19 Ağustos 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Eski bir amiralin anıları

Denizaltını seveceksin

Haber Merkezi


hab05.jpg        1914 - 1916 yılları arasında Midilli kruvazöründe Türk donanmasına hizmet veren ve 1934 yılında da ilk denizaltı eğitimini vermek için Türkiye'ye gelen Alman Büyükamirali (Grossadmiral) Karl Dönitz'in tercümesi Deniz Kurmay Albay Muzaffer Elaldı tarafından yapılan hatıratı, denizaltıcılık psikolojisini anlamamıza yarayacak bazı bilgiler içeriyor.
       Alman istihbaratının açıklamasına göre henüz basılmadan Rus istihbaratçıların eline geçen ve etüdüne başlanan hatıratı ünlü denizaltı subayı cezaevinde kaleme almış.

       10 yıl hapis yattı
       İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Nürnberg Mahkemeleri'nde yargılanan ve 10 yıl 20 gün Spandau hapishanesinde kalan Dönitz, denizaltıcılığın hayatındaki yerini şöyle tarif ediyor: "Denizaltıcılık mesleği bana, bir erkeğin hayatında insan olarak yaşayacağı her şeyi vermişti: Mesuliyet, başarı, başarısızlık, sadakat, insanların saygısı, doğruluk ve iyiliğin insanlardaki mevcudiyetinin elzemliği..."
       Dönitz'e göre bir denizaltıcının eğitiminde en fazla dikkat edilmesi gereken konular şunlardır: "Mürettebatın silahlarına karşı güven ve sempatisini sağlamak ve personeli müstakil mesuliyetler alacak şekilde talim terbiye ettirmek."

       Her zaman savaşta
       Dönitz'in dikkat çektiği bir başka konu da denizaltı personelinin her zaman savaş şartları altındaymış gibi yetiştirilmesinin gerekliliği.
       Dönitz bir savaş silahı olarak denizaltının dezavantajlarını şöyle ifade ediyor: "Denizaltı, kötü bir keşşaftır. Göz yüksekliği çok azdır. Kısa bir zaman içerisinde büyük bir deniz sahasını görmesi için ağır, süratsiz bir vasıtadır."
       "Her silahın kendi keşif vasıtası olmasına rağmen, sadece denizaltının yoktur" diyen Dönitz denizaltının avantajını ise şöyle tarif ediyor:
       "Denizaltı tesadüfe bağlı, haftalarca etrafına bakınarak bizzat avının kendi üzerine gelmesiyle değil de evvelden yapılmış bir keşfe binaen, düşmanının hakikatte bulunduğu mevkiine sevkedilirse, hedefe çok daha fazla müessir olur."

© 2000 Milliyet