|
|
İkinci veto
Bakanlar Kurulu'nun ikinci kez Köşk'e gönderdiği memur kararnamesi -beklendiği gibi - Sezer'den döndü.
Cumhurbaşkanı, hükümetten gelen 15 sayfalık "Bilgi Notu"nu inceledikten sonra Ecevit'in "imzalamazsa devlet krizi çıkar" dediği KHK'yı Başbakanlığa iade etti. Böylece Çankaya'nın "Anayasa'ya aykırı bulduğu" kararname taslağının "zorla" yürürlüğe sokulması yolu kapanmış oldu. Bundan böyle iktidarın önünde tek yol kalıyor:
Meclis'e giderek, hukuki boyutu ve sonuçları tartışılmayacak "adil" bir yasa çıkarmak!
Çünkü kararname bu şekliyle kamuda kıyım ve yeni cepheleşmelere yol açacak keyfilik öngörüyor ve "yargısız infaz"dan kaygı duyan memurları huzursuz ediyordu.
Sezer bu kararıyla, siyasal tarihimizde "Çankaya noteri" diye anılan "simgesel cumhurbaşkanı" olmayacağını gösterirken, Başbakan Ecevit ve koalisyon liderlerinin "siyasal sorumluluk hükümetindir" savunusunun aksine yürütmenin iki başından birini "görevli" ötekini "yetkili" görmenin olanaksızlığına dikkat çekmektedir.
Özetle...
Çankaya, anayasal "yetki"lerini gözetme konusunda bundan böyle daha duyarlı olacağını hükümete bildiriyor.
Sezer'in kendisini Cumhurbaşkanı seçen liderlere başta hukuk olmak üzere unutulan bazı değerleri anımsatması, demokrasinin bir kazancıdır.
Cumhurbaşkanı kararnameyi yarınki MGK toplantısı öncesinde "veto" etmekle tartışma zeminini de hükümete ve Meclis'e yönlendirmiştir.
Çankaya'nın kararlılığı, siyasal yaşamı yozlaştıran "oligarşik" eğilimlerin dengelenmesi açısından bir fırsat, "milat" oluşturuyor.
Kamuoyu uzunca süredir "Nereden başlamalı?" diye sormuyor muydu?
Sezer de kendisini seçen "beş lider"e Meclis'i gösteriyor; "Yasalardan, hukukun üstünlüğünden, düşünce özgürlüğünden, temiz toplumdan" başlayabilirsiniz diye!..
Türkiye 1980'lerden sonra en çok kamuyu "özel çıkar" aracı yapan; siyasal ahlaktan uzak, hukuk tanımaz, yolsuzluğa, usulsüzlüğe açık yönetim anlayışı nedeniyle dibe vurmadı mı?
Barents Denizi'nde yatan Kursk denizaltısındaki çaresiz denizciler gibi, bizim insanımız da temiz hava solumayı, kurtarılmayı bekliyor!
Yoksul halkın çektiği çileye, enflasyon düşecek diye katlanılan onca özveriye karşın "hayali ihracat" hala patlama yapıyor, geçen yıl sekiz trilyonluk "haksız KDV soygunu" gerçekleşiyorsa birilerinin bu gidişe dur demesi gerekmiyor mu?
Hakim Bey, Çankaya'da "hukuk adına" kendine düşeni yapıyor.
Meclis de artık işbaşı yapsa fena olmayacak.
Yazara E-Posta: dsazak@milliyet.com.tr
|
|