|
|
Yarış atı cenneti Mahmudiye Her meslekten ve her yaş grubundan insanın ikinci işi at yetiştirmek. Şimdi, 1500 at bulunan ilçeye hipodrom yapılıyor
ÖMER ERBİL
Eskişehir’in beş bin nüfuslu Mahmudiye ilçesi tam bir yarış atı cenneti. Yediden yetmişe hemen herkes yarış atı yetiştiriyor. Bu küçük ilçede yaklaşık 1500’e yakın yarış atı bulunuyor. Değeri 50 ile 300 milyar lira arasında değişen atların tayları da 25 ile 200 milyar lira arasında satılıyor. Eczacı, bakkal, öğretmen her tür meslek sahibi neredeyse ikinci meslek gibi at yetiştiriciliği yapıyor. Yöre halkının ata olan ilgisi belediye başkanlığı seçimlerinde de göstermiş etkisini. Mahmudiye Belediye Başkanı Necmi Sönmez bu konuda şunları söyledi: “Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı bölgemizdeki at yetiştirme çiftliğinde 17 yıl çalıştım. At yetiştiricilerinin sorunlarını çok iyi biliyorum. Seçimlerde rakiplerimi geçmemde en büyük etken bu oldu. Seçmen, ata olan sevgimi bildiğinden beni tercih etti. DYP’den aday olmamda da kır atın etkisi büyük."
Savaş atından spora
Osmanlı padişahı 2.Mahmut döneminde süvari birliklerine at yetiştirmek için kurulan hara, bugün TİGEM tarafından hâlâ işletiliyor. Artık savaş değil de spor amaçlı yetiştirilen atlar resmi yarışlarda koşuyor. Mahmudiye’de TİGEM’in yanı sıra özel şahıslar tarafından yetiştirilen atların sayısı da oldukça fazla. Arap cinsi atların yetiştirildiği ilçede coğrafyanın ve iklim koşullarının önemi büyük.
Atların nüfus kağıdı yok
Mahmudiye’ye Türkiye’nin en büyük hipodromlarından biri yapılacak. Türkiye Jokey Kulübü tarafından yapılacak hipodrom iki yılda tamamlanacak. Mahmudiye Belediye Başkanı Necmi Sönmez, “TJK’ne 1800 dönümlük bir arazi verdik. Burada resmi yarışlar yapılacak. Ayrıca 700 ahırlık bir hayvan hastanesi kurulacak. İlçemizde 500 hane yarış atı yetiştiriciliğinden ekmek yiyor. Ancak bu insanların sorunları var.
Tarım Bakanlığı’nın aygır ihtiyacını karşılaması gerekir. Bir de en büyük sorun, soy kütüklerinin, yani atların pedigri kayıtlarının tam olarak tutulmuyor olması" diye konuştu. TJK Başkanı Ömer Fevzi Alaattinoğlu da şunları anlattı: “2001 yılından itibaren Mahmudiye’de aygır aşımı başlayacak.
Türkiye’de rahvan atlarında yeni bir ırk oluştu. Ancak bunların soy kayıtları yapılmıyor. Tarım Bakanlığı üzerine düşen görevi yapmıyor. TJK’ne bıraksınlar biz bu atların en iyi şekilde kütüklerini tutarız."
Hayvan hastanesi istiyor
Mahmudİye’dekİ üç eczacıdan biri Ayşe Güney. Ancak o küçük bir at çiftliği kurmuş ve yarış atı yetiştiriyor. Yarışlardan da para kazandığını söyleyen Güney, aynı zamanda Yarış Atı Yetiştiricileri Derneği Başkanı. Yörede atın sevgiden çok, ticari amaçlı yetiştirildiğini kaydeden Güney şunları söyledi: “Kadınlar günlük ev işlerinin haricinde atlarla ilgilenirler. Her evde muhakkak at vardır. Yalnız bu işi daha profesyonelce yapmak için devletin buraya el atması gerekir. Resmi yarışlara katılan yüzlerce at olmasına karşılık bir hipodrom yok, hayvan hastanesi yok. Bu hayvanların her biri milyarlarca lira değerinde."
Hayali jokey olmak
Mahmudİye İlköğretim Okulu müdürünün kızı Seher Gündoğdu’nun (18) en büyük isteği jokey olabilmek. Ancak jokey olabilme yaşı 12 - 14. En azından resmi olmayan yarışlarda jokeylik yapmak isteyen Gündoğdu atları çok seviyor. Babasının yardımcısı olduğunu ifade eden Gündoğdu, “Evde erkek kardeşlerim dahil herkes atlardan korkuyor. Çünkü babamı bir tanesi çiftelemişti. Ben hiç korkmuyorum. Hele üzerine binince tarifi mümkün olmayan bir heyecan ve mutluluk duyuyorum. Hemen her günümü atlarla birlikte geçiriyorum. Zaten jokey olmak için belirli bir süre atlarla kalıp onlarla uyumak gerekiyor" diye konuştu.
Biberonla besledim
Ev hanımı Nefize Can da tam bir at tutkunu. “Babamın da yarış atları vardı" diye söze giren Can şöyle konuştu: “Günlük ev işlerimi bitirdikten sonra atların yanına iniyorum. Hele içlerinden Hanımağa’nın yeri bambaşka. O doğduktan beş dakika sonra annesi öldü. Ben onu biberonla besledim. Gece ağlar, süt isterdi. Evin içinde top oynardık beraber. Ben onu bebek gibi büyüttüm."
|
|