|
|
Yeni milliyetçilik
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin makamında Yalçın Doğan, Ertuğrul Özkök ve ben görüşüyoruz, sorular soruyoruz. Bugünkü Milliyet'te Bahçeli'nin bu açıklamaları yer alıyor. Ben "milliyetçilik" konusunda söylediklerini ele almak istiyorum.
Bahçeli, Diyarbakır gezisini anlatırken, "milliyetçi perspektiften toplumsal barış projesi" kavramından bahsetti. "Milliyetçilik" ve "toplumsal barış" kavramlarını bütünleştiren bu ifade, üçümüzün de dikkatini çekti. Nasıl bir toplumsal barış?
- Elbette farklı görüşler, farklı duyarlıklar olacak. Burada demokrasi önemli, fikir hürriyeti önemli, evet bunları genişletelim. Ama hukuku zorlamamak da önemli, ılımlı ve uzlaşmacı olmak da önemli.
Bahçeli, herkesi 'ılımlı ve uzlaşmacı' olmaya çağırıyor ve toplumsal barış için bunu gerekli görüyor ki, haklıdır.
* * *
DÜNYADAKİ değişim konusunda Bahçeli diyor ki:
- Değişen dünyanın ve değişen Türkiye'nin ortaya çıkardığı bazı yeni olguları iyi değerlendirmemiz lazım. Bir küreselleşme olgusu var mı, var... Türkiye buna katılmalı mı, evet... Milliyetçiler olarak içine kapanmış değil, dünyaya açık, dünya ile ilişkileri gelişmiş bir Türkiye istiyoruz. O halde, milli kimliğimizi koruyarak bu yeni dünyada nasıl daha yüksek bir yer alabiliriz? Bunun için kapsamlı bir bilimsel ve teorik çalışma yapıyoruz...
Bu teorik çalışmayı sosyolog Vedat Bilgin'le siyaset bilimci Esat Öz yürütüyor, Bahçeli sık sık bunlarla görüşüyor ve metne son şeklini veriyor.
Görüşmemizde Bahçeli, "küreselleşme" ve "dünyadaki yerimiz" kavramlarını sık sık vurguladı:
- Dünyadaki bu değişim sürecinde milli duruşumuz nasıl olmalı? Küreselleşmenin Türkiye'ye sağlayacağı lider ülke olma imkanlarını iyi değerlendirmeliyiz. Küresel olguda Türkiye'yi dünyaya taşıyacak küresel rekabet gücümüz olmalı. Dünyaca tanınmış 1500 - 2000 Türk markası olmalı.
* * *
MHP kongresinden önce bu metin Bahçeli tarafından açıklanacak.
Metinde şöyle bir paragraf var:
"Ziya Gökalp 'halka doğru' demişti. Buna bir kavram daha ekliyoruz: 'Halk yukarıya doğru' diyoruz. Bunun yolu demokrasidir, dışa açık ekonomik gelişmedir..."
Gökalp'e yapılan bu ek, çağımızda ortaya çıkan ve önceden görülmemiş olan yeni olgular karşısında milliyetçi düşüncenin yeni açılımını yansıtıyor. Gerçekten, hiçbir ideolojinin "dünkü metinler"inde bugünkü "küreselleşme" öngörülmemiştir.
MHP'nin teorik çalışmasında yeni çağın "küreselleşme ve milli kültürlerin gelişmesi çağı" olduğu belirtiliyor, demokrasi vurgulanıyor:
- Milliyetçilik, demokrasiyi zorunlu kılar... Oligarşik ve diktatoryal yapılar milli kültürü dondurur, halkın 'yukarıya doğru' yükselmesini engeller...
Bu açılımları son derece önemli ve olumlu buluyorum. Türkiye Batı'nın demokrasi hukuk ve ekonomi standartlarına ulaşmadan "milli duruş" özlemini gerçekleştiremez çünkü...
Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr
|
|