|
|
Sakatlar mangası Doğan Koloğlu
Maçın taktik zavallılığı 26 ve 28. dakikalarda belgelendi. Karşılaşma başladı, Kocaelispor defansını kendi on sekizi önüne çekti. Orta alanı olduğu gibi rakibe bıraktı. Galatasaray da sağlı sollu hava toplarıyla Jardel'e asist yapmaya başladı. O da beş kez ofsayta düşerek etkisizdi. Ama yine de golünü attı. Kocaelispor sadece defansta kapanıyor, ileride etkisiz kalıyordu. Galatasaray da ileride pres yapmayan bu yılki forvet anlayışı ile bir anlamda doldur boşalt futbolu sergiliyordu. Ayrıca üst üste maç yorgunluğu ve eksik takım yapısı da alışılmış oyun disiplinini bozdu. Ama Kocaelispor da Galatasaray'ın istediği taktikle top oynuyordu. İşte ilk 26 dakika Galatasaray'ın yorgun ve hamleli futbolu ve Kocaelispor'un hiç puan alamamanın korkusu ile doldu. Her zamanki gibi Hagi frikikten kaleciyi kandıran golünü attı. Jardel de iki kafa topunda etkisizdi. Ama bu kez golünü ayakla attı.
Maç böyle bitemezdi. Kaleciden antrenör olur mu tartışması yıllardır futbol alanlarında dolaşır. Kaleci hep diğer on futbolcudan farklı görülür. "Önce defans ağırlıklı taktiğe prim verirler" deyimi son kupada İtalya'nın kaleci hocası Zoff için de tekrarlanmıştı. Dün de bu örneklendi. Ancak Kocaelispor gol yiyince bu kez nasıl olsa maçı kaybettik diye bir dürtü ile saldırmaya başladı. Galatasaray'ın 26 dakika orta alanda cirit atan adamları birden bire iyice gençleşmiş Kocaelispor'un diri, hırslı, heyecanlı ve koşan futbolcularıyla tanıştı. Hemen iki korner kazandılar, iki dakika geçmeden de Bülent iki kişi arasında tereddütte kalınca Matsigora şık bir gol attı. Galatasaray o kadar yorgundu ki ikili mücadelelerin yüzde doksanında yere devrilen oyuncu onlardı. Kocaelispor acemiler mangası gibi sadece koştu, taktik anlayış sıfırdı. Saldırdıkları zaman nasıl tehlike yarattıklarının bilincinde değildiler. Maç 2 - 1 olduktan sonra o ilk devredeki etkili saldırganlığı kaybederek Galatasaray'a zor maçı kolaylıkla teslim ettiler.
|
|
|