21 Ağustos 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Kuşlar iklimin değiştiğini söylüyor

Havadan Sudan / Mikdat Kadıoğlu Meteoroloji Mühendisi


       Küresel ısınma çok uzak değil, yakında etkili olabilecek bir felaket. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin boyutları git gide artmakta.
       Böyle devam ederse, yeni bin yılın çocukları havada, kargadan başka kuş göremeyecek.
       Atmosferdeki bu değişim, ekonomimizi, insan sağlığını, yaban hayatını kötü bir şekilde etkiliyor. Nasıl ki, eskiden madencilerin madene beraberlerinde indirdiği kanaryanın fenalaşması, madencilere havadaki metan gazının arttığını haber veriyorsa günümüzde de hızla yok olan narin kuş türleri de bize atmosferimizin kimyasal bileşiminin iyice bozulduğunu açık bir şekilde gösteriyor.
       Küresel iklim değişimi sonucunda sadece şehirlerimiz su altında kalmayacak; yıllardır mısır ektiğimiz tarlalarda pamuk ya da Hindistan cevizi yetiştirmekte de zorlanmayacağız. Özellikle Türkiye’de birçok köye dağıtılmış olan Hollanda’nın nazik Holstein inekleri de yakında süt vermez olacak. Belirli bir iklimin ve bitki örtüsünün bulunduğu şartlarda yaşayabilen birçok hayvan, ekolojik şartların değişmesi ile ya yok olacak, ya da yaşamını sürdürebileceği şartların hüküm sürdüğü bölgelere (eğer varsa!) doğru göç etmek zorunda kalacak.
       Zaten, insan göçü ile beraber artık bitki ve hayvan göçü de başlamış durumda. Günümüzde tropikal bitkilerin kuzeye doğru yayılması, küresel iklim değişiminin en önemli işaretlerinden biri olarak görülüyor.
       Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün de belirttiği gibi, Hint Okyanusu’na özgü balıkların Süveyş Kanalı’nı geçerek, Akdeniz’e göç ettikleri artık bilimsel bir gerçek.
       İklim değişiminden en çok etkilenen canlılardan biri de kuşlar. Artık yaşamlarını sürdürebilecekleri şartların hüküm sürdüğü yeni bölgeler bulamadıkları için göç edemeyen kuşlar, maalesef kitleler halinde ölmeye başladı. Örneğin, Santa Barbara’daki California Üniversitesi’nin kampusünde 1990 yılında yapılan bir araştırma, Michigan eyaletinin sembolü olan Kirtland’s Warbler kuşunun, sera gazları ve hava sıcaklığındaki değişimlere karşı çok hassas olması nedeniyle, neslinin son yıllarda (koruma altında oldukları halde) yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ispatladı.
       Benzer şekilde Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir başka araştırma da, kışın görülen ötücü kuşların neslinin tükenmeye yüz tutmasının iklim değişikliğinin kısa vadeli bir ekolojik işareti olduğunu ortaya koydu. Araştırma, son 30 yılın artan kış mevsimi hava sıcaklıkları ile ötücü kuşların sayı ve türlerindeki azalmalar arasında da ilişki olduğunu belirledi.
       İngiliz Kraliyeti Kuşları Koruma Örgütü ise çok korkunç bir gerçeği ortaya çıkardı. İngiltere’de kuşların sayısı hızla azalıyor. Ülkede, son 25 yılda 22 milyon çift kuşun, 17 milyonu yok oldu. Diğer bir deyişle, 1972 yılından beri sadece İngiltere de, dakikada ikiden fazla kuş ölüyor (BBC, 8 Aralık 1999).
       Türkiye’de nesli tükenmeye yüz tutan kuşlardan en çok bilineni kelaynaklardı. Son yıllarda kelaynaklar gündeme hiç gelmiyor. Yoksa onlar da koruma altında oldukları halde yok mu oldular? Bir arkadaşımın söylediğine göre; İstanbul’da çöplerden beslenen karga sayısında artış, güvercin sayısında ise azalma var. Ben kuş uzmanı değilim, bu gözlem ne kadar doğrudur ve Türkiye’de bilimsel kuş gözlemleri var mıdır bilemiyorum. Bilen var mı?..
       İngiltere, tarlaları ve ormanları sessizliğe bürüneceği için çok üzgün (BBC, 12 Ağustos 1999). İngiltere’de doğa dostları geride kalan kuşları da kaybetmemek için “büyük yaban hareketi" başlatmaya çalışıyor... Ne diyelim kuşların ölüsü değil, darısı başımıza.


© 2000 Milliyet