|
|
Öymen: Olmazsa bırakırım
Baykal'ın ayak sesleri... Ertuğrul Günay'ın "Ortada parti mi var ki; genel başkanlık yarışı olsun" sözleri... Deniz Bey'in Öymen'le yarışın tarafı gibi gösterilmesine tepki niteliğindeki "aday değilim" açıklaması...
Ve nihayet "seçimli kurultay" ilanı.
Hafta boyunca CHP kulislerine açık tuttuğumuz köşenin dünkü konuğu Altan Öymen oldu. Telefonla arayarak partideki "kriz"i anlattı ve 30 Eylül'de delegelerin "güvenoyu"na sunacağı kararını açıkladı.
Öymen kendinden emin gözüküyor.
Kurultay'da 18 Nisan seçimlerinde barajı geçmeyerek "karaya oturan geminin" yeniden yüzdürülmesi yönünde 15 aydır "sabırla" yürüttüğü çalışmayı anlattıktan sonra CHP örgütünü "son kararını" vermeye çağıracak.
"Gemi yol almaya başlayınca kaptanı değiştirmek istiyorlar; olabilir, benimle ya da öteki adaylardan biriyle yola devam edebilirsiniz ancak seçeceğiniz genel başkan Parti Meclisi'yle uyumlu çalışamazsa CHP güç kaybetmeye devam eder. Ben delegenin sağduyusuna, kamuoyuna güveniyorum, partimizi yeniden iktidara taşıyacaksak eski alışkanlıklardan kurtulacağız. Takımcılık, hizipçilik yüzünden Meclis dışında kalmadık mı? Karar sizin, genel başkanla uyumlu bir PM ve MYK oluşmazsa, ben görevi bırakırım".
Evet, Öymen ilk kez "istifa" sözcüğünü de kullanarak, kendisiyle açıktan yarışa girilmese de Parti Meclisi'nde "kuşatılma" anlamına gelecek bir muhalefet listesinin kurultayda kazanması halinde görevden çekilebileceğini belirtiyor.
CHP lideri, Ankara'daki il başkanları toplantısında da "Böyle gitmez" şeklinde sözler kullanıyor. Diyor ki:
"Partiyi iki adım ileriye götürecek olsa (Baykal ya da öteki adaylardan biri) buyrun gelin derim. Ama sorun 200 bin CHP üyesinin kendi arasında değil ki; Türkiye'de 36 milyon seçmen var ve o insanların büyük çoğunluğu CHP'nin ülke gündemiyle meşgul olmasını bekliyor. Peki biz neyle meşgulüz, ayak sesleriyle ve konvoy hesabıyla... Sokaktaki vatandaş yine mi Baykal, diye soruyor! Mayıs kurultayına kadar dokuz ay daha bu parti yüksek tansiyona dayanamazdı; o yüzden diyorum ki, genel başkanlıkta kimin iddiası varsa 30 Eylül'de aday olsun bu iş bitsin. Kimsenin kuklası olmam, görevden de kaçmam... Kaybedersem o zaman giderim."
Peki Öymen neye güveniyor?
Sıradan bir ilçe başkanını görevden almaya çalışırken, genel sekreterinden bile olduğu Parti Meclisi seçimi ortadayken Baykal'ın etkisindeki Kurultay delegasyonundan güçlenerek çıkması mümkün mü?
Yarışa Baykal girerse ne olacak?
Öymen'e yılların gazetecisi sıfatıyla sorduk:
"Size göre Deniz Bey adaylığını koyacak mı?"
Zor bir soruydu; düşündü ve tek kelimeyle yanıtladı:
"Bilmiyorum".
Baykal'ın karargahında da sessizlik var; şartların değiştiği kesin adaylık henüz netleşmiyor. İlk tercih, Öymen'in "kurultayın iradesi"ne saygı göstererek, seçilecek Parti Meclisi'yle çalışması ve liderlik mücadelesinin mayısa bırakılması.
CHP'nin kurultayı en az hasarla atlatması kamuoyunun ortak dileği... Tüzük güme gitti; yeni bir söylem, hedef, program yok 7 Ekim'de "Gençler Geleceği Konuşuyor" adı altında gençlik kurultayı toplanacakmış, "veteranlar"ın mücadelesi nedeniyle o da ertelenebilir.
Yazık oluyor, sosyal demokrasiye!
Yazara E-Posta: dsazak@milliyet.com.tr
|
|