|
|
"Karamanlides"
Lozan Konferansı'nın başında Türkiye ile Yunanistan arasında uygulanacak zorunlu nüfus mübadelesinin, anadili Türkçe fakat inancı Ortodoks Hıristiyan olan Anadolu halkını, yani sayıları 300 bin dolayındaki Karamanlıları (ya da Karamanlides) kapsaması düşünülmüyordu.
Karamanlılar, bir diller ve dinler mozaiği olan Osmanlı İmparatorluğu'nun özgün karışımlı topluluklarından sadece biriydi. Osmanlı Ermenilerinin birçoğunun Türkçe konuşuyor, Ermeni harfleriyle yazıyordu. İstanbul Yahudilerinin bir kısmı Rumca, İstanbul Rumlarının bir kısmı da (İspanyol Yahudilerinin dili) Ladino konuşuyordu. Balkan Slavlarının bir kısmı Türkçe konuşuyor, Kiril alfabesiyle yazıyordu.
Karamanlıca (ya da Karamanlidika) Rum harfleriyle yazılıyordu. Karamanlıca ilk kitap 1584'te Basel'de basıldı. Bu, ilk Rum Ortodoks Patriği Gennadios Skolarios'un Fatih Sultan Mehmet için yazdığı Hıristiyan inancını anlatan kitabın çevirisiydi. 18. ve 19. yüzyıllarda Anadolu'daki Hıristiyan misyonerler "Greko - Türkçe" dedikleri Karamanlıca İnciller kullanıyordu. 19. yüzyılın sonlarında İstanbul'da Fransızca romanların Karamanlıca çevirileri yayımlanıyordu.
Karamanlıların Türkleşmiş Rum mu, yoksa Rumlaşmış Türk mü olduğu tartışmalı bir konu. Esas yurtları Kayseri, Nevşehir, Niğde, Konya, İsparta, Burdur ve Antalya olan, ama İstanbul ve Kırım'a da yerleşen Karamanlıların kendilerini Türk mü, yoksa Rum mu saydıkları da tam belli değil. Ancak kendilerinden "Anadolu Hıristiyanları", "Anadolulu Hıristiyanlar" ya da sadece "Anadolulular" olarak söz ediyorlar.
1821'deki Yunan bağımsızlık mücadelesine destek vermeyen Karamanlıları Rumlaştırmak için Yunan Ortodoks Kilisesi hayli çaba harcıyor, fakat fazla başarılı olamıyor. Gezginler 1890'larda Karamanlıların büyük çoğunun Yunanistan'dan ve Atina'dan habersiz olduğunu kaydediyorsa da, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında "Dilim Türk, ruhum Yunanlıdır" diyenlerine rastlanıyor.
Ankara'nın Keskin köyünden Papa Eftim (Karahisarides - Hisaroğlu - Erenerol) kurduğu (bugün de küçük bir cemaate sahip olan) Türk Ortodoks Kilisesi'nin amacı, Karamanlıların Türk milli kurtuluş hareketiyle özdeşleşmelerini sağlamaktı.
Lozan Konferansı sonunda zorunlu göçe dahil edilen Karamanlılar Yunanistan'da hoş karşılanmadılar. Onlara "yoğurtla vaftizliler" ve (çoğunun soyadı "oğlu" ekiyle bittiği için) "ogloukratia" denildi. Karamanlılar bugün Yunan toplumuyla büyük ölçüde bütünleşmiş ise de, oturdukları Atina'nın Nea Smyrna (Yeni İzmir) gibi semtlerinde hala Türkçe filmler gösteriliyor (ve çanak antenlerin yüzleri Türk kanallarına çevrili).
Bütün bunları Oxford Üniversitesi'nin ünlü modern Yunan tarihçisi Richard Clogg'un "Milliyetçilik Çağında Osmanlı Rumları" başlıklı İngilizce kitapta (Darwin Press, Princeton, 2000) yer alan "Karamanlides: Millet içinde Millet" adlı makalesinden aktarıyorum.
Profesör Clogg'un makalesini okuduktan sonra "Karamanlılar mübadeleye dahil olmasaydı, Türkiye bugün acaba nasıl bir manzara arzederdi?" diye düşünmemek mümkün değil. Ve başlangıçta hiç düşünülmediği halde acaba Karamanlılar niye sonradan mübadeleye dahil edildiler? Öğrenmeye çalışacağım.
Yazara E-Posta: salpay@milliyet.com.tr
|
|