22 Ağustos 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
‘Heykelime ne gerek vardı’

‘O adam’ Milliyet’e konuştu

NESLİHAN CUYAR İstanbul


hab00.jpg        Türkiye onu arkasında enkaz yığını, ellerinde ekmek, gözyaşlarını silerken tanıdı. Fotoğrafı, tüm dünya basınında yer aldı. Depremin sembolü olarak Ankara’da heykeli bile yapıldı. 12 Kasım Düzce depreminde 42 arkadaşının enkaz altında kaldığını duyunca gözyaşlarını tutamayan Eşref Cengiz (71), “Ölüm haberlerini aldığımda vicdan azabı duydum, keşke ben ölseydim" diyerek duygularını dile getirdi.
       Kaynaşlı’nın Karaçalı Mahallesi’nde kendi olanaklarıyla kurduğu iki oda bir salon evinde yaşayan Cengiz, şimdi hayata daha çok bağlandı. Düzce depreminden önce Kaynaşlı’nın Saz Köyü’nde yaşıyordu.

       “Keşke ben ölseydim"
       12 Kasım günü Saz Köyü’nde namaz kılıp, Karaçalı Mahallesi’ne kahveye oturmak için arkadaşlarını ziyarette gittiğinde, ani bir sarsıntıyla kendini yerde buldu. Can havliyle kendini dışarı attığında, bir arkadaşının da sırtında olduğunu, onu da sürükleyip çıkardığını fark etti.
       Kahvede oturan 42 kişi deprem günü milli maçı seyretmek için toplanmış, bir anda enkazın altında kalmıştı. Cengiz, elinde ekmekler kalakalmıştı. “Hepsi genç takımıydı. Keşke onların yerine ben ölseydim. İçim parçalandı" demişti.
       Cengiz, depremden sonra 2.5 ay çadırda yaşadı. Çadır yaşantısının ardından kendine yeni bir hayat inşa etmeye karar veren Cengiz, kendine Karaçalı Mahallesi’nde derme çatma bir ev yaptı. Depremin ardından geçen bir yıl ondan çok şey götürdü. Bir yıl önce gözyaşlarına boğulduğu, enkaz yığının önünden geçerken de hafifçe tebessüm ediyor. Cengiz, arkadaşlarının cennete gittiği düşüncesiyle teselli bulmaya çalışıyor.

© 2000 Milliyet