|
|
Ne gam ! Erdoğan Şenay
Galatasaray tam bir Avrupa tecrübelisi takım gibi oynamaya çalışıyordu Sturm önünde... Başlama düdüğüyle Avusturyalılar'ın oyun alanına yerleşen Sarı - Kırmızılılar, bol paslı geniş alanlara çıkarılan uzun toplarla sürekli kanat değiştiriyor, özellikle Hasan Şaş'ın sol kanattan çıkışlarıyla Sturm defansını sürekli bozuyor ve uygun zamana sığdırmak istediği golü yakalamak için her türlü pozisyona girip, çıkıyorlardı rakip ceza sahası içi ve çevrelerinde...
Sturm Graz ise bir beraberlik avcılığı için İstanbul'a geldiğini açıkça ortaya koyuyordu sanki... Kendi alanında Cim - Bom'u durdurmak için büyük bir emek harcıyorlar, özellikle dar alan çıkışlarında çok da şık bilek hareketlerini sergiliyorlardı Ali Sami Yen'de... Ancak ilk yarıdaki kontratak çıkışlarında plansız ve programsız bir 45 dakika yaşadıkları açıkça görünüyordu sahadaki oyunda... Zaten ilk yarıda bölük pörçük bir iki ataktan öteye geçmeyen hücum silikliği Sturm Graz'ın, Avusturya'da Sarı - Kırmızılı ekibi nasıl olup da üç gol farkla yendiği konusunda hayli düşündürüyordu insanı...
Biz yine Cim - Bom'un, Şampiyonlar Ligi'ne devam harekatına dönersek eğer, Okan'la, Hagi'yle, Jardel'le kaçırdığı yüzde yüzlük gol pozisyonlarına rağmen penaltı golünü ilk devrede yakalayarak, Galatasaray'ın ana amacına sıkı sıkı sarıldığını keyifle söylemeliyiz... Orta alanda Suat'ın yokluğu her anlamda göze çarpıyor, ancak doğrusu ya başta Ergün olmak üzere Okan, Hakan Ünsal ve Emre gibi isimler üstün tempolarıyla hem Sturmlu oyuncuları prese alıyorlar, hem de kaptıkları topları hemen yan kanatlara yayarak, Galatasaray'ın hücum gücünü ayaklandırmaya çalışıyorlardı.
Evet Jardel, Cim - Bom'un bilimsel gol ataklarına fazla ayak uyduramıyordu dün... Tek hareketle gol yapma maharetlisi Jardel, dün gece tam aksine son hareketlerde çok da beceriksiz olarak takımın beklediği sigorta golüne bir türlü imza atamıyor ve Galatasaray seyircisi 65 dakika tek golle devam eden oyunda ölüp ölüp diriliyordu adeta Sturm Graz goller atacak korkusuyla... Hagi de dün gecenin silik isimlerinden biriydi sahada. Yüksek ateşle oynadığı öne sürülen Hagi'nin eğer gerçekten hastaysa sahada ne işi var ki ? Adamın üstadlığına saygımız sonsuz. Ancak yürüyecek hali olmayan bir oyuncu ile sahaya çıkıp, takımı bir eksikle oynatıp, riske sokmak Cim - Bom gibi Avrupa tecrübelisi bir takıma yakışır mı ?..
İşte tam biz sizlere yukardaki satırları kalemlerken, Sturm, Juran'la birden bire ayaklanıyor, Galatasaray defansında baş gösteren savunma kaosundan da faydalanarak, tribünleri şok eden iki golü peş peşe kaleye bırakıveriyordu. Futbol işte böylesine garip, ama gerçek olgularla yaşanan bir oyun. Siz kadere bakın ki, Galatasaray ile Strum İstanbul'da berabere kalırken, Glasgow'daki oyun da berabere sonuçlanıyor ve dört takımın içinden şampiyonluk otobanına İstanbul'daki iki ekip, yani Strum Graz ve Sarı - Kırmızılılar çıkıyorlardı. Bu sonuç biraz lötaryadan da çıkmış olsa, ne gam Galatasaray Şampiyonlar Ligi'ne devam vizesini aldı ya.
|
|
|