|
|
Ölüm estetize ediliyor Batman'daki intiharları araştıran Doç. Yasin Aktay'a göre neden, aşiret ilişkileri ya da terör değil
Naki Özkan
Güneydoğu'daki Göç ve Modernleşme üzerine saha çalışmaları yapan Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yasin Aktay'la Batman'daki son intiharlar üzerine konuştuk. "Modernleşme ve Kadın" ve "Güneydoğu'da Lise Gençliği" çalışmalarını yayınlamak üzere olan Aktay'ın İletişim Yayınları'ndan çıkan "Türk Dininin Sosyolojik İmkanı" adlı bir kitabı bulunuyor.
* Batman'daki intiharlarla ilgili çok şey söylendi. Bölgede araştırma yapan birisi olarak size göre nedenler nedir?
Olay olduktan sonra o şahsın hayatında geriye dönük yapılan açıklamalarda, büyük ölçüde kurmaca bir yorum süreci işliyor. Bu yüzden intihar vakaları sıkça tek bir sebebe indirgeniyor.
*Yapılan açıklamalar, kurmaca yorumlar mı?
Bir açıklayıcı kapasiteleri var ancak bütün intihar olaylarını açıkladıkları yanılgısına düşüyorlar. Her açıklama girişimi bir iki örnekle hareket ediyor. Bütün intihar olayları için tek bir nedensel ilişki ağı geliştirmek yöntemsel olarak çok zor.
* Bu, araştırmayla ilgili yöntemsel bir zorluk. Peki bu konuda, Batman'da veya genel olarak Guneydoğu'da olup bitenlerle ilgili hiç bir şey söyleyemeyecek miyiz?
Sağlıklı konuşmak için, öne sürülen açıklamaların tek tek irdelenmesi, belki de yanlışlanması yapılmalı. Örneğin, sıkça, geleneksel aşiret ilişkilerine fatura kesiliyor: "Katı geleneksel aşiret kuralları ile şehre özgü görece rahat bir hayat arasında sıkışıp kalan kızlar, bu baskılara dayanamayıp intiharı tek çıkış yolu olarak görmeye yöneliyorlar" deniyor.
*Bu tespit yanlış mı?
Tabii ki yanlış. Çünkü, aşiret ilişkileri yüzyıllardır var. Bu ilişkiler şimdiye kadar benzer türden bir intihar salgınına yol açmadı. Muhtemelen genç kızlara intihar seçeneğini çok aşina kılan şartlar, aşiretin varlığı değil yokluğudur. İntihar vakaları aşiret ilişkileri çok yoğun aileler arasında değil, bilakis çok gevşek olanlarda görülüyor. Zaten Batman'da aşiret ilişkileri zannedildiği kadar mevcut değil. Bu ilişkilerin yoğun yaşandığı bir toplumda, bireyler zaten bu bağların sağladığı psikolojik ve maddi güven ortamına sahiptirler.
Bugün sadece Batman'da değil, Güneydoğu'nun önemli bir kesiminde aşiret ilişkileri çözülmekte, insanlar modern toplumun sorunlarıyla birey olarak başbaşa kalmaktadırlar. Bu durum intihar potansiyelini açığa çıkaran elverişli bir ortam sunuyor.
*Bunu Batman ve Siirt'te yaptığınız saha çalısmalarıyla doğrulayabildiniz mi?
Kadınların modern değerleri erkeklere nazaran çok daha kolay benimseyip, uyarlayabildiklerini tespit ettik. Batman yapısı gereği şehirleştirirken aynı zamanda modernleştiriyor. Tam da intiharların en sık gözlemlendiği alanda düzenlenen ankette, kadınların kendilerini erkeklerle eşit görme, kendi emeklerine sahip çıkma, aile içi kararlarda söz sahibi olma gibi konularda oldukça yetkin hissettikleri görülmüştür.
Hemen hepsinin evinde muzik setleri, televizyonlar, çamaşır makinaları ve bir çok elektronik ev aletleri mevcut. İlginç bir gösterge olarak yüzde 35.4'ü özel radyolara, televizyondaki canlı yayınlara veya yarışmalara katılmaya teşebbüs etmiş ama katılamamış; yüzde 4.2'si teşebbüs etmiş ve katılmış. Bu kadınlardan yuzde 58.3'ü de oy verirken kimseye danışmadan oy kullanmış...
Burada aslında tipik bir hızlı modernleşme sürecinin sancılarına tanık oluyoruz. Ünlü sosyolog Durkheim'ın gelenekselden modern topluma ilk geçiş aşamasında, Avrupa toplumlarında şahit olduğu, değer ve moral anlamındaki kaotik yapının en kolay gözlemlenebileceği yer muhtemelen Batman'dır.
Geleneksel toplumun katı kurallarından bir anda değer ve norm boşluğu içine düşen bir toplum söz konusu. Bu ortamda modern değerlere en fazla talip olan kadınlar, bu ortamın üretip beslediği melankoli ortamında intiharı da yaşamın bir çok olağan eylem seçeneğinden biri haline getiriyorlar.
*Burada intiharı kaçınılmaz gören bir yaklaşım mı var?
Aslında, bu intihar olaylarının biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. Yani intiharı sadece kendi hayatına, kendi eliyle kıyan biri bazında düşünmekten kurtulmalıyız. Bu toplumda son yirmi senedir insanlar zaten intihara çok yatkın bir hayatla iç içe yaşıyorlar. Bu da hayat yerine sürekli ölümün estetize edildiği bir kültürde normal bir durum.
Modernleşme gelenekle çatışma değildir!
* Modernleşmenin kaçınılmaz bir sonucu mudur intihar?
Elbetteki hayır. Her modernleşen toplumda böylesi bir intihar kültürü yaşanmaz. Ama, toplumu modernleştirmeye kendilerini memur hissedenlerin uygulamalarının bazı kültür çatışmaları ve yaşamsal gerilimler oluşturduğu da ayrıca belirtilmelidir. Bizim çalışmamız esnasında, ozellikle Siirt'te kadınlara yönelik eğitim kampanyalarında, "modernleştirme" diye kızların aileleriyle, kültürleriyle, her türlü geleneksel değerleriyle gerilim içine sokmayı hedefleyen bir program uygulandığına tanık olduk. Kızlara bir hafta icinde bedava dağıtılan altı bin küçük el radyosu aracılığıyla, kızların pop bir kültürle kaynaşması hedefleniyordu. Bu yolla sosyalleşecekler ve uygulanacak olan nüfus planlaması vs. modern pratiklerin uygun taşıyıcıları kılınacaklardı.
Şehre valilik tarafından getirtilen pop muzik sanatçılarına stadyumlar veya kapalı spor salonlarında verdirilen konserlere köyden yeni göç etmiş gençlerin taşınması valiliğin modernleştirme projesinin en önemli faaliyet kalemlerinden sayılıyordu.
Yöreye bol bol plastik görünümlü pop muzik sanatçısı getirmekle güven ortamı oluşturulamaz ve bununla insanların bunalımları azaltılamaz. Aksine daha da artırılır. Açıkcası, modernleşmenin bir başka adı, zorunlu olarak görenek ve geleneklerle çatışma olarak konuluyor. Genç kızların kafalarında bu ikisi birbirine karşıt olarak kodlandı mı gerisi geliyor.
Terör örgütleriyle bağı yok!
* İntihar olaylarının terör örgütlerinin çökertilmesiyle ilişkisi kuruluyor...
Eğer terör örgütlerinin çökertilmesinden kaynaklanan bir sonuç olsaydı, her şeyden önce bunun kadınlardan ziyade erkekler üzerinde gözlemlenmesi gerekirdi. Çünkü terör örgütlerinin çökmesinden kaynaklanacak varoluşsal boşluk en fazla erkekleri etkiliyor.
* Peki bu intihar olaylarının arkasında sıkça söz edilen aile baskılarının yeri nedir sizce?
Dışarıdan söylemesi kolay. Faturayı basitçe ailelerin bağnazlığına ve tutuculuğuna kesmek, yaşanan acı terör tecrübelerini ve oluşan toplumsal güven kaybının rolünü gözardı ediyor. Şu anda ailelerin çocukları üzerinde titremelerini gerektiren ve insanların birbirine güvenmelerini engelleyen birçok neden var. Bu güvensiz ortamın giderilmesi konusunda gerekli çaba gösterilmiyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, yörenin çok yoksul çocuklarına, anne babalarından çocuk sayısını belli bir sınırda tutacaklarına dair yazılı belge getirmeleri halinde burs veriyor.
|
|