6 Ekim 2000 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Nail GÜRELİ Fotoğrafı: 5470 bayt
Balık ve göbek

       Meral Tamer'e geç kalmış bir geçmiş olsun!
       Aslında bu ortamda "kutlu olsun" demek daha uygun görünüyordu. Evet, Meral Tamer'i kutlarız.
       Gelelim balığın nereden koktuğu meselesine.
       Meral Tamer bin yıllık atasözüne itibar ederek, "Balık baştan kokar" dedi. Tamer'in başına gelenlerden sonra kimileri, "Hayır, dedi, balık kuyruktan kokar."
      
Bize kalırsa balık göbekten kokar, göbekten!
       "Bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul'un" diyen şarkıya nazire memleketin bütün balıkhanelerini dolaşın bakalım, böylesine ağır kokuya rastlayacak mısınız?
       Göbekseverler alınmasın, bu koku göbekten gelen koku, göbekten!
       Kokuşmanın nereden, baştan mı, kuyruktan mı başladığı artık anlamını yitirdi, koku gövdeyi sardı.
       Koku demek de yetmez; göbekten gelen şu ufunete bakın siz. (Ufunet için de sözlüğe bakın. Haydi size zahmet olmasın, biz bakıp söyleyelim. Ufunet, çürümekten gelen koku.)
       Balina (bir balık) operasyonundan kasırga (ne demekse) operasyonuna kadar kimi utanmaz sıkılmaz ve de doymaz varsılların, yoksulların paralarını nasıl hortumladıkları orta yere dökülüyor. Aslında bize bir "göbek operasyonu" gerek; göbekten bir operasyon!..
       Birileri çıkıp hayali ihracattan banka batırma numarasına kadar "türlü çeşitli" yollarla milletin hortumlanan parasının toplamını yapsa, herhalde çoğumuzun dudağı uçuklar. Sadece sekiz "batık" bankanın "hediyesi" 8.3 milyar dolar.
       Bunları göbekten korumaya alın, ondan sonra enflasyonu düşürmek için memurun, işçinin, emeklinin içine çökmüş midesine göz dikin.
       Her operasyon bir umut olarak başlıyor, ama sonu gelmiyor. Bakalım, bankalara yönelik kasırga operasyonu nereye kadar gidecek?
       Egebank'a el konulmasını öngören kararname Çankaya Köşkü'ne ulaştıktan hemen sonra Murat Demirel ve adamlarının bankayı çuvalla boşaltmasına yol açan tüyoyu verenlerin üzerine gidilebilecek mi? Yoksa bunun da üzerine bir bardak soğuk su içilecek mi?
       Egebank'ın satışında yasaları göz ardı edenlerden hesap sorulabilecek mi?
       Yoksa hesabı. Adliye koridorunda polislere, "Çektirdiklerinizin hesabını vereceksiniz. Hepinizin fotoğrafını çektim, sizi süründüreceğim" diye çıkışan Murat Demirel mi görecek?
       Aslında Demirel'in olaylara bakışı, bugüne kadar egemen olan ve hukuka yabancı kalan siyasal - yönetsel anlayışa uygun.
       Cumhurbaşkanı Sezer'in Anayasa'ya, yasalara ve hukuka bağlı kararlı tavrı karşısında kimi politikacıların ve yazarların söyledikleriyle Murat Demirel'in sözleri arasında yalnızca üslup farkı var. Ne kadar varsa?..

Bir şiir

       Memedin Kitabı (Metis Yayınları, İstanbul, 1999) mahkemece aklanan Nadire Mater'i de geçmiş olsun deyip kutladıktan sonra, gelelim bu haftaki tadımlık dizelerimize. Bu haftaki seçmemiz bir "asker"den. Hemen bir kahramanlık şiiri sanmayın; Deniz Harp Okulu Kurmay Başkanı Reşit Çağın'ın Ege Denizi'nin ortasında Berk muhribinde yazdığı "Platonik Sesleniş"inden birkaç dize aktarıyoruz. (Sesleniş, Sam Yayınları, İstanbul 2000)
       "Ne yazdıysam hepsi sana. / Sitemiyle, övgüsüyle. / Ne duyduysam yalnız senden, / Saygısıyla, sevgisiyle. / Bende sen var baştan başa, / Hasretiyle, tutkusuyla. / Bir gönüle müebbettir, / Mahkumiyetimiz."


Yazara E-Posta: ngureli@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet