|
|
Ermeni sorunu
'ARŞİVLER açılsın' deniliyor. Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu ise "arşivler açık zaten" diyor:
- 1922'de bile, Atatürk'ün yazılı izniyle arşivde araştırmalar yapan yabancılar oldu.
Prof. Halaçoğlu Ermeni meselesiyle ilgili belgelerin yer aldığı "Şifre Kalemi, Emniyeti Umumiye Evrakı, Babı Ali Evrak Odası" ve "Yıldız Sarayı" arşivlerinin hepsinin tasnifli ve açık olduğunu belirtiyor.
Hatta, Stanford Shaw ve Bernard Lewis gibi "soykırım emri yok" diyen ünlü tarihçilerden başka, Arkun Aramyan ve Ara Sarafyan gibi Ermeni tarihçiler de arşivde araştırmalar yapmış.
Prof. Halaçoğlu diyor ki:
- Ben bu arşivleri didik didik inceledim. Tehcir konusunda çok belge var. Kesinlikle katliam emri yok. Aksine, mesela 'Urban eşkıyası'nın tehcir edilen Ermenileri öldürmesine karşı tedbir alınması gibi çok sayıda emirler var.
Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğü de 7 büyük cilt halinde bu arşiv belgelerini yayınladı, ama "işte katliam emri" diyen çıkmadı!
* * *
KATLİAM olmadı mı, on binlerce Ermeni öldürülmedi mi? Maalesef öldürüldü; on binlerce Türk de öldürüldü... Doğu illerimizde Ermeni milislerince öldürülen on binlerce Müslümanın toplu mezarları ortadadır... Azerbaycan Devlet Arşivi'nde çok sayıda Rusça belge, Ermeni milislerinin Azeri Türklerine de nasıl katliam yaptığını kanıtlamaktadır.
"Nemrut Mustafa Divanı Harbi"de yargılanırken Ziya Gökalp'in söylediği gibi:
- Kıtal değil, mukatele olmuştur!
Türk Ermeni Patriği Sayın Mutafyan'ın söylediği gibi keşke ortak bir barış anıtıyla bu meseleyi 'siyasi' olmaktan çıkarıp 'insani' hale getirmek mümkün olsa... Ama Ermeni milliyetçilerinin amacı bir faciayı anmak değil, Türkiye'ye karşı siyasi bir taarruz başlatmak, toprak talebine kadar uzanmaktır.
Bu genel amaçları bilindiği halde Türkiye bu defa tedbir almakta gecikmiştir.
* * *
ERMENİSTAN Cumhurbaşkanı Taşnakçı Koçaryan'ın ABD gezisi sırasında lobilere bu "soykırım tasarısı" için talimat verdiğini biliniyordu.
Tasarının ABD Temsilciler Meclisi'ne veriliş tarihi 18 Kasım 1999'dur!
Türkiye'de ise Milli Güvenlik Kurulu ve hükümet konuyu gündemine yeni almıştır!
Tasarının Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilmesiyle işimiz daha da zorlaşmıştır.
Batı'da bazı çevrelerde bu "Ermeni soykırımı" bir önyargıdır; bizdeki "irtica geliyor, Cumhuriyet tehlikede" önyargısı gibi... Önyargılar analize, bilimsel araştırmaya, tartışmaya ihtiyaç duymaz maalesef... O bakımdan "kıtal değil; mukatele" gerçeğini anlatmak zordur.
Ama herkes önyargılı değildir. Doğu'daki Türk toplu mezarlarının resim ve belgelerini, saygın tarihçilerin görüşlerini, önemli birkaç arşiv belgesini bir araya getirip derli toplu, kolay okunur, güzel baskılı bir kitap haline getiremez miydik? "TBMM heyeti" bu kitaplarla birlikte Kongre üyeleriyle temaslar kuramaz mıydı? 1986'da başardığımız gibi iş dünyası harekete geçirilemez miydi?! YÖK zaptiyelikten biraz vakit ayırıp konuya eğilemez miydi? Vs... vs...
Bundan sonrası için bari seferber olalım; Avrupa'ya da sirayet edebilir çünkü...
Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr
|
|