21 Ağustos 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Bomba alarmı, Alman polisinin işgüzarlığı

MEHMET AKTAN Hannover


siy02.jpg        EXPO 2000 Dünya fuarındaki Türkiye Ulusal Günü kutlamasındaki bomba alarmı, Mesut Yılmaz ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'yu korumakla görevli özel Alman polis ekibinin işgüzarlığı çıktı.
       Gecede, bomba kokusu alan polis köpeğinin, sanatçılara ait bir dolabın içindeki kimyasal maddelerden huzursuzlanıp havladığı saptandı.

       Polisten polise eleştiri
       Hannover Polisi Basın Sözcüsü Hans Jocahim Elsner olayda Hannover polisinin bir bağlantısı olmadığını, karar verme yetkisinin, Yılmaz'ı koruyan özel polis timinde olduğunu belirtti. Bu polislerin Eyalet Kriminal Dairesi veya Federal Kriminal Daire'ye bağlı sivil ekip olduğu sanılıyor.
       Elsner, olay üzerine hemen bir bomba uzmanını gönderdiklerini ama hiç bomba bulunmadığını, köpeklerin dikkatini çeken dolapta ise bombayla ilgisi olmayan kimyasal madde ve temizlik maddesi bulunduğunu söyledi. Elsner şöyle devam etti: "Eğer karar verme yetkisi bizde olsaydı, Türk politikacıları ve seyircileri salondan çıkarmazdık. Bomba tehlikesi olmadığı halde, özel koruma ekibi Yılmaz'ı dışarı çıkardı. Ama bu konuda karar yetkisi bu ekibindi, bizde değildi."
       Sözcü, Yılmaz'ın koruyan polislerin neden böyle hareket ettiklerinin, kendilerine sorulacağını da sözlerine ekledi.

       Geceye katılanlar anlattı:
       Turizm Bakanı Erkan Mumcu: "Uyarı üzerine dışarı çıkan Mesut Bey, polislerle tartışmaya başladı. İçeri dönmek istedi. Ama işgüzar polisler neredeyse zorla zırhlı arabaya bindirecekti."
       Berna Yılmaz: "Biz daha önceden de böyle şeylere alıştığımız için korkmadık, ama dışardaki polisler telaşlıydı. Bomba ihtimali diye laflar ediyorlardı. Mesut, içeri girmeyi düşündü, ancak ısrar ettiler. Biz de bulunduğumuz ülkenin güvenlik kurallarına uymak zorunda olduğumuz için, arabalara bindik."
       Cavit Kavak (ANAP Milletvekili): Mesut Bey'in acele çıktığını görünce, herhalde Almanya Başbakanı Schröder'den bir randevu haberi geldi veya Türkiye'den önemli haber var diye düşündüm. Sonra ben de çıktım dışarıya ve tartışmaları gördüm. Alman polisi eğer ciddi bir bulgu varsa, salonda sahneden çok dikkatli bir uyarıyla bütün misafirlerin salonu terk etmesini anons edebilirdi.
       Bülent Akarcalı (ANAP Milletvekili): Mesut Bey aniden çıkınca, Türkiye'den önemli bir haber geldi diye düşündüm. Bir kara haber mi geldi diye heyecanlandım. Ben de dışarıya çıktığında polislerin tartıştığını gördüm. Bu, polisin işgüzarlığıydı.

© 2000 Milliyet