|
|
Türkçe'ye yoğun bakım
Kaç gündür Türkçe'nin soysuzlaşmasından sözediyorum. Dil ahengi diye birşey kalmadı. Ağızlarından tükürükler saçarak, hırıldama ve tıslama arası seslerle "akustik çevre kirliliği"ni gün - be - gün daha aşırı boyutlara vardıran taife çoğunluğu elde etdi artık!.. Dilimizi tehalükle İngilizce'nin tahakkümü altına sokarken cehaletimizden İngilizce'nin de ırzına geçiyoruz.
Dörder beşer kavram için tek kelime kullanarak ilkel lehçeli bir kavim derekesine düşdük. Alman Türkolog Otto Jastrow'un ifadesiyle "Türk Dili kültürel çokkatlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek yeniden o ilk çıkdığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor.
Aslında oraya vardı bile... Zira bu cümle yirmi yıl öncesine aid...
Kıssadan hisse:
Eğer bu söylediklerim kısmen dahi doğru ise Türkçe ölümcül bir hastalığın pençesinde can çekişiyor demekdir ve derhal yoğun bakıma alınması elzemdir!!! Benim aklıma gelen tedavi usulleri şunlar:
- Türkçe konusundaki bilgi ve otoritesi geniş kitlelerce kabul edilen - en fazla altı kişilik - bir kurul alfabemize ve imlamıza kesin şeklini vermelidir. "Türk Dil Kurumu" maalesef bir "merci" olma niteliğini kaybetmişdir. Daha bir "uzaltma / inceltme" işareti mevzuunu bir sağlam kazığa bağlayamadılar.
- Bu bağlamda Türk Alfabesi'ne Q (Kaf yerine), Tildeli N (N, yani Sağır Nun yerine) ve Noktalı E (E, ince i yerine) harflerinin eklenilip eklenilmemesi gerekdiği meselesi de tartışılmalıdır.
Örnek: "İnkılab" ve "inkilab", (köpekleşme)...
Yahut: "Adamın"... İsmin "in hali", sağır nunla (adamın)... Ama "senin adamın" bildiğimiz N ile...
Yahut: "Benimle beraber", hepsi açık E... Fakat "Benli Belkıs", ikisi de (ince) E...
- Türkçe'yi hala mükemmelen telaffuz edebilen ve sayıları her geçen gün sür'atle azalan tiyatro sanatçılarına kaydettirilecek mümkün mertebe çok sayıda edebi metin, kasetler halinde ve akla gelebilecek en yaygın biçimde "istifadeye" sunulmalıdır.
- Kelime kullanımı ve cümle yapısındaki hataları düzeltmek amacıyla - mesela Şiar Yalçın gibi - uzmanlara herkesin kolayca okuyup anlayabileceği örnekli metinler hazırlatılmalı ve bunlar en geniş ölçüde dağıtılmalıdır.
- Doğru Türkçe konusunda kaliteli ve dolgun ödüllü bilgi yarışmaları hazırlanmalıdır.
- İlk hamlede, 1850 - 1950 arası eser vermiş kalburüstü nesir ustalarımızın metinleri, özenli biçimde ve başlarına fazla uzun olmayan inceleme yazıları da konularak tekrar basılmalıdır.
- Ve bütün bunların üstesinden gelebilmek üzere herşeyden önce bir vakıf kurulmalı, fakat herhangi bir marjinal ideoloji, veya benzeri siyasi akımın emellerine alet olmaması için bütün tedbirler peşinen alınmalıdır.
Gülmeyin, gülmeyin!!! Herşey bir fikirle başlar...
Yazara E-Posta: yatsiz@milliyet.com.tr
|
|