17 Ekim 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR



 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
F.Bahçe ve Mustafa Denizli

İslam Çupi


       Sevgili Aziz Yıldırım kardeşim, Fenerbahçe'nin sosyal yönünü her tarafı ile ihya etti. Samandıra ve Kayışdağ tesislerinden başla Fenerbahçe burnuna gel, oradan Şükrü Saracoğlu stadına var, her taraf bir anıt ve eser birikimi... Bunların hepsi çalışkanını ve iyi niyetlisini bulursan üç yıla sığar, arsızını ve uğursuzunu bulursan 33 yıl yapılamayacak şeyler faslına girer... Aziz Yıldırım son başkan heykeli Fenerbahçe'nin şimdilik...
       Tesiste ve sosyal yaşamda Fenerbahçe'ye bu kadar parlak ve gururlu günler yaşatan sevgili Aziz Yıldırım, iktidarının üçüncü yılında çok istemesine ve her yıl cebinden milyonlarca doları akıtmasına rağmen, Fenerbahçe takımını Türkiye ligi şampiyonu yapamadı.
       Ben bir Fenerbahçeli olarak başkandan daha talihsizim. Benim de şampiyonluk görmeyişimle birlikte Fenerbahçe'yi saha içinde görmeyişim altıncı yılına bastı. Altı yıl önce fazla sigara severliğim şah damarlarımın ikisini birden tıkadı, beyine kan gitmeyince felç oldum. Aralıklarla olay tekrarlayınca bende önemli derecede bir yürüme noksanlığı meydana geldi. Gazeteye arabayla gidip gelmemin dışında, başka hiçbir yere adımlarım beni götürmüyor. Konuşma sıkıntım ve sağ elimi tam kullanamamam hastalığın tuzu biberi...
       Ben Aralık 21'inde 68 yaşımı bitirip altmış dokuzuma basacağım. Ben 1940 yılından beri Fenerbahçe'yi seyrediyorum. Cihat Arman, Esat Kaner, Melih Kotanca, Fikret Kırcan ilk sevgililerimdi. Şimdi Rüştü Rençber, Mustafa Doğan, Ogün Temizkanoğlu ve Uche gibi son sevgililerimi altı yıldır seyredemiyorum sahada... Ezeli ve ebedi rakibimin Avrupa'da gurur verici sonuçları beni hiç ilgilendirmiyor. Ben Fenerbahçe'nin o ezeli ve ebedi rakibinin Türkiye'de 1930'dan 1948'e kadar şampiyon olamadığı dönemi anımsıyor, İnönü stadında taraftarının iki direk arasına sığdığı günleri biliyorum. Fenerbahçe takımı bana her yıl şampiyonluk verdiği dönemde sevgilimdi, iki veya üç yılda bir şampiyonluk verdiği dönemde sevgilimdi. 60 yaşından sonra şampiyon olamayışı altı yıla çıksa da Fenerbahçe yine değişmez sevgilimdir. Beni bu uzun dönem sevgili değiştirmeye götürmez, sadece hırslandırır. Fenerbahçe taraftarı da hırslansın ve bu yıl varacağımız hedefi Türkiye'nin görmediği şekilde bir fiestaya boyasın, boyayalım.
       Ligin 8. haftasında Fenerbahçe tarafların ve tarafsızın beğenmediği bir futbolla zirvenin tek puan aşağısında ise ya futbol oynamaya başlarsa nereye gelir, düşünsenize.. Mustafa Denizli'nin şu andaki teknik direktörlüğü sadece tertibi, sistemi ve oyun rahatlığını yerleştiriyor Fenerbahçe'de...
       Mustafa Denizli'nin teknik direktörlükteki kreasyonları Fenerbahçe'de defile başlamadığı için sahneye henüz çıkmadı. Mustafa Denizli'nin futboldaki inandığı ve bağlandığı hurafeler ligin o sahici haftaları başlamadığı için gündeme gelmedi. Şimdilik Denizli'nin kerametlerinden biri 1999 yılından beri üst üste üç maç kazanamayan Fenerbahçe'ye o madalyonu takması...
       Mustafa Denizli her yönüyle Fenerbahçe'de ortaya çıkmadı daha. Bekleyin sarı - lacivertli askerler, tezkereye az kaldı.

© 2000 Milliyet