tasarısı, şehirlerarası yollarda ve otoyollarda kurulu tesis ve konaklama yerlerinde içki satışını yasaklıyor. Böylece en azından bu bölgelerdeki benzin istasyonlarının, Emniyet'ten içki ruhsatı almaları mümkün olmayacak demektir.



Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet