|
|
En ucuz ışık kaynağı
Doğayla uğraşan insanlar uykuda fazla zaman harcamazlar. Çalışkandırlar, erken kalkarlar.
Pamuk fabrikasında çalışırken Livingstone, on yaşına yeni basmıştı. Eline geçirdiği bir kitaptan Latince öğrendi. Seyahatle ve doğayla ilgili ne varsa okudu. Tıp tahsilini yardım almadan bitirdi. Onu Afrika’ya gönderdiler. Yerlilerle yürüyüş yaptı, kanallar açtı, inşaatla uğraştı. Bunları “Missionary Travels" kitabında bulabilirsiniz.
Doğayla uğraşmanın boş ve kazancı olmayan bir iş olduğunu söyleyenler çıkabilir. Doğrudur... Ama doğayla uğraşmayı, doğayı incelemeyi sevmediği için uzak kaldığını söyleyen tek bir insana rastlayamazsınız. Kendinizi topluma yararlı bir şey yapmaya adadıysanız, kazanç bunun bir yerlerinde gizlidir; kazancın miktarının ne olduğuna siz karar verin. Doğayla uğraşacak zamanım yok, cümlesini hiç kullanmayın isterseniz.
* Robert Dick, İskoçya’nın kuzeyinde Thurso kasabasında yaşayan fırıncıydı. Sir Roderick, “sıcak fırında ekmek pişirmeye çalışan adam, nasıl oluyor da coğrafyaya zaman ayırabiliyor" diye bir düşünceye saplanır. Fırında iş başındayken bu değişik adamı ziyaret etmeye karar verir.
Kağıt kalem, mürekkep hokkası olmayan bir yerde acaba nasıl harita hazırladı ve tabii buna neden gerek duydu?
Robert Dick, Roderick’in şaşkın bakışları altında hamur tahtasının üzerine un dökerek o merak edilen haritayı kolaylıkla çizer. Uzmanlarca yapılmış bölge haritasındaki noksanları gösterir. Zamanla insanlar onun yalnız usta bir jeolojist değil, aynı zamanda bir botanist olduğunu da kabul ederler ama o ekmek pişirmeye devam eder. Yaşamak için para kazanmak zorundadır. Memleketinin bitkilerinin bilimsel isimlerini de kullanarak koleksiyonunu düzenler. Geographical Society Başkanı, Robert Dick’in kendisinden on kat daha iyi olduğunu söyler.
* Ateş böceği, dünyanın bazı yerlerinde ucuz ışık kaynağıdır. Güney Amerika’nın “kukujo" isimli ateş böceği, mumun kırkta biri gücünde ışık verir. Birleşik Devletler Milli Müzesi’ne giderseniz, Cava’da yapılmış ateş böceği fenerlerinden birini görebilirsiniz. İçinde balmumu ile kaplanmış yayvan bir kap vardır; buraya ateş böceği yapıştırılır.
Bu fenerin bir hırsız tarafından kullanıldığını söyleyenler de var. Ancak başka amaçlar için de kullanılıyor ateş böceği fenerleri. Brezilya’da kabaktan yapılmış olanlarıyla kulübeler aydınlatılır; yerliler gece yolculuğa çıkmadan önce, ateş böceklerini saçlarına ve ayak bileklerine iliştirirler. Eskiden Çin ve Japonya’da fakir öğrenciler, geceleri kitap okumak için ateş böceklerinin pırıltısından yararlanırdı. Modacıların pek çok pırıltılı giysiyi de ateş böceklerinden esinlerek hazırladığını söyleyebilirim.
Işık çıkarma olayı da esasen, solunuma benzeyen oksitlenme (yanma) işlemidir.
|
|