1 Kasım 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR



 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Televizyonu seyrederken

Doğan Koloğlu


       Bir antrenör ne zaman başarılı, ne zaman suçludur. Hele hele Galatasaray gibi Avrupa Kupası almış bir takımı yönetiyorsanız, onun alışılmış oyun şeklini değiştirmek istiyorsanız ve bunu açıklamışsanız, ilkeleriniz tutarsız kalırsa bu yıkılışın sorumluluğunu üstlenmiş olursunuz. İnanmayarak bir operasyona giremezsiniz. O eyyamcılıktır olur. Son TV yayıyında Lucescu bakın kendini nasıl savundu: "Bu oyuncularla geçen yılki başarıyı kazanmak biraz zor. İki oyuncu bırakıldı, birkaç transfer yapıldı, onlar yetersiz." Aynı programda yöneticiler ise "Lucescu'nun arkasındayız" dediler. Hoca ise gazete eleştirmenleri gibi "Transferler yanlış" diyor. Bu tür açıklamalar komik olmuyor mu? Ayrıca hoca "Jardel büyük futbolcu değil ama, doğuştan golcü. Hayatında son dört maçtaki gibi ilk kez gol atamamış" dedi. Doğuştan golcü deyimi hep süper futbolcular için kullanılır. Hoca burada da çelişki yaşıyor. Çünkü Jardel ne koşmasını, ne pres yapmasını bilmiyor. Nasıl süper futbolcu olur ki?
       Bazı antrenörler kurdukları şampiyon kadroyla ve yaşam boyu takdir ettikleri oyuncularla spor tarihine gömülürler. Lucescu'nun bu sınırsız desteği vatandaşı Hagi ve Popescu'ya göstermesi doğaldır. Biri Barcelona'ya kaptanlık yapmış, diğeri iki gün önce Romanya'nın en büyük ikinci devlet nişanına layık görülmüş. Popescu'nun vuracağına topu Ahmet'e kaptırmasını ve ardından kırmızı kartla oyundan atılmasını bile görmeyebilir. Hagi'nin yaptıklarını da usulen ikaz ettiği gibi...
       Galatasaray için Beşiktaş maçından daha mühim olan Sturm Graz maçıdır. İlk maçta Galatasaray "İstifası Avusturya gazetelerinde ilan edilen antrenör Osim'e yenilerek onu kurtaran takım oldu". Osim çok zeki bir hoca. Galatasaray'ı önce sertlikle durdurdu. Jardel top görmedi. Farklı yenilgiyi elde etti. Ardından basın toplantısı yapıldı. Osim orada bile dönüş maçı için yatırım yaptı. Önce başsağlığı diler gibi "her antrenörün başına böyle olaylar gelir" dedi, sonra da basına hitaben "Jardel'e sahip çıkın" ikazını yaptı. Ve kendince dönüş maçı için bir yatırım önlemi almış oldu. Bir de "biz iyi oynamadık ama, o futbolla başarılı olunca ısrar ettik ve kazandık" dedi. O bile nasıl galip geldiklerini çözemiyordu. Son Beşiktaş maçı öncesi "Fatih sağ kanattan içeriye hep adam kaçırıyor" diye yazdım. Nitekim kanattan rakibe iki gol pozisyonu üretti. Hoca Fatih'i geç de olsa oyundan aldı. Demek bazen de gazetecilerin evvelden yazdığı şeyler sonradan gerçekleşiyormuş.

© 2000 Milliyet