22 Ağustos 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Siyasetin finansmanı

Siyaset Kürsüsü

OKTAY VURAL
MHP İzmir Milletvekili


       Yasama, yürütme ve yargı erklerinin yetki ve sorumluluklarının ayrılması, demokrasinin sağlıklı işlemesinin temel yapısını oluşturmaktadır. Böyle olmakla beraber, bu erklerin, sahip oldukları yetki ve sorumlulukları hukukun içinde ve toplumsal hayatın menfaatine kullanması gerekmektedir. Aksi takdirde erklerin ayrılmasının bir manası kalmayacaktır. Bir başka ifadeyle, bu erklerin sağlıklı işlemesi için ayrılması kafi olmayıp, her bir erkin de özel bir menfaatin kontrolüne girmesinin önlenmesi gerekir.
       Yasama ve yürütme erkleri üzerinde yetki ve sorumluluk taşıyan başlıca kurum, siyasi partilerdir. Demokrasinin vazgeçilmez temel kurumlarından olan siyasi partilerin faaliyetlerini sürdürmeleri için mali kaynaklara ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın siyasette rekabet ve propagandada yeni teknoloji, yöntem ve imaj oluşturma teknikleri ile daha da arttığı bir vakıadır.
       Siyasetin yasama ve yürütme erki içindeki fonksiyonu sonucunda, özellikle ekonomik ve mali kararlar alırken, ihtiyaç duyduğu mali kaynak sahiplerinin menfaatleri arasında önemli etkileşimler ortaya çıkmaktadır. Yasama ve yürütme içinde alınan bu önemli kararları alan siyasi partiler ile mali kaynaklara sahip "ekonomik güç" arasındaki bu ilişki, demokrasinin gerçek manada yapısallaşmasını etkiler.
       Siyasi gücün faaliyetleri açısından "ekonomik güç"ün mali kaynaklarına duyduğu ihtiyaç, ihtiyacın giderek artması bu ilişkiyi kritikleştirmektedir. Böyle bir kritik ilişkinin kökleşmesi, karşılıklı menfaatlerin gözetilmesine, böylece özel menfaatlerin ön plana çıkmasına sebebiyet verir. Siyasi hayatta yandaşlara ulufe dağıtarak siyaset yapmanın etkileri hafızalardadır.
       Mali kaynak sahiplerinin siyasi gücü sadece kişisel veya kesimsel menfaatleri doğrultusunda yönlendirmeleri, siyasi gücün giderek artan mali bağımlılığı demokrasi ve halk için tehlikelidir. Zaten bu yönlendirme; skandalları, yolsuzlukları, toplumsal menfaati ve istikrarı gözetmeyen ekonomik kararları, sağlıksız piyasaları ortaya çıkarmış ve siyasete duyulan güvensizliğin kaynağını oluşturmuştur.
       Bu durumda; demokrasinin vazgeçilmez kurumları olan siyasi partiler ile "ekonomik güç" arasında ilişkinin sağlıklı ve şeffaf bir yapı içinde belirlenmesi gerekir. Esas itibariyle demokraside siyasi partiler ile ekonomik güç arasındaki yapısal ilişkiyi belirleyen en önemli faktörler bu ilişkiyi düzenleyen hukuki yapı ile siyasi partilerin temel felsefesidir.
       "Siyasi güç" ile "ekonomik güç" arasındaki ilişki hakkında maalesef sağlıklı bir hukuki düzenlememiz yoktur. Siyasi partilerin veya siyasetçilerin faaliyetleri için kullandıkları mali kaynaklar hakkında halkımızın bilgi sahibi olmasını temin edecek şeffaflığı ve mali kaynak sahipleri ile siyasi güç arasındaki ilişkiyi sınırlandıracak hukuki bir yapısal değişikliğe ihtiyaç vardır. Böyle bir değişiklikle, siyasetçilerin aldığı kararların mali destek sağlayanlarla ilişkisi sağlıklı olarak ortaya konulabileceği gibi, kayıt dışı kaynakların siyasette kullanılması önlenmiş olacaktır.
       Şüphesiz, siyasi partilerin "ekonomik güç" ile olan ilişkilerinin sağlıklı olup olmadığı, partilerin temel felsefeleri, fikirleri ve olaylara bakış açılarına bağlıdır. Adalete, eşitliğe, insan haklarına, hürriyete ve mülkiyete dayalı bir sistemi gerçekleştirmek hedefi olan demokraside, toplumsal istikrar ve dengeye, milli menfaate ve ekonomide rasyonelliği ve dinamizmi getirmeye yönelik yaklaşımlarımız, marjinal menfaatlerin etki alanını ortadan kaldıran bir temel felsefeyi ifade etmektedir.
       Millete dayalı olarak bu hedeflere ulaşmaya inanan, kişisel menfaat yerine toplumsal menfaat için siyasi faaliyetlere katılan seçmenler, Hazine'nin verdiği kaynakların yeterliliğine dayalı, gösterişten ve israftan uzak bir yönetim anlayışı, siyasi partilerin en önemli varlıklarıdır.

© 2000 Milliyet