2 Eylül 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR



 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Bir devre direnebildiler

Doğan Koloğlu


       İlk yarı çok iyi direnen Moldova ikinci devrede yoruldu ve bir gol yedikten sonra çok mühim bir fırsatı da kaçırınca, maçı ilk yarıdaki hırsla sürdürümedi. Modern futbolda artık koşuya ve hareketliliğe dayalı taktikler özellikle yıldız oyuncusu az ülke takımlarında büyük iş görüyor. Kolektif pres, rakip yıldızların topla buluşmasında şarjla tedirgin etmek... Gol bölgelerinde kontrolsüz vuruşa döndüren bu yeni düşünce dün de bizim takımın başını çok ağrıttı.
       İlk yarıda neredeyse tek kale oynadık. Ama rakibin öyle bir presi vardı ki, en etkili gol vuruşunu 25 metreden direkte patlayan vole olarak Tayfun vurdu. Yine 30 metreden dönen topun gelişine Kemal şansını denedi. 18 içinde ise Nihat, topun gelişine ancak rövaşata vuruşla isabet aradı. Moldova'nın bu hırsı gerçekten üstün beceri ve oyun zekası sergileyen Türkiye'yi epeyce terletti. Nitekim ilk yarı ani bir Moldova atağında ilerde bıraktıkları tek santrfor defansımız tarafından düşürüldü. Bereket versin o top kontrol dışı gittiği için hakem yoruma almadı. Bir kelimeyle biz üstün oynadık ama, ilk yarı rakibin direncini silemedik. Bugünkü A Milli Takım da aynı özelliklerle top oynayacaktır. Bizim forvetin affedilmez hatası yandan gelen toplarda rakibin önünü kesmemeleridir. Hep ilk top rakipte kaldı. Eğer ön topları kullanabilseydik, penaltı kokan fırsatlar üretebilirdik. Olmadı.
       İkinci yarı rakip kaleci inanılmaz bir hata yaptı, Berkant bu fırsatı kullanamadı. Ondan sonra yorularak çözülmeye başladılar. Rakip kolektif futbolun bireyde beceri arayan yönünü ideolojik olarak budamış. Hep kolektif oynuyorlar, bireysel pozisyonlarda yetersizler. Ayrıca sadece üç maç yapmışlar. Sonra hocaları çoğunu kendi takımdaki yerinde oynatmıyor. Hatta kendi liglerinden daha sert bir futbol oynadılar. Bunları bir gazeteci dost söyledi. Türkiye takım halinde başarılıydı. Hakem çok koştu ve sertliğe izin vermedi.

© 2000 Milliyet