|
|
Çankaya, imza, sokak, çocuk, mendil, burun
İmzalamadı.
"İmzalamayacak"tı. Cumhurbaşkanı da, "değişmeyen ilkeler"le, "değişmeyen kararname"yi imzalamadı.
Şimdi iş, Başbakan'ın "devlet krizi" dediği tehdit ve şantajın ne olduğunu anlamaya kaldı.
. . .
Ne tuhaf! KKTC'de ise, Cumhurbaşkanı herkesi tehdit ediyor; "ekonomik sorunlar" yüzünden "olağanüstü hal" ilan etmekle. Oldu olacak, nasılsa Türkiye'de "Olağanüstü Hal Bölgesi ve Valiliği" var diye, onunla eşgüdümlü olsun.
. . .
"Güdümlü" olalım da, nasıl olursa olsun!
. . .
Aslında aklım sokak çocuklarında.
Çünkü, bir zihniyet, orada da sorun çözmek değil, sonucu imha etmek üzere yasak getirmeye çalışıyor.
Hani, "Sokak çocuğundan mendil alana hapis cezası" diye özetlenen durum.
"Kanunsuzluğu teşvik" derdinde değilim buraya yazarken ama, hafta sonu nerede sokak çocuğu görsem, mendil aldım.
Tabii ki onların tümünün "sokak çocuğu" olmadığını, kimilerinin "sokaktaki çocuk" olduğunu biliyorum.
Kimi kendi ihtiyacını karşılamak için ortalıkta dolandığı gibi, kimi ailesine katkıda bulunmaya çalışıyor; kimi ise ya ailesi ya da başkaları tarafından istismar ediliyor.
Bunları biliyorum; tamam.
Ne var ki, kağıt mendil alarak bu düzeni değiştiremeyeceğimizi bildiğim gibi, onların mendil satmasını engelleyerek de sorunun çözülemeyeceğini, sadece "görüntü"nün ortadan kaldırılmak istendiğini de biliyorum.
. . .
Gerçek sokak çocuklarının tümünü şefkat ve akılla kucaklayabilecek bir sosyal sistemin olmamasının...
Yoksulluktan ötürü giderek daha çok çocuğun sokağa itilmesinin...
Aileden ya da çevreden çeşitli istismarcıların, çocuk yoluyla duygu ve beden ticareti yapmalarının önüne geçilememesinin...
Çocuk emeğinin sadece sokakta değil, "tabelalı" işyerlerinde de istismar edilmesinin...
Faturası çocuğa çıkıyor.
Sadece, "bozuk görüntü" yok edilerek, adeta kanaldan kanala zaplanır gibi, başka bir "görüntü" arzulanıyor.
. . .
Hani, evinize, bahçenize dadanmış "sokak kedileri"ni, artık yiyecek vermeyerek sindirip uzaklaştırmak istersiniz ya, "sokak çocukları" için düşünülen de öyle.
Kedinin artık ne yapacağı umurunuzda olur mu?
İster çöplük karıştırsın, ister ciğer çalsın, ister bir arabanın altında ezilip gitsin!
. . .
Pekiyi, o çocukların, hani tüm gün ya da belirli saatlerde mendil ile "geçinen" çocukların ne yapmasını beklersiniz?
Kendisinin, hatta istismarcılarının ne yapmasını beklersiniz?
"Kedi"nin seçeneklerinden, sadece insana mahsus ihtimallere kadar, aklınıza neler gelir?
Ben saymayayım.
. . .
Hasta bünyeniz burnunuzdan sümük sümük dışa vuruyorsa, "mendil" sadece bir sonuçtur.
Mendili yok etseniz dahi, burnunuzu çeke çeke, hastalığı yok edemezsiniz ki.
"Alttaki çocuklar"ı tekmeleyerek faça düzeltmek ile "tehdit ve yasak" marifetiyle ülkeyi idare etmek arasında fazla fark yok.
Nedenler ile uğraşmayanlar, sonuçları burnumuzdan getiriyor!
. . .
Bankamatiklerde yatmasınlar ki, paramızı rahat çekelim!
Yazara E-Posta: umur.talu@milliyet.com.tr
|
|